G.Saray, klasik dörtlü savunmasının yerine üç kişiden oluşan defansla oynadı. Capone ve Popescu'nun yokluğunda defansta Fatih, Bülent ve Ahmet görev yaptı. G.Birliği'nin, kendi sahasında oynamasına karşın, forvette sadece Ümit Karan'ı bırakması ve Nihat'ın da ona uzak kalmasıyla ileride adeta 1.5 adam kullanması, Terim'in bu hesabını haklı çıkardı.
G.Saray'da Arif ve Hagi'nin yokluğunda Hakan'ın partnerliğini üstlenen Hasan Şaş'ın yıldızı 19 Mayıs Stadı'nın çimlerinde yeniden parladı. Klasik dörtlü savunma dizilişinde sağda yer alan Ümit'in de orta alana yakın olmasıyla beşlenen bu blok, Okan-Suat-Emre üçlüsünün muhteşem presiyle ilk dakikalarda G.Birliği'nin üzerine kabus gibi çöktü. Bu üstünlük gole kadar ezici bir şekilde devam etti. İlk 7 dakika içinde; G.Saray'ın verilmeyen bir penaltısı, çizgiden çıkarılan bir topu ve B.Hakan'ı marke eden İsmail Doğan'ın gördüğü bir sarı kart vardı.
Ümit Özat'ın eliyle topun buluşmasına korner kararı veren Oğuz Sarvan için top herhalde yerden sekmişti ama en az 20 metre mesafeden gelen topta bu yorum için iyimser düşünmek pek mümkün değil. G.Saray, mükemmel bir kanat organizasyonu sonucu, Hasan'ın pasında (ortasında değil) Hakan Şükür ile golü bulduktan sonra frene bastı. G.Birliği de yavaş yavaş ileri çıkmak isteyince, kalabalık orta sahada adeta nüfus patlaması yaşandı. Bu da oyunun kilitlenip, tatsızlaşmasına yol açtı. Golden sonraki bölümde G.Saray'ın özellikle sağ kanadı defansta büyük gedikler verdi. Fatih, Ümit ve Okan bu bölgeyi seyretmekle yetinince, 30. dakikadaki bir pozisyonda Hakan Şükür'ün bu noktaya gelip, rakip atağı önlediğini gördük.
İkinci yarıya G.Birliği hızlı başladı ama G.Saray topa basarak rakibinin temposunu düşürdü. Galatasaray'ın Okan ile kaçırdığı net pozisyon kaçırılacak puanların habercisi gibiydi.