Bir yanda dondurucu soğuk, bir yanda koliler içinde bekleyen kazaklar, paltolar, ayakkabılar... Çadırkentlerden hep aynı feryat yükseliyor: "Bunca yardım var, biz yine donuyoruz. Nerede bu yardımda gönderilen giysiler?"
Kolilerde bekleyen giysilerle, çadırlarda donan depremzedeler arasında bir cılız ve ince bir köprü var. Bu köprü, karıncalar gibi sessiz, arı gibi hızlı, haftasonları gönüllü olarak çalışan gençlerden oluşuyor.
Deprem için kurulan Sivil Koordinasyon Merkezi'nin çağrısı ve organizasyonuyla karşılık almadan çalışan bu gençler gönderilen yardım malzemelerinin tasnifini yapıyorlar.
İzmit Endüstri Meslek ve Ticaret Lisesi'nin depremden zarar görmüş, camları kırık spor salonunda sabahtan akşama kadar çalışan bu gençlerin çoğu üniversiteli.
İşleri, İntertex Ana depodan gelen kolileri açıp, içinden çıkanları tasniflemek.
Kullanılabilir olarak ayrılan giysiler, kadın erkek ve çocuk diye ayrıca tasnifleniyor. Son olarak da paketleniyor.
Kolilerle çadırkentler arasındaki bu köprüyü oluşturanlar "Daha fazla insan, daha fazla gönüllü gerekiyor. Bu giysiler beklemesin, bir an önce o insanlara ulaşsın" çağrısı yapıyorlar.
Fügen ÜNAL ŞEN