kapat

03.12.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Bu alem global olmuş..

Bu memlekette tersi hiç görülmemiştir.. Biri koltuk bulup oturmasın, herkes göz diker.. Koltuğun dört bacağına dört el birden yapışır.. Ondan sonra sen otur, bu ortamdan huzur bekle.. Bana göre şapla şeker bir ama üzülüyorum..

Bize oturup, sosyal içerikli bir yazı yazmak kısmet olmayacak galiba..

Halbuki gazeteye geldiğimde, aklımda ahalinin acilen fikir beklediği iki önemli konu vardı..

Dünya durdukça fötr şapkasının kalıbı bozulmayası cumhurbaşkanımızın akibetine dair fikir şey ettirecektim..

Ayrıca Başbakanımız Bülent Ecevit'in yaşgünü pastasının mavi badanası hakkındaki görüşlerimi arzedecektim..

ooo

Ben ne zaman ciddi bir yazı yazmaya niyetlensem ilk sabotaj eğilimleri Yeşim'den gelir.. Odaya girip yazı makinasının başına çökmemi bekler.. Ben tuşlara dokunmaya başladıktan birkaç dakika sonra içeri girip, gündemi madde madde söyler..

Diyelim ki ben o sırada "Memleket sahipsiz değil.." şeklinde bir cümleye başlamışım.. Yeşim "Selahattin Bey, emlakçı aradı.." diye lafa başlar..

Boş bulunduğumdan "Memleket sahipsiz değildir.." diye başladığım cümlenin devamı da "Bu vatanı emlakçılara bırakmayız.." diye gelir..

Baba'nın konuşma tarzı..

O yüzden günlük yazım için kullandığım sürenin yarısında meramımı anlatmaya çalışırım.. Diğer yarısını da araya giren ilgisiz cümlelerin ayıklanması için kullanırım..

Bugün de öyle oldu..

Cumhurbaşkanlığı seçimi var ya! Baba'nın bir lafına takılmıştım.. Baba ortada aday filan yokken çok mutluydu.. Çevik Paşa durduk yerde "Ben de aday olabilirim.." deyince keyfi kaçtı..

Keyfinin kaçtığını televizyoncuların karşısında hızlı hızlı konuşmasından bilirim.. Bir mevzuda keyfi kaçtı mı gece vakti uyanıp yatağın ortasında bağdaş kurar, uzun uzun düşünür..

Aklına gelenleri altalta kor, üstüste diker.. Ertesi gün karavanaya sallayacağı kepçenin yönünü tayin eder.. İşte o zaman boynunu kırmadan, dili sürçmeden, tutukluk yapmadan konuşur..

Konuya hazırlıksız yakalandı mı konuşmasının devri düşer.. Her kelime arasında es verdiğinden alt dudağı, mevlid şekeri külahı gibi bükülür, ses ise dişlerinin arasından çıkar..

Çevik Paşa adaylığını ima edince de öyle oldu.. Baba sanki çok sevinmiş gibi yaptı.. "İsteyen herkes aday olabilir.." dedi..

İşte ben de fikrimi buradan yürütüp "Baba'nın söylediğinin aslı yok.. İsteyen herkes aday olamaz.." diyecektim.. Anayasa'dan örnek verecektim..

Söylemesi ayıptır, bizim Anayasa'ya göre şartları tutan herkesin aday olma hakkı var.. Bir tek Baba'nın yeniden aday olma hakkı yok!

Anayasa'yı yapanlar; demokrasinin şeyine su kaçmasın diye "Bir şahıs, bulunmaz Hint kumaşı bile olsa iki kere üstüste seçilemez.." diye madde koymuşlar..

ooo

Belli ki Baba'nın bundan haberi yok..

Sinirlenmesin diye kimse yüzüne karşı gerçeği söyleyemiyor.. Sinirlenecek, sinirlenmesi ile birlikte Van'dan gelen otlu peynir tulumunu önüne çekip yedi sekiz tane dürüm yapıp yiyecek..

Haydaaaa! Ondan sonra kolesterolü yükselecek.. Artık doktorlar Baba'nın kolesterolünü rejime ayar edeceğiz diye uğraşıp dursunlar..

Ben de danışmanı olarak köşkten sebeplensem, rejimin selameti için böyle bir şeyi yüzüne karşı söyleyemem.. Tam tersine "Vatanın size ihtiyacı var.. İlla ki yeniden aday olmanız lazım.." der, günlük yağımı çekerim..

O da yetmezse "Paşalarla aran var mı? Yetmişinde doyan var mı?" diye misal getiririm.. Hatta havası yerindeyse iyice azıtıp "Sizin karşınıza aday olarak çıkan herkes vatan hainidir.." der, üzüntümden dellenmiş gibi yaparım..

Zülfü'nün pantolonu..
Ana fikrini yukarda özetlediğim böyle parlak bir yazı için hazırlanırken gözüm birden odamın önünden geçmekte olan Zülfü Livaneli'ye takıldı..

O anda siyaseten biriktirdiğim bütün ciddiyet tahrip edildi..

Bu Zülfü'yü siz hiç ceketsiz gördünüz mü? Sahne kıyafetlerinden bahsetmiyorum.. Günlük hayatın içindeki halinden söz ediyorum..

1950'li yılların Amerikan filmlerinde başrol oynayan kişiler vardı.. Bunların pantolonlarının beli nedense hep göbek deliğinin üzerinde dururdu.. Göğüs kafesinin hemen altından başlayan bir pantolon kesimi..

İşte Zülfü bu modayı ısrarla sürdürüyor..

Bir pantolonlar giyiyor tarifi mümkün değil.. Sanki şeker çuvalının içinde kalmış, kurtulmak için çabalarken ancak yarı beline kadar dışarı çıkabilmiş gibi..

Kendi mi seçiyor, diye meraklandım, konuyu biraz araştırdım.. Pantolonlarını Ülker alıyormuş..

Kadıncağız ihtimal ki bunun "boy atmasından" henüz umudu kesmedi.. O sebepten pantolonları biraz uzun ve battal beden alıyor.. Bu durumda Zülfü ne yapsın.. Pantolonu tersine çevirip evinin bahçesine ilk yardım çadırı niyetine kuracak değil ya!

Mecburen giyiyor.. Bel kısmı da göğüslerinin hemen altına geldiğinden kemeri o noktada sıktırıyor..

ooo

Gerçi bu durumda pantolonun kalça üzerine isabet eden yerleri biraz kabarıyor.. O nahiyeler "Bombe yapmış traktör iç lastiği" gibi biraz şişik duruyor..

Poponun iki yanak arasına denk gelen kısmı da alttan gelen tazyik yüzünden büzülüyor.. Ortaya mutsuz bir sanatçı görüntüsü çıkıyor.. Öyle pantolonu bana da giydirseler ben de lirik beste yaparım..

Bana da çağın en lirik bestecisi ödülünü verirler..

Allahtan benim pantolonlar rahat kesim.. Ne alttan şeyime baskı var ne de üstten kemer yeri göğsümde iz yapıyor.. O yüzden acı da yok beste de..

İddia ediyorum..

Ülker bu pantolon modelinden vazgeçsin.. Zülfü'nün lirizmi yavaşlayacak.. Yüzündeki hüzünlü ifadenin yerini, ecstasy hapı içmiş bir popçunun neşesi alacak.. Ondan sonrası kolay..

- "Haşıl parasından bulgur kaynattık.. Ustamızın düğününde kızlar oynattık.." diye millete mutluluk idmanı yaptırırız..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır