Alman hükümeti Türkiye'nin çok istediği Leopard II tanklarının satışını şarta bağlamış: "Apo'yu asmayın, tankları alın.."
Hükümet tank satışından gelecek milyarlarca doları kaçırmak istemiyor, fakat muhalefeti tatmin edecek bir çıkış yolu bulamıyordu.
İtibarlı Der Spiegel dergisinin bugün satışa çıkacak sayısında verilen habere göre "formül" bulunmuş. Alman hükümeti 1000 adet Leopard II tankını satmak için Türkiye'ye şu şartları koşacakmış:
1. Apo'nun idam cezası ömürboyu hapse çevrilecek;
2. Kürtlere yönelik şiddet politikasından vazgeçilecek;
3. Güney Kıbrıs'ın Avrupa Birliği üyeliğine engel çıkarılmayacak..
Buna çözüm formülü denilemez. Türkiye, kendisini parası ile rezil duruma düşürecek bu şartları uzlaşma diye kabul edemez.
Herhalde bu pazarlık şartlarına Türkiye'nin vereceği diplomatik cevabın halk dilindeki tercümesi şu olacaktır:
"Alın tanklarınızı, başınıza çalın!"
Şimdi siyaset karar verecek.
Bu kararı da, hem toplumun adalet duygusunu tatmin eden ve hem de ülkenin geleceğine dönük menfaatlerini gözeten sorumluluk belirleyecektir.
Aynı yaklaşım Güney Kıbrıs'ın AB üyeliği ile ilgili karar için de geçerlidir.
"Kürtlere baskı politikası"na gelince..
Güneydoğu'daki halkın hedef olduğu baskının kaynağı PKK terörüdür. PKK ile birlikte terörün baskısı da bitmiştir.
Almanya'nın Ankara'daki Büyükelçisi Vergau geçen hafta İzmir'de şöyle demişti:
"Almanya'da 500 bin Kürt yaşıyor. Türkiye'nin bir Kürt sorunu yok diyebilirsiniz. Ama bizim var!"
Almanya bu sorunu, PKK terörüne gizli ve açık destek vererek kendisi yarattı. Şimdi ektiğini biçiyor. Bugünkü iki yüzlü politikası, düştüğü yerden bir avuç toprakla kalkma kurnazlığıdır ve..
Avucunu yalamalıdır!
Yeni bir ufuk yaratmak..
Türkiye büyük düşünmeye mecbur.
Ülke geleceği "ulusal onur" sömürüsünün tuzaklarına da, oy avcılarının "asalım" çığırtkanlığına da feda edilmemeli.
"Asmayın" baskısına inat Apo'yu infaz etmek, ulusal onurumuzu yüceltmez. PKK'ya karşı elde edilen başarıyı, ülkeyi barış ve istikrar içinde yüceltmek amacında değerlendirmek onurlandırır asıl.
Dileğimiz, Almanya'nın tankları satma şartlarını Türkiye'ye resmen iletmemesidir.
Çünkü pire için yorgan yakacak duygusallığın tehdidi henüz sönmemiştir.
"Asmayın" diyenlerin hiç değilse bir kısmının bu tehdidi körüklediğini de unutmayalım.
"Apo'nun cezasını hem ağırlaştırılmış müebbet hapse çeviriyor, hem tanklarınızı istemiyoruz. O parayı da Apo'yu yaratan ekonomik ve sosyal bataklığı kurutmak için kullanacağız.."
Keşke Türkiye'de bu kararı verip dünyaya yüksek sesle açıklayacak akla ve yüreğe sahip bir siyasi irade bulunsa..