|
|
'Kardeş'liği yanlış anladık
17 Ağustos depreminden sora başlatılan Kardeş Aile Kampanyası, "kardeş"liğin yanlış anlaşılmasından dolayı beklenilen sonuçları alamıyor. Çünkü herkes evini bir depremzede aile ile paylaşacağını sanıyor.
Yasemin K. ŞAHİNKAYA
Artık depremle yaşamaya alışmamız lazım" deniyor, deniyor da, depremle yaşamaya alışmadan önce depremi yaşayanlarla yaşamaya alışmamız gerektiği göz ardı ediliyor. Önce 17 Ağustos ve 12 Kasım depremini yaşayan ve maddi-manevi kayıplar yaşayan insanlara yardım elimizi uzatmamız, yaralarını sarmamız gerekiyor. Bunun için başlatılan Kardeş Aile Kampanyası, gerek topluma iyi ya da açık anlatılmaması, gerekse insanların kendi canının derdine düşmesi nedeniyle istenilen sonuçlara ulaşamıyor.
İLGİ GÖRMEDİ
Kardeş Aile olmayı, "tanımadığı bir başka (depremzede) aile ile aynı evde yaşamak" olarak algılanması, böyle bir şeyin zorluğu, maddi, manevi külfeti ve yaşanılan mekânların yetersizliğini ileri sürerek bu kampanyaya gereken ilgiyi gösterilmedi. Bürokratik işlemlerin göz korkutması da tabii cabası....
AYNI EVDE DEĞİL!
Söz konusu olan, depremzede bir aileyi evine alıp, hayatının sonuna kadar ya da en azından birkaç ay onunla birlikte yaşamak değil. Kampanya kapsamında yapılabilecekler, herkesin yapmak istediği, ferdi olarak yapmaya çalıştığı şeylerin bir düzen içinde, hakikaten tam olarak yerine ulaşmasını sağlayacak türden şeyler. Neler mi?
Depremzede bir çocuğun eğitim masraflarının karşılanması.
Bir aileye kira yardımı yapılması.
Yalnızca para yardımı yapılması.
Yıllık yiyecek masrafını üstlenme.
Kardeş aile çocuklarının aylık harçlıklarının üstlenilmesi.
İkinci bir ev varsa, onun kardeş aileye verilmesi.
Psikolojik destek verilmesi.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|