Mavi Akıntı lafı da insanda Marmaris'in kumsalında çıplak ayakla yürüyen taze, diri vucutlu, ince beyaz bacaklı, sarışın uzun saçlı, hülyalı gülüşlü, melek yüzlü bir kızı çağrıştırıyor.
Ah şu kıza bir dokunsam!
Mavi Akıntı: Çok romantik.
Duygusal bir başlık...
Fakat Mavi Akıntı lafı çıktığından beri etrafında kaba, vahşi, kirli, ağzı salyalı, gözü dönmüş bir laf kalabalığı dolaşmakta: Rus Mafyası...Bizim politikacılar...Bürokratlar ...Müteahhitler... Biraraya geliyorlarmış...Türkiye'nin 2000 yılından başlayarak 2010 yılına kadar ihtiyacı olan doğalgazı 30 milyar metreküp olacakken 60 milyar metreküp diye şişiriyorlarmış. Ve dümenden elektirikleri kesip..."doğalgazsız kalacağız....Santrallerimiz duracak...Karanlıklara gömüleceğiz..." diye halkı korkutarak aslında hiç ihtiyaç olmayan bu Mavi Akım projesini Türkiye'ye köklüyorlarmış. Türkiye'ye doğal gazı çok pahalıya; metreküpü 114 dolara geçireceklermiş. Halbuki orada kardeşimiz Türkmenler bize doğal gazı; metreküpü 42 dolardan vermek için hazır bekliyormuş. Ancak bu gözü dönmüş Mavi Akımcılar, gazı Türkmen kardeşlerimizden ve müslüman İran komşumuzdan almak yerine Rusya'dan pahalı alacaklarmış. Boru hattını da bildik-tanıdık müteahhitlere pahalı yaptıracaklarmış. Rüşveti, komisyonları aralarında paylaşacaklarmış. Mavi Akım Boru Hattı'nın parasını Devlet Hazine'sinin sırtına yükleyeceklermiş.
Korkunç bir dedikodu...
Acayip söylentiler...
Dirhemi doğru olsa...
Dehşet verici....
Mavi Akıntı: Baştan sona takıntı...
Gazetecilikte öğretilen ilk altın kural şudur: Bir konuyu araştırıyorsan "önce ilk kaynağa gitmeyi dene..." derler. İlk kaynağı bulamazsan, ikinciye, ikinciyi bulamazasan üçüncüye gidersin. Fakat dedikoduyu, söylentiyi "iddia edildi" diye yazamazsın.
Kim bu kızın babası?
Kim sokuyor bu kızı Ruslarla gerdeğe? Mavi Akıntı adlı projenin sahibi kimse ilk kaynak da odur. Projenin sahibi, doğal gazı Rusya'dan alan, onu içerde konutlara, elektrik üreten santrallere ve fabrikalara satan devlet şirketi BOTAŞ...İlk kaynak BOTAŞ...Onun Genel Müdürü Gökhan Yardım'la konuştum.
Dinleyin:
Soru: Mavi Akım Boru Hattı anahtar teslimi kaça mal olacak?
Cevap: Hat 2 bölüm....
Soru: Nasıl 2 bölüm?
Cevap: Birincisi Sibirya'dan başlayıp, Karadeniz'in altından geçerek Samsun'a kadar uzanan bölüm. İkincisi Samsun'dan Ankara'ya gelecek.
Soru: İkisinin de parasını biz mi ödeyeceğiz?
Cevap: Hayır...Sibirya'dan Samsun'a kadar olan bölüm 800 milyon dolar civarında. Bunun parasını Ruslar ödeyecek. Samsun'dan Ankara'ya kadar olan bölüm 339 milyon 750 bin dolar. Bunu biz ödeyeceğiz. Özkaynağımızdan. Kredi almayacağız. Faiz ödemeyeceğiz.
Soru: Sahibi kim olacak?
Cevap: Sibirya'dan Samsun'a kadar olan bölümü Ruslar yaptırdığı için o bölüm Ruslar'ın olacak. Samsun'dan Ankara'ya kadar olanın sahibi biziz.
Soru: Samsun'dan Ankara'ya kadar olan bölümü biz yaptıracaksak, bu bölümün müteahitliğini niçin Rus Stroytransgas şirketinin başkanlığındaki bir konsorsiyuma veriyorsunuz?
Cevap: Çünkü Meclis'ten yasası böyle çıktı. O sırada iktidarda Mesut Yılmaz-Bülent Ecevit hükümeti vardı. 4 Nisan 1998 tarihli resmi gazetede yayınlanan yasada diyor ki, Samsun Ankara Hattı'nı da Rus şirketi yapsın. Türkiye'nin Meclis'i böyle uygun gördü.
Soru: Ne alakası var? Türkiye'nin bundan ne çıkarı var? Türkiye'nin kazancı yoksa kimin var?
Soru: Türkiye'den başka kimsenin çıkarı yok. Bizim Türk şirketleri Rusya'da 9.5 milyar dolarlık iş almışlar. Rus şirketlerinin ise Türkiye'de yaptıkları iş 300 milyon dolar. Ruslar aradaki büyük açığı gerekçe gösterip, şu boru hattını yapım işini de bize verin demişler. Anlaşma böyle yapılmış.
Soru: Fakat ihalesiz...
Cevap: Evet ihalesiz ama keyfi değil. 1997 yılında Refahyol iktidardayken, o dönemin Enerji Bakanı Recai Kutan'ın emriyle yapılmış bir fizibilite var. Bu fizibilite de Samsun-Ankara Bölümünün 403 milyar dolara yaptırılabileceği yazıyor. Biz 339 milyon dolara yaptırıyoruz. Daha ne olsun.
Soru: Elektirikler aniden neden kesilmeye başladı? Halka korku verip, Mavi Akım'a muhtaç olduğumuz izlenimi mi yaratıyorsunuz? Provakasyon bu...
Cevap: Tamamen yalan, yanlış. Ukrayna gazı kesti, basınç düştü. Bizzat ben emir verdim...Santrallere gazı durdurdum. Size saat saat gelişmenin belgelerini fakslayabilirim. İsteyene de gönderirim.
Soru: Bu proje Türkiye için kârlı mı?
Cevap: Kesinlikle...Boru hattına yatırdığımız parayı 5 yılda geri almış olacağız. Normali 7 yıldır.
Soru: Kaç dolardan alacağız gazı?
Cevap: Şu anda Trakya'daki boru hattından aldığımız gaza uygulanan fiyat formülünün aynını Mavi Akım için de geçerli kıldık. Anlaşmaya koyduk. Bu da metreküpü ortalama 65-70 dolara gelir.
Soru: Ama Türkmenistan Başkanı 42 dolara vereceğiz diyor.
Cevap: O, sınırda teslim fiyatını söylüyor. Türkmenistan boru hattını yapan şirketler bunun üstüne 40 dolar da kendi maliyet ve kârlarını koyuyorlar. Mavi Akım gazı daha ucuza geliyor. Kesinlikle ucuza...
Türkiye için biraz daha ışık
Duyuyor musun Gömlekçi!
Yeni köşeye ilgi büyük oldu. Enerji Bakanlığı Müsteşarı Yurdakul Yiğitgüden dün burada yer alan 9 soruya cevap gönderdi. Yarın yayınlayacağım. Bu arada Ankara'da dehşet verici bir iddia ortaya atıldı. Daha önce bizim gazetenin yazarlarından Sepil Yılmaz dile getirmişti, Hafta Başında da Muharrem Sarıkaya yazdı. Dünyanın 42. Büyük firması ABBATE'nin sahibi Ahmet Tayan, "Türk Eximbank"tan 10 milyon dolar hakkım olan krediden 3 milyon dolar istedim. Ama telefon eden bir kişi 2 milyon dolar çıkartırız ama yüzde 10 komisyon alırız dedi. Telefonu kapatıp fabrikaları sattım" diye açıklama yaptı.
Doğruysa korkunç!
Ancak Türk Eximbank Genel Müdürü Ahmet Kılıçoğlu, belgeleri gönderdi ve ABBATE'nin sahibinin baştan aşağı yalan söylediğini bildirdi ve "Belgelere göre, ABATTE'nin bugüne kadar teminatlandırılan bütün kredi talepleri karşılanmış. Yeni bir başvurusu da yok." dedi.
Duyuyor musun Gömlekçi!