


Deprem anında çıkış nerede?
Deprem hepimizin şuuraltında bastırmak istediği bir korku... Sinemada, bir seyirci ayağını salladığında, titreyen bütün bir sıradaki insanların nasıl bir deprem tedirginliği yaşadığına şahit olmasaydım bu konuya girmeyecektim.
Sıra sallanınca o malum korku herkeste pörtledi.
Gerçekten bir deprem olsaydı ne olurdu?
Düşünmek dahi istemiyorum....
Bu isteksizliğe rağmen hepimizin düşünme mecburiyeti var.
***
Uçağa bindiğinizde kalkıştan hemen evvel, bir aksilik anında acil durum çıkışlarının nereden yapılacağını gösteriyorlar...
Kimse de "Düşer bu uçak" diye uçaktan inmeye kalkmıyor!
İnsanların toplu halde bulunduğu, sinema tiyatro gibi yerlerde -aynı uçaktaki gibi- çıkışların nerede olduğunun seyirciye gösterilmesi...
Olası bir depremde panik yaşanmaması telkini...
İstanbul'da yapılmazsa nerede yapılacak?
***
Bazı gösteri ve şovlarda seyirci oturduktan sonra gelen davetliler için (veya fazla bilet satmış oluyorlar) ekstra sandalyeler konulmaya başlanıyor.
Nereye konuluyor bu sandalyeler?
Çıkışa yönelen koridor boyu diziliyor!
Allah muhafaza, cinayete davetiye gibi!
"Deprem olsa nereye kaçarsın ki zaten" diyenlere uzmanların cevabı; "Deprem kadar deprem sonrası yangın tehlikesi.." diye başlıyor.
Depremin hemen sonrası binaları tahliye etmek gerek.
***
Olası bir deprem gerçeğini kabulleniyoruz.
Tedbir tedbir diyoruz, binaların kontrolünü istiyoruz.
Keşke yöneticiler daha açık söyleseler, "Her koyun kendi bacağından..."
Devletin her evi "Olası bir depreme dayanıklı mı" diye kontrol etmesine imkan yok.
Herkes kendi evini kontrol edecek!
Yönetimlerin öncelikli kontrol edeceği yerler: Kamu binaları, hastaneler, okullar ve belki de toplu gösterilerin yapıldığı mekanlar.
Ama insanların 100 kişiden fazla biraraya gelebildiği mekanlarda yapılan her gösteriden evvel...
Çıkış kapılarını işaret etmek, bunları görünür kılmak ve bu çıkışlara giden yolları açık tutmak mecburiyeti getirilirse fena mı olur?
Seyirci için de "Arkadaş o sandalyelerle o yolu tıkayamazsın" deme hakkı ve bilinci doğar!
***
İstediği kadar yönetmelik olsun, "Bizde sistem anlayışı yok, kim uygular" diye kestirip atamayız, sistem kurulunca pek güzel uyum gösteriyoruz.
Herkesin bir zamanlar fosur fosur sigara içtiği bekleme salonlarında şu anda neredeyse kimse sigara içmiyor. (İçene de ceza kesildiğinin görülmesinin nadirliğine rağmen).
Büyük mağazaların ana girişinde herkes güvenlik kapılarının önünde kuyrukta çıt çıkartmadan bekliyor.
Yapılan toplu uygulamaların kişisel iyiliğimiz için olduğunu kavradığımız anda homurdanmaktan vazgeçiyoruz.
Toplu bulunulan yerler için bir deprem yönetmeliği çıksa ve uygulansa korku değil güven artırıcı rol oynayacağını...
Herkesin bunun uygulanması hususunda takipçi olabileceğini...
Her hal ve karda hayat kurtarabileceğini hesaba katmak gerek.