


Biraz ışık...
Sevgili büyüklerimiz koro halinde elektrik sıkıntısı'ndan bahsediyor...
Hele Cumhurbaşkanımız, enerji darboğazının eşiğindeyiz diye yıllardan beri bağırıyor.
Ama mevcut projelerin niçin hayata geçirilmediğini kimse sormuyor.
Bizim bürokrasi engeline rağmen, bir dizi yabancı-yerli firmanın başvurusu var.
Bu başvuruların sahipleri, Bakanlık koridorlarında perişan olmuşlardır... O dosyalar, ayrıca Danıştay'da da aylarca bekletilmiştir... Şimdi de çoğu planlamada beklemektedir.
Niçin?
*
Yap-işlet-devret.
İstersen devretme, sen devam et.
Bunlar kulağa hoş gelen sözler ama, bir kere yapımına izin çıkmıyor.
- Peki, reddet.
Hayır, Ankara red de etmiyor... Santral projelerini öylece tutup bekletiyor.
Bunlarda mama olmadığı için, kimse de telefonu açıp sormuyor...
Mama nerdeyse, akılları orda...
*
Cumhurbaşkanı'ndan rica ediyoruz... Biraz kulaklarını çeksin bunların... Neden bekletiyorsunuz diye bir sordursun.
Özellikle Devlet Bahçeli, bu dosyaların, bu projelerin akıbetini mutlaka öğrensin... Başbakan, muhakkak bilgi istesin.
Yıllardır niye bekliyor bunlar?
Adamlar Türkiye'de iş yapmaya tövbe etsin diye mi?
*
Bir de arada, Türkiye'nin enerji'ye ihtiyacı yoktur türünden bilgiç iddialar duyuyoruz.
İşte o kafa.
Kilovatsaatla kilovatı birbirine karıştıran kafa...
Bunlardan bir tanesi, 12 Mart döneminde Çukurova'da nutuk atarken bu kadar bol elektriği ne yapacağız, toprağa mı vereceğiz diye sormuştu.
İşte o kör ufuk, şimdi dünyamızı karartıyor.
*
Cumhurbaşkanımız geçen hafta Köşk'te çalışırken, 6 def'a elektrikler kesilmiş... Kendi anlatıyor.
Böyle ülkede sanayi yürür mü?
Türkiye'nin henüz bir enerji politikası yok... Hababam sınıfıyla ve el yordamıyla gidiyoruz. Ama nereye kadar?
İş öyle noktaya geldi ki, gece maçlarının gündüze alınması bile önerildi...
Naklen yayınların da garantisi yok...
Bir akşam Fenerbahçe-Galatasaray maçında elektrikler kesiliverirse, siz seyreyleyin o zaman ülkedeki feryadı.
....
Sürekli aydınlık için 1 dakika karanlık, asıl şimdi yapılacak bir eylemdir...
Mum ışığında ders çalışan çocuklar, bize kırk yıl önceki Türkiye'yi hatırlatıyor. Ayıp...