Cumartesi gecesi üşütüp pazar sabahı kendimizi yatakta bulunca maçı televizyonda izleyebildik. İzlenimlerimiz ekrandan... Maçın yaklaşık üçte ikisini 10 kişi oynayan G.Saray'ın Erzurumspor'u 4-1 yenmesi ligdeki diğer takımlarla arasındaki farkın işaretiydi. Zaten Avrupa maçlarını karşılaştırdığımız zaman da aynı tabloyu görmeniz mümkün. Bunun ötesinde söylenecek artılar ve eksiler var.
Artılar... Mesela Emre... Son iki maçtır hakemle oynamıyor, ayakta kalmak için direniyor ve sonucunu görüyor. Mükemmel bir Emre izliyoruz. Dün de futbolunu seyre doyamadık. Bir tek pozisyonda Emre'ye kızdım. Rakip sahada durup dururken geriye döndü, topu 60 metrelik bir pasla Taffarel'e uzattı. "Bu ne Emre, yakıştı mı?" diyecektim ki, Taffarel, Okan'ın önüne öyle bir gol pası attı ki, lafım ağzımda kaldı. Emre, hep böyle oynarsa dünya futbolunun süper starlarından biri olur. Yanaklarından öpüyorum.
Artıların ikincisi Fatih Terim... Hasan Şaş'ta ısrar ediyor ve Hasan her maç hocasını mahcup etmeden biraz daha iyi oynuyor. Topu ayağından biraz daha çabuk çıkarıp gol paslarını biraz daha dikkatli verebilirse onun da seyrine doyulmaz.
Üçüncü artı Hakan Şükür... Etrafında kaç kişi olursa olsun eziyor. Öyle bir kafa hakimiyeti, gol paslarına dönüşünce Hakan da seyrine doyulmayan bir futbolcu oluyor.
Burada şunun altını bir daha çiziyoruz. Hakan'ın kafa hakimiyeti var demek, doldur-boşalt oynamak değil. G.Saray bir ara bunu yapmaya başladı. Yanlış...
Doldur-boşalt oyunu ile havadan pas vermeyi G.Saray futbolcuları artık öğrenmeli. Bunu söylerken hafiften eksilere girdik.
Eksiler Fatih Terim'le ilgili... Capone, 25. dakikada niye atıldı? O ana kadar Erzurumspor niye yığınla gol akını yaptı? Terim, rakibi ciddiye aldığı zaman 3-5-2 oynuyor. Küçümseyince de, inadım inat dörtlü çizgi savunmasına dönüyor... Bu savunmanın arkasına düşen de G.Saray'ın başına bela oluyor. Şimdi Ankara'da G.Birliği gibi bir rakip önünde Capone yok. Dileriz, aramazlar...
Ve Terim'in bir eksisi de Hakan'ın kaçırdığı gol... Kaleciyle karşı karşıya pozisyonda Hakan'ın atamadığı golleri hafta içinde ona yeterince gol şutu tekrarı yapttırmayan, her hafta en az 200-300 şut attırmayan Terim'e yazmaya devam edeceğiz.
Buna karşılık Capone oyundan atılır atılmaz Marcio'nun yerine Ergün'ü alması ve G.Saray'ı yeni bir oyun düzenine sokması alkışlanacak bir kenar yönetimi başarısıydı.