kapat

29.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr )


2000 fırsatını kaçırdık

İkibin yılına gireceğimiz gece önemli. Diğer yılbaşılardan ayıran temem özelliği "bin yılın" bitecek olması. Maddi olmasa bile manevi ağırlığı var.

İşte bu nedenle dünyanın çeşitli ülkelerinde milyonlarca insan "2000'e nasıl gireceğiz?" telaşı içinde. Herkes yeni bin yılı "farklı" şekilde karşılamak istiyor.

Kimi "aşırı eğlence" özlemi duyarken, kimi de "böyle bir gece anlamlı geçmeli" düşüncesinde.

Önemli dünya merkezleri New York, Paris, Londra, Tokyo gibi kentlerde otel rezervasyonları iki yıl öncesinden bitmişti. 2000'e bu kentlerde girmek hoş olabilir.

Takvim yılı olarak 2000'in Hrıstiyan dünyası için büyük önemi var. Aslına bakarsanız Türkiye bana göre 2000 yılı kutlamaları adına çok ciddi bir fırsatı kaçırmış görünüyor. Çünkü Anadolu, Hrıstiyan kültür ve sosyal yaşamının temellerinin atıldığı bir kara parçası. Anadolu'daki Hrıstiyan tarihi neredeyse Hz. İsa'nın doğumuyla eş zamanlı, saldırı ve baskılardan kaçan onbirlerce Hrıstiyan Anadolu topraklarında barınabilmişti.

Bugün Anadolu'nun çeşitli yerlerinde 1500 yıl önce yapılmış kilise ve tapınaklar var.

Sadece Meryem Ana'nın mezarı bile 2000 yılının ilk gecesi onbinlerce kişinin ziyaretine sahne olabilirdi. Gerçi Selçuk ve çevresindeki otellerde hiç yer kalmamış ama, iyi bir organizasyonla onbinlerce kişinin kalabileceği ve dönemi andıran çadır kentler bile yapılabilirdi.

Hatta şu andan itibaren bile Meryem Ana'da "yılbaşı" organizasyonu için fırsat kaçmış değil. Başkan Clinton'un ziyaretinden sonra, o ana kadar yılbaşını Meryem Ana'nın mezarında geçirmeyi düşünmeyen milyonlarca hrıstiyanın aklına "keşke gitsek" fikri düşmüştür.

Türkiye göz göre göre 2000 fırsatını nasıl kaçırıyor anlamak mümkün değil. Kimbilir belki de 2000'in hrıstiyanlar açısından önemli olduğunu, Müslüman Türkiye'nin ise buna alet olmaması gerektiğini düşünmüştür devlet büyüklerimiz.

Oysa 2000 yılbaşısı, depreme ve artık bitirilen PKK terörüne rağmen dünyanın sıcak ilgisini çekecektir.

Fay rahatsızlığı
O kadar çok mesaj gelmeye başladı ki, yazmadan edemeyeceğim. "Nereden?" diye merak ettiniz elbette, hemen söyleyeyim; Bursa, Balıkesir, Bandırma, Gemlik, Armutlu, Orhangazi, İznik gibi kentler.

Nedeni basit; devlet kararıyla Marmara Denizi'ndeki "fay hattı" güneye doğru kaydırıldı ve bu haber "müjde" olarak sunuldu ya, işte bu kentlerde oturanlar öfkeyle feryat ediyorlar "Müjde diyorsunuz, peki biz ne olacağız, neresi müjde, biz ölelim mi?"

Saydığım kentlerde oturanlar haksız değil. Deprem etkisinin İstanbul'dan uzaklaşması, İstanbul için ne kadar sevindiriciyse, daha güneydeki yerleşim bölgeleri için bir kâbus.

Tabii burada şu gerçeği de söylemek gerek; İstanbul'a ağır hasar verdirecek bir deprem Türkiye'nin kalbini de delmiş olacak. Ayrıca ağır bir depreme karşı tüm İstanbul'da yeterli önlem almak hem maddi açıdan çok zor hem de zaman yetmeyebilir. Oysa daha küçük yerleşim birimlerinde önlemler çok seri biçimde alınabilir. Yine de "Deprem riski İstanbul'dan bir parça uzaklaştı" haberi üzerine neredeyse zil takıp oynayacak bizlerin, Marmara Denizi'nin güney sahillerini paylaşan vatandaşlardan "pardon, çok heyecanlandık" diye özür dileme borcu var.

Aya İrini'de yılbaşı
İstanbul'un ilk kurulduğu yılları merak ettim. Yaşadığımız bu kent aşağı yukarı Milat'la aynı yaşlarda. Çeşitli kaynaklar "0" yılında ilk kez yerleşenlerin görüldüğü bilgisini veriyor.

Bu açıdan bakınca 2000 yılı aynı zamanda İstanbul'un kuruluşunun da yıldönümü sayılır. Bu durumda yılbaşı gecesini İstanbul'da geçirmenin ayrı bir "manevi" değeri var.

Peki yeni yıla İstanbul'un neresinde girmeli? Karar vermek kolay değil, böyle müthiş bir kentin her noktası anlamlı bana göre. İşte bu arayış içinde olanların aklına Aya İrini Kilisesi gelmiş. Çeşitli ilklere imza atan, örneğin uzaya gidecek ilk turist kafilesini oluşturan, VİP Turizm yılbaşı gecesi için Aya İrini'de bir parti düzenlemiş. Aya İrini dünyanın en eski ve ayakta kalan kiliselerinden biri, bir tarih hazinesi. Yeni yılı böyle bir mekanda karşılamak çok ilginç olacaktır sanıyorum. VİP Turizm o gece için pekçok sürpriz hazırlamış, ayrıca elde edilecek gelirin önemli bir kısmı da depremzedelere yardım olarak gönderilecekmiş.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır