Türkiye'nin yeni binyıldaki rotasını belirleyecek olan Helsinki zirvesine 7 gün kala Ankara'da "Yunan vetosu" endişesi yaşanıyor. Atina'ya kuşkuyla bakan isimlerin başında Başbakan Bülent Ecevit geliyor. AB ülkelerinin Türkiye'ye bakışındaki olumlu değişikliklerden duyduğu memnuniyeti sık sık dile getiren Ecevit, Atina'nın tavrı konusunda "Ne yapacakları belli olmaz. Yunanistan vetosunu kullanabilir" görüşünü savunuyor.
Depremden sonra iki ülke arasındaki sıcak düzgarlara rağmen Ecevit'i endişeye sürükleyen sebepler ne? Veto silahını kullanan Yunanistan'ın 2 isteği var. Birincisi Güney Kıbrıs'ın AB üyelik yolunun açılması. Atina'nın ikinci isteği ise Ege sorununun Lahey Adalet Divanı'na götürülmesi. Ankara bu iki isteğe de karşı çıkıyor ve Türkiye'nin adaylığının bu şartlara bağlanmasını reddediyor. Ecevit'in endişesi 10 Aralık'a kadar sürecek bu tartışmaların çözüme kavuşmama ihtimalinden kaynaklanıyor. Önceki akşam İzmir'den Ankara'ya dönerken uçakta sorularını yanıtlayan Ecevit, bu endişesinin yanı sıra Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Öcalan'ın durumu, Çeçen krizi ve enerji sıkıntısı hakkındaki görüşlerini dile getirdi:
* Son zamanlarda Cumhurbaşkanı adayları çoğaldı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
- Ben onlara karışmıyorum. Başkanlık sistemi ya da ona benzer sistemlerin pek yararlı olmayacağını düşünüyorum.
* Sayın Demirel'in görev süresi uzayacak mı?
- Söyleyeceğimi söyledim. Görüşlerim belli.
* Bu konuda ortaklarınızla görüş birliği var mı?
- Bu konu görüşülmedi. Ben Cumhurbaşkanı'nın Meclis tarafından seçilmesi gerektiğine inanıyorum. Demirel'in bir süre daha görevi sürdürmesi gerektiğini düşünüyorum. Anayasa değişikliği yle, Meclis'teki Cumhurbaşkanlığı seçimine katılması sağlanabilir.
* Sayın Ecevit, sizin adınız da zaman zaman bu işin içine sokuluyor. Bir Anayasa değişikliğiyle sizin de aday olabileceğiniz ileri sürülüyor...
- Hayır. Kesinlikle söz konusu değil.
* Helsinki'den umutlu musunuz? Bu kez Türkiye'nin AB adaylığı kabul edilir mi?
- Umutsuz değilim ama ne olacağı belli olmaz. Yunanistan'ın tavrı önemli. Şunu söyleyebilirim; AB üyeleri arasında Türkiye'siz bir AB olmayacağını anlayanların sayısı hayli arttı. Ama Yunanistan'ın ne yapacağı belli değil. Vetosunu kullanabilir.
* Yunanistan dışındaki ülkelerden emin misiniz?
- Eminim diyemem ama dediğim gibi genelde Türkiye değerlendirmeleri çok olumlu yönde.
* Galiba İsveç'in de bir sorunu var...
- Öyle görünüyor. İsveç'in bir sorunu olduğu anlaşılıyor.
- O konuda konuşmak istemiyorum. Yalnız, bir terör örgütünün başını Türkiye ile adeta karşı karşıya getirmeleri AB üyelerine yakışmıyor. Türkiye'ye baskı anlamına gelen sözler söylüyorlar. Bunun kamuoyunda nasıl tepki yaratacağını düşünemiyorlar.
* AB üyeleri zaman zaman Türkiye'yi hataya zorlar bir tutuma giriyorlar.
- Çünkü Türk halkının çok onurlu bir halk olduğunu herhalde biliyorlar. Böyle onurumuzu incitici davranışlarla sanki olumsuz yönlere sürüklemek istermiş gibi görünüyorlar.
* Bu tutumu "tahrik" diye nitelendirebilir miyiz?
- Artık bilmiyorum. Kendi tabirlerinizi kendiniz bulun.
* İdam cezasının kaldırılması için bir girişiminiz olacak mı?
- Bu aşamada cevap verirsem başka anlamlara çekilir.