Dakika 41; Trabzonspor atağa çıkıyor. Rakibi az adamla yakalamış. Gol şansı da var. Fakat Yusuf anlaşılmaz bir hareketle rakibine tekme atarak oyundan atılıyor. Bu ne vurdumduymazlık nasıl bir sorumluluk anlayışı. Denizli gibi bir ekibe karşı takımını 10 kişi bırakmanın adı tek kelimeyle saygısızlıktır.
Denizli taş gibi bir ekip. Orta alan ve ilerde kaliteli oyunculara sahip. Sahayı çok iyi kullanıyorlar ve yardımlaşmaları üst düzeyde. Orta alandan Yusuf'un sürüklediği ataklarla gole yaklaştılar. Fakat son vuruşlarda aceleci ve yetersiz görüntüleri yüzünden ilk yarıda golü bulamadılar.
Trabzon kendi sahasında oynamasına rağmen hücumda bir türlü çoğalamadı. Hami'nin her iki kenardan adam eksilterek yaptığı hücum girişimlerinde önemli gol pozisyonları yakaladılar. Fakat Selahattin'in istenileni verememesi yüzünden gole ulaşmak ancak Hami'nin duran toplardaki becerisine kaldı.
Savunmada ilk toplara zamanlama yanlışlığı yüzünden oyundan çabuk düşüyorlar. Ve yine rakibin kenardan geldiği anlarda adam paylaşımı yetersizliği ön plana çıkmaya devam ediyor. Oliveira denen adama sayın Özyazıcı nasıl o kadar tahammül etti; anlamadım. Bu oyuncu dışarı çıkarken de Trabzon seyircisinin teknik adamını protesto etmesini de garipsedim.
İkinci yarıda 10 kişi kalan bir takımın böylesi ağır bir sahada fiziksel düşüş göstermesi doğaldır. Sakatların çokluğu ve yabancısız bir takımın kötü görüntüsü yadırganmamalı. 10 kişi kaldıktan sonra bile kendi yetenekleri ölçüsünde ortaya koydukları mücadele anlayışını da saygı ile karşılamak gerekir.