kapat

04.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Suçlu eski sevgilisi mi?
Anne Müjgan, Ebru'nun eski sevgilisi Ömer Durak'a "Kızımı bu hale sen getirdin" diye neden bağırdı?

Aşk yaşanırken öyle tatlı, öyle güzel ki... Ayakları yerden öyle bir kesiyor ki, sormayın.

Ama ya bitince! Ah, bitip, büyü bozulunca neler oluyor, neler yaşanıyor, duvarlar nasıl da insanın üstüne üstüne geliyor, insan kendini nasıl da çaresiz, korunmasız hissediyor.

"Değer miydi onunla beni aldatmaya?" diye kaç kez beyninden geçiriyor insan. Ya da ne bileyim "Ben ne yaptım sana?" diyorsunuz, yaptıklarınızı hiç hatırlamadan, sanki hiç yaşamamışcasına.

Anlaşılan Ebru Gündeş ile son sevgilisi Ömer Durak arasında tatlı bir ayrılık olmamış. Anlaşılan duygusal açıdan çok zayıf olan Ebru'nun gönlü çok yorgun düşmüş.

Aslında görünüşe, hareketlerine, Televoleler'e bakarsanız aşk konusunda dağ gibi duruyordu Ebru. Kendinden hiç ödün vermiyormuş gibi görünüyordu. Kıskançlığını sağır sultan bile duymuştu ama o çaktırmıyordu.

Hayatla sürekli kavga ediyordu. İşiyle kavga, sevgilisiyle kavga, herkesle kavga içindeydi. Kavga ederken de o siyah gözlerini kocaman kocaman açıp, boyun damarları ortaya çıkana kadar bağırıyordu.

Sonunda, 25 yaşındaki Ebru'nun damarları bu kadar strese, bu kadar acıya, bu kadar zorluğa dayanmadı işte.

Kapısında şifre olan ve dört bodyguardın durduğu yoğun bakım ünitesindeki yatağında ilk gün gözlerini açtığında, "Seni seviyorum anne..." diyebilmiş sadece. Gürül gürül sesi kısılmış, kelimeler ağzından zor çıkmış.

Kızını çok zor şartlar altında, babasız büyüten anne Müjgan Hanım ise kan çanağı olmuş gözleriyle kızının elinden tutmuş "Korkma kızım, iyileşeceksin merak etme. Ben yanındayım." diyerek teselli etmeye çalışmış.

Üstüne titrediği, hayatın çemberinden nasıl geçirdiğini sadece kendisinin bildiği canını, gülünü bu hallere düşürdüğü için odada bekleyen son sevgilisi Ömer Durak'a bağırmaya başlamış yüreği yaralı anne;

Kızımı bu hallere sen getirdin. Allah bunun hesabını senden soracak. Neden kızımı bıraktın? Ne yaptı kızım sanaaaaaa...

Ömer Durak'ın başı önde, gözleri parkelere dalmış bir vaziyette kalmış. Başını kaldırıp hiçbir şey dememiş. Sadece vicdan azabı çektiğini en yakın arkadaşına derin bir nefes alarak söylemiş.

Bir milyon 200 bin dolar nerede?

AnlatIlan dedikodulara göre, Ebru beyin kanaması geçirmeden üç gün önce şok bir haberle sarsılmış. Hem sevgilisi hem de avukatı olan Ömer Durak, aşk yaşarken yatırımlarını da yönlendiriyormuş. Ebru, para kazandıkça Ömer Durak arsa ve ev almış. Bunların toplam değeri bir milyon 200 bin doları buluyormuş. Ama ortada ne para ne de arsa varmış.

Bunlar, hastane koridorlarında Ebru'yu ziyarete gelen sanatçı arkadaşları tarafından konuşuluyor.

Ama anne Müjgan'a 10'uncu katındaki odasında sorduğumuzda, o her zaman kol kanat gerdiği kızı için "Benim kızım o kadar aptal değil" diyor.

Başka bir konu da, Ömer Durak'tan ayrıldıktan sonra bunalıma giren Ebru'nun, son bir ay içinde kasette yer alan tüm şarkılarını değiştirmiş olması. Hareketli şarkılar yerine hep hüzünlü ve bunalımlı ayrılık şarkılarını koydu yeni kasedine Ebru. Hatta fenalaştığı anda söylediği "Dön ne olur" adlı şarkı Ömer Durak'tan ayrıldığı zaman yazılan bir şarkı.

Ebru, bir ay içinde bütün kasedi değiştirdi, hareketli tüm şarkıları çöpe attı. Bir yıl içinde üç aranjör değiştirdi. Sevdiği, Karayağızı'ndan ayrıldı. Günde iki paket yerine, dört paket sigara içmeye başladı. Sonra 48 saat stüdyoda yatıp yeni hüzünlü, bunalımla şarkıları okudu, ve ....

Kaldığı yerden devam
SaçlarI tamamen kazınmamış Ebru'nun. Sadece ameliyat olan yerler kesilmiş. Bir an önce yoğun bakım odasından çıkıp evine gitmek istiyormuş. Benim gibi aceleci. Hayatla kavgasına kaldığı yerden aynen devam edecek. Belki belli bir süre sigara içmeyecek ama sonra aynen devam edecek. Sevgili değiştirecek, bağırıp çağıracak, kıskanacak, sinirlenecek, şarkı söylemek isteyecek.

Baksanıza, bayılma görüntüleri ile milyonları üzen Ebru Gündeş, iki beyin ameliyatı geçirdikten sonra yavaş yavaş kendine gelmiş "Klibim ne oldu? Kasedim 24 Aralık'ta çıkacak mı? İmajım ne olacak? Makyajcı nerede? Walkman getirin. Müzik dinlemek istiyorum." demiş. Yalan değil, bunları ağabeyi Cengiz ve yapımcısı Neşe Demirkat anlattı. Çok sevindim.

Bunlar tipik Ebru Gündeş hareketleri olduğu için, doktorlardan önce iyileştiğini ve Ebru'nun aynen döndüğünü söyleyebiliriz.

Aramıza tekrar hoş geldin Ebru. Biz seni çok seviyoruz.

KENAN ERÇETİNGÖZ


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır