kapat

29.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NURİYE AKMAN(nakman@sabah.com.tr )


'Kızımızın olmasını çok istedik'

Bayan Blair 45 yaşında çocuk doğuracak. Siz de yeniden doğurmak ister miydiniz? - Artık bir daha çocuğumun olmasına gerek yok. Siyaset ile birlikte ülkemdeki bütün insanlar, çocuklar benim çocuğum oldu zaten.

İstemez miydiniz, bir de kızınız olsun?

- 3'üncü bir çocuğumuz olsun ve bir kızımız olsun çok istedik.

Kızınız olsaydı ne koyardınız adını?

- Zeynep.

Öyle mi? Bana kızınız olsaydı adını Bensu koymak istediğinizi söylediler.

- Belki o da olmuştur ama bilemiyorum. Kızımız olsaydı, eminim birçok isim düşünürdük.

Belki "anaçlık"tandır ama el temasını çok kullanıyorsunuz ki flörtüz bir kadın olarak algılanmanıza yol açıyor.

- Bu kelimeyi kullanmayın.

Ama adamların ellerini avuçlarınıza alıyor, dizlerine, kollarına, omuzlarına dokunuyorsunuz. Belki dostça bir dokunuş ama...

- Diyorum ya size anaç tarafım çok yoğun. Kendiliğinden uzanıyorum insanlara. Yani o çok doğal.

ANASI GİBİ DOKUNUYORUM
Kendisine bu şekilde dokunulan bir adam ne hissedebilir diye hiç düşündünüz mü?

- Hiçbir şey hissetmez. Anası gibi dokunuyorum.

Hiç rol gereği ağladınız mı?

- Hayır hayır, tam tersi kendimi tutmak istediğim zamanlar oldu. His dolu bir iç dünyam var. Belki bu bir zaaf belki de bir güç. Bilemiyorum ama insanlar bence siyasete girdikleri zaman insanlıklarından vazgeçmemeliler.

Yıllar evvel gazetelere, "Ben çok iyi rol yaparım, kimse gerçeğinden ayırdemez" gibi laflarınız yansımıştı.

- Hayır doğru değil. Kendi kendilerine yazıp kendi kendilerine inanıyorlar. Bazı hareketlerimi yapmacık gibi görüyorlar. Çok içimden geliyor ağlıyorum. Bir tane çocuğu kaldırmışım şöyle sevmek için, "Clinton kaldırdı, o da kaldırdı" diyorlar. Yani belki binlerce çocuğu kaldırmışımdır şimdiye kadar.

Türk halkına ne zaman piyano çalacaksınız?

- Siyaseti bıraktıktan sonra. Çok uzun yıllar piyano çaldım ben. Evlendikten birkaç yıl sonra piyanodan koptum ama biliyorum ki zamanım olup geri döndüğümde, belki bir müddet zorluk çekeceğim ama gelecek o an hissediyorum.

Siyaseti bıraktıktan sonra ne yapacaksınız?

- Tekrar üniversiteye gideceğim. Tarih okuyacağım. Daha çok Osmanlı'yı ve aslında her türlü tarihi okuyacağım.

Kayınvalide ve babaanne olmaya hazır mısınız?

- Çok keyif alırım herhalde.

Büyük oğlunuz Mert'le Begüm Özbek'in niyetleri var mı evlenmeye?

- Ben karışmam öyle şeylere. Ama şu anda öyle bir şey gözükmüyor.

Birliktelikleri sürüyor mu?

- Hayır. Aynı ülkede bile değiller. Mert Türkiye'de.

Kız Amerika'da mı?

- Bilmiyorum.

Gönlünüzde nasıl bir gelin var?

Baba tarafımda herkes üniversite mezunu. Bu çok önemli bizim için.

Begüm Hanım bu noktadan mı kaybediyor?

- Üniversite mezunu olması benim tercihim olur ama mühim olan mutlu olmalarıdır.

Çok fazla gaf yapmanız, yorgunluktan mı, beyninizin, dilinizden daha hızlı çalışmasından mı?

- Türkiye Başbakanı, Eylül ayının ortalarına doğru Amerika'ya giderken 30 Ağustos Bayramı'nı kutladıysa ve bundan sonra hâlâ bu gaf lafını bana soruyorsanız, orada yanılırsınız

Doğan Güreş sizin yedek cumhurbaşkanı adayınız mı?

- Cumhurbaşkanı olmaya layık bir arkadaşımızdır. Hiçbir şey olmazsa düşünülmesi gereken kişiler arasında görebiliriz ama bu Demirel'e vereceğimiz destekten vazgeçiyoruz anlamında değil. Dün dündür, bugün bugündür siyasette. O günün gerekleri çok önemli. Yani siyasette öyle bir nokta geliniyor ki o günün şartlarında ona ehven-i şer bulabiliyorsunuz.

Dolayısıyla "Demirel yok yere eleştirilmiştir bu sözünden dolayı" diyebilir miyiz?

- Hayır, o kadar da değil. Her şeye "dün dündür bugün bugündür" diye bakalım, her şey o ayarda olsun demiyorum.

Kollarınızı açtınız ama partiden gidenleri gerçekten geri istiyor musunuz?

- Ona GİK karar verecek. GİK'in yetkisiyle olan bir şey.

Siz Cindoruk'u, Ağar'ı, Erez'i yeniden istiyor musunuz?

- İstiyorum ama tabanın ne istediğini iyi anlamak lazım.

Suna Pelister, öz teyzenizin kızı mı?

- Hayır. Hiç akrabalık ilişkisi yok.

Kendisine bir diyet borcunuz mu var?

- Hayır hiç öyle bir şey yok.

Peki kardeşi Şefika Çolak'ın Merkez Karar'da ne işi var?

- 5 yıldır kadın kollarında çalışıyor.Esas olan kurum GİK'tir. Merkez Karar Kurulu çok çalışmış olan bir takım insanların orada bulunduğu bir kuruldur.

Sınıf arkadaşları,dostları falan var. DYP'nin Çiller Partisi haline geldiği doğru değil mi yani?

- Onca kurulun içinde bulabilecekleri 3-4 kişi. Bir baksınlar diğer liderlerinkine. Özallar'ın geçmişlerine bakın. ANAP'ta kimler var? Akrabalarımı hiç işime karıştırmadım.

Özer bana hiç iltifat etmez...

Kocanızı erkek olarak hâlâ çekici buluyor musunuz?

- Buluyorum.

O sizi çekici bir kadın buluyor mu?

- Bilmiyorum.

Size iltifat etmez mi?

- Hayır hiç iltifat yapmaz. Ama bizim siyasetin yıkamadığı kadar sağlam bir aile ilişkimiz var.

İltifat açığını başkalarından aldıklarınızla mı kapıyorsunuz?

- Böyle bir şeyi düşünmedim. Bu yaşta analık kimliği öne çıkıyor. Ana iltifat beklemez, sevgi bekler.

Hep mi böyleydi, yoksa belli bir yaştan sonra mı kesti iltifatı?

- Hep öyleydi. Hiç iltifat yapmayı bilen bir insan olmadı.

Hiç platonik olarak da olsa bir başkasına gönlünüz kaydı mı?

- Neler soruyorsunuz? Aman Yarabbi.

"Onların evlilikleri bir şirkettir" diyenler var.

- Yok. Sevgi dolu aile yapımız var.

Özer Bey, sizi başka erkeklerden kıskanır mı?

- Hiç. Sağlam bir ilişkimiz var.

Siz onu başka kadınlardan kıskandınız mı?

- Söz konusu dahi olmadı.

Politikada, medyada, iş dünyasında, size tabii çok aşık olan var. Bu aşklarla nasıl başediyorsunuz?

- Hiç böyle bir şey bilmiyorum. Sizden duyuyorum ilk kez.

Yorumları da mı okumadınız?

- Ben son 2 senedir hiç gazete okumuyorum. Yeni okumaya başladım.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır