kapat

29.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )


Gittikleri gibi gelirler!

Yapı Kredi Yatırım Uluslararası Piyasalar Yönetmeni Sevdil Yıldırım vergi nedeniyle gidecek olan yabancı yatırımcıların yeniden geleceklerini söyledi

Yapı Kredi Yatırım Uluslararası Piyasalar Bölümü Yönetmeni Sevdil Yıldırım, Hazine kağıtlarına getirilen şok verginin yabancıları kısa vadede olumsuz etkilemesine karşılık orta ve uzun vadede olumlu etkileyeceğini ve yeni yıldan sonra yeniden Türkiye'ye yöneltebileceğini söyledi. Türkiye'nin Ekonomik Yeniden Yapılandırılması" seminerine sunduğu bildiride İstanbul Borsası'nın oynaklığının yıllar itibariyle azaldığını ortaya koyan Sevdil Yıldırım sorularımızı yanıtladı.

* Geceyarısı operasyonu ile getirilen vergiler yabancı yatırımcıları nasıl etkiler? Türkiye'yi terk mi ederler, yoksa yatırımlarını sürdürürler mi?

Son vergi operasyonu yabancı sermayenin Türkiye'ye bakışını ve dolayısıyla Türkiye'ye girişini kısa ve orta vadede zıt yönlü etkileyebilir. Kısa vadede kısmi konsolidasyon olarak algılanacağı için ülke riskini artıracak. Bu da faizlerin bir süre için yüksek seviyelere çıkmasına ve bu düzeylerde kalmasına yol açacak.

Orta ve uzun vadede ise hükümetin IMF ve stand-by anlaşması çerçevesinde alması gereken tedbirleri kararlılıkla alıp uygulamasına bir örnek teşkil ediyor. Bu yönüyle olumlu olarak algılanacağını düşünüyorum. Borsa açısından ise kamu kağıdı portföyü yüksek bazı bankalar hariç, borsa şirketlerini olumsuz etkileyeceğini sanmıyorum.

* Yani bir süre bekledikten sonra yabancı sermaye yeniden Türkiye'ye gelir mi?

Gelirler tabii. Çünkü, orta ve uzun vadede Türkiye'ye bakışları olumlu. Burada bir değişiklik yok. Aksine IMF ile üzerinde anlaşılan ekonomi programını uygulama kararlılığı göstermesi açısından orta ve uzun vadeli ekonominin geleceğine inançları artmış bile olabilir. Ülkenin geleceğini değiştirecek bu tür yapısal önlemler de zaten şok tedbirlerle hayata geçiriliyor. Yapısal dönüşümleri sağlamış ülkelerde bu tür şok kararların örneklerine rastlıyoruz. Her karar, kamuoyunda tartışılmıyor ve uzlaşmayla alınmıyor. Yabancıların kısa vadeli tepkisini de anlayışla karşılamak lazım. Ne de olsa servetlerinden bir bölümü, daha doğrusu kârlarının bir bölümünü, kaybetmiş durumdalar.

* Yani kârdan mı zarar ettiler?

Büyük ölçüde kardan zarar söz konusu.

* Dünyanın en oynak piyasası olan İstanbul Borsası'nın bu volatilitesi ve dolayısıyla riski nasıl kestirilebilir?

İMKB, dünyanın en oynak piyasası. Fakat borsanın kuruluşu olan 1986 başından itibaren baktığımızda oynaklıkta bir azalma var. Yani yapısal bir değişim geçiriyor. Giderek olgunlaşıyor. Ama oynak diye bir kere adı çıkmış.

Ben burada başka bir konuya daha dikkat çekmek istiyorum. O da İstanbul Borsası'nın diğer gelişmekte olan piyasalarla korelasyonunun azlığı. Uluslararası portföy yönetenler, Türkiye'yi portföylerine alarak kendilerinin toplam risklerini minimize edebilirler.

* Borsanın oynaklığının azaldığını nereden görebiliyoruz?

Pazara yıllar itibariyle baktığımızda oynaklık katsayısı 26 iken 22'ye düşmüş.

* 26 veya 22 bize neyi ifade ediyor?

Yıllık olarak logritmik getirinin yüzde 26 veya 22 oranında artı eksi hareketlilik gösterebildiğini. Endeks üzerinden hesaplanan getiri yıllık yüzde 26 volatil olabiliyordu, bu rakam şimdi 22'ye düştü.

* Yani borsa duruluyor mu?

Evet duruluyor. Piyasamız, kurumsal yatırımcı geliştikçe daha olgun bir piyasa haline geliyor. Piyasanın oynaklığı ciddi ölçüde düşüyor.

* Yabancılara Türkiye'yi nasıl anlatıyorsunuz: 2000 yılı öngörüleriniz neler?

Biz 2000 yılında Türkiye'ye ciddi bir sermaye akışı olacağını düşünüyoruz.

* Niye gelecek?

Türkiye sonuçta gelişmekte olan piyasalar arasında alternatiflerden biri. 2000 yılında gelişmekte olan piyasalara yönelen sermayede bir düzeltme bekliyoruz. 89-99 döneminde Asya'ya özellikle de Kore'ye bir yöneliş oldu. Ama Türkiye açısından baktığımızda gelişmekte olan Avrupa piyasalarına bir yönelme olmadı. 2000 yılında Dünya Bankası, IFC ve diğer uluslararası çevrelerin öngörülerine göre hisse senedi yatırımlarının 1 milyar dolardan 3.3 milyar dolara çıkması bekleniyor.

* Bu trend içinde Türkiye'nin şansı ne?

Gelişmekte olan Avrupa piyasalarında Türkiye en büyük piyasa kapitalizasyonuna sahip ülke. Hisse senedi yatırımı 3.3 milyar dolara çıktığında bu para daha büyük olana yönelecek. Bu bir avantaj oluşturuyor. İkinci olarak iktisadi sebepler var. Geçen yıllara oranla Türkiye 2000'e ekonomik açıdan daha avantajlı giriyor. Belirli bir siyasi istikrar sağlandı. IMF ile yıllardır sürüncemede olan stand-by anlaşmasının imzalanıyor olması yabancılar açısından önemli bir gelişme.

İstanbul Borsası en likit piyasa
YapI Kredi Yatırım Uluslararası Piyasalar Yönetmeni Sevdil Yıldırım, İstanbul Borsası'nın gelişmekte olan piyasalar içinde en likit piyasa olduğunu, derinliği ve getiri ile de en cazip pazarların başında geldiğini söyledi.

Yıldırım şunları söyledi:

"Türkiye gelişmekte olan piyasalar arasında likiditesine, derinliğine ve getirisine baktığımızda cazip bir piyasa. Likidite olarak karşılaştırıldığında İMKB'nin iç piyasada yeterince derin olmadığı yönünde eleştiriler yapılıyor. Oysa diğer gelişmekte olan piysalarla karşılaştırıldığında İMKB'nin en likit piyasalardan biri olduğu görülüyor.

Mesela eğer toplam işlem hacmine bakılırsa İMKB gelişmekte olan pazarlar arasında 5. sırada. Brezilya'nın hemen arkasından geliyor. İşlem görme rasyosu olarak bakıldığında ise 3. sıraya yükseliyor. New York Borsası ve İngiltere Borsası'ndan da yüksek bir işlem görme rasyosu var.

Gözardı etmememiz gereken ve eksikliğimizin olduğu bir konu ise piyasada yeterince derin kağıt olmaması. Örneğin bugün yabancı yatırımcıların borsadaki payı yüzde 55 civarında ama onlara satmak için büyük kapitalizasyonu olan kağıt çıkartamıyoruz. Yabancılar 200 milyon dolar çapında sentelerle ilgileniyorlar. Zaten onları da alıyorlar.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır