


Mavi Akım derken...
Başlığın çağrıştırdığı söz için özür dilerim. Ama duruma uygun düşüyor.
"Mavi Akım" projesinde, Almanya'nın şehirleriyle anlatırsak Aachen derken Bochum denmek üzere.
Kısaca özetleyelim:
"Mavi Akım" projesi, Rusya'dan gelecek bir boru hattının Karadeniz'in altından geçerek Türkiye'ye ulaşması ve Rus doğalgazı pompalaması anlamına geliyor.
Türkiye şimdi de Rus doğalgazı alıyor ama bu Avrupa üstünden geliyor.
Mavi Akım ile gaz doğrudan doğruya alınacak.
Borunun döşeme işini Gasprom'un belirleyeceği bir firma yapacak ve bu firma şimdiden belli. Mesut Yılmaz'la Moskova'ya giden ve bu konudaki görüşmelere doğrudan katılan Haznedaroğlu firmasının, milyarlarca dolarlık yapım işini üstleneceği söyleniyor.
Bu parayı devlet yani Botaş, daha doğrusu biz ödeyeceğiz.
Daha sonra bu gaz, içlerinde ENKA'nın da bulunduğu şirketler tarafından dağıtılacak.
Bu işte milyarlarca dolarlık rant var.
***
Yanlışlık şurada:Dünya ülkeleri enerji kaynaklarını bir tek ülkeden karşılamak istemiyor. Çünkü o ülkeyle herhangi bir anlaşmazlık durumunda enerji sıkıntısı başgösterebilir.
Biz ise Mavi Akım projesiyle sakalı iyice Rusya'nın eline veriyoruz. Yeltsin ya da halefleri, istedikleri an vanayı kapatıp Türkiye'yi karanlık ve soğuğa gömebilirler.
Bu projeyle Türkmen ve Azeri doğalgazına elveda diyoruz. Onlarla doğrudan ilişkimiz kesiliyor. Rusya, Türkmen ve Azeri gazını ucuza alacak ve daha yüksek fiyatla bize satacak. Mavi Akım devreye girdikten sonra Türkmenistan'ın da başka çaresi kalmıyor, Türkiye'nin de, Azerbeycan'ın da...
Türkmenbaşı bu yüzden Enerji Bakanı Cumhur Ersümer'e bağırıp çağırıyor ve "Mesut Yılmaz'la bakanının, Türk halkının çıkarını düşünmediği"ni haykırıyordu. "Hep birlikte Rusya'ya bağımlı olmayalım. Bizden aldığı gazı size daha pahalıya satacak. Siz halkınıza ucuz ve güvenli doğalgaz teminine karşı mısınız? Biz size doğrudan verelim!" diye çırpınıyordu.
***
Bu işin içinde çok ama çok büyük menfaatler dönmekte.
Bu yüzden sorular soruları kovalıyor.
Acaba Mesut Yılmaz işi gücü bırakıp niçin Şarık Tara'nın uçağıyla Moskova'ya gidip geliyor?
Niçin anlaşma, Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi'ne imzalatılmaya çalışılıyor.
Eğer bu gerçekleşirse Türkiye, tarihinde ilk defa uluslararası bir anlaşmayı, Bakanlar Kurulu'nu by-pass ederek imzalamış olacak.
***
Menfaat çok büyük olduğu için, Türkiye'nin doğalgaz ihtiyacı iki misli gösteriliyor.
Devlet Planlama Teşkilatı'nın belirlemesine göre ihtiyacımız, bu beylerin hesap ettiğinin yarısı.
Amerikalılar da bize "Bu kadar gazı ne yapacaksınız? Önümüzdeki beş, on ve onbeş yılda ihtiyacınız belli!" diye şaşkınlık ifade ediyorlar.
Ama bu işteki büyük, çok çok büyük menfaat, herkesin gözünü karartmış durumda.
Sabırsızlanıyorlar.
Bu işi bir an önce kotarıp, dünyanın sayılı zenginleri arasına girmek istiyorlar.
Başbakan Ecevit ise susuyor.
***
Bu önemli konuda Ege Cansen'in sorduğu ve Necati Doğru'nun tekrarladığı sorulara mutlaka cevap verilmesi gerekiyor.
Enerji Bakanlığı'nın suskunluğunu hayra yormak giderek zorlaşmakta.
***
Kamuoyu olarak bu noktada çok hassas olmalıyız.
İnternet ağını iyi kullanan arkadaşlar herkesi uyarsın. Yurttaş olarak başbakanlığa faks çekip, mektup yazarak sorular soralım. Uyarılarda bulunalım.
Bu, milyarlarca dolarlık proje, kapalı kapılar ardında birtakım gizli hesaplarla yürütülemez.