kapat

18.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net )


Global Köy'ün muhtarı

Global Köy'ün muhtarı bizim mahallede! Mahalle halkının tezahüratına bakılırsa, seçmemiş de olsalar bu muhtarı çok seviyorlar.

Depremzedelerin gözleri minnetle dolu. Anneler bebelerini onun kucağına vermek için birbiriyle yarışıyor. Milletvekillerimizin alkışlamaktan avuçları patlıyor. Sivil toplum kuruluşlarımız, "mahalle" yetkililerine bir türlü anlatamadıkları dertlerini ona anlatmak için fırsat kolluyor. İnanılır gibi değil ama, onun kendilerini daha iyi anlayacağını umuyor.

Doğrusu o da, karizmatik kişiliği, bonkörlüğü ve sevecenliği ile bu sevginin hakkını vermeye çalışıyor. Pırıl pırıl gülüşüyle, gülmeyi unutmuş bir toplumda umut ve zenginlik simgesi gibi dolaşıyor.

***

Her şey nasıl da hızlı değişiyor!
Daha bundan otuz yıl önce, limanlarımızdan kovmak için itip kaktığımız, üstlerine molotoflar attığımız "Çirkin Amerikalı" bu değil miydi? Ne oldu da böyle güzelleşti?

Bir zamanlar elini attığı her yerde kan ve gözyaşı üreten, "dünyayı komünizm öcüsünden korumak için" Vietnam'da koca bir halkı yok etmeye girişen arka bahçesinde darbe üstüne darbe tezgahlayan, en ufak bir demokrasi ve özgürlük talebini "komünistlerin fitnesi" olarak görüp boğmaya çalışan Sam Amca, ne oldu da böyle insan hakları ve demokrasi şampiyonu oluverdi?

Çünkü duvar yıkıldı.

Duvarın yıkılışı, yıllardır için için çürüyen bir sistemin son gümbürtüleriydi aslında. Berlin Duvarı'na inen balyoz darbeleriyle birlikte, sadece "sosyalist blok" değil, on yıllarca bütün dünya halklarına büyük acılar yaşatan iki kutuplu dünya şeması da tuz buz oldu.

Kutuplardan birinin yok olmasından sonra diğer kutup da eskisi gibi kalamazdı. Çünkü her şey zıddıyla birlikte var olabilirdi. Bir kutup, ancak karşıt kutbu varsa kutup olarak gücünü koruyabilirdi. Anti demokrasi, varlığını sürdürebilmek için daima "düşman"a ihtiyaç duyar; totaliter yapılar karşılarında başka totaliter yapılar olduğu zaman gücünü koruyabilirdi.

Tek kutup olarak kalan güç, eğer dünyanın liderliğine oynuyorsa, kutup olmaktan çıkıp kendini o dünyaya uyarlamak, o dünya ile barışık olmak, o dünyanın ortak paydası olan değerleri şahsında ortaya koymak, bir anlamda konsensusu temsil etmek zorundaydı. Geçmişte yaşanan nüfuz bölgeleri paylaşımında, rakibinin hegemonya alanlarında istikrarsızlığı, iç çatışmayı ve savaşı körükleyen süper güç artık değişmek zorundaydı. Düşmanını ekarte etmişti ve artık çıkarlarını korumak için istikrara, gelişmeye, demokrasiye ve özgürlüğe ihtiyacı vardı.

Globalizmi "yeni dünya faşizmi" ABD'yi de bu yeni faşizmin kalesi olarak görenlerin anlamadığı da buydu.

***

Daha önce de yazmıştım:
Bugün olup bitenleri bir anlamda dünya çapında bir "toprak reformu"na benzetebiliriz. Geniş halk kitlelerini, dünya arazisini parsellemiş olan "milli ağa"ların tahakkümünden kurtarıp özgürleştirecek bir büyük toprak reformu...

Sanki Avrupa'nın uluslaşma sürecinde yaşananlar bir başka boyutta tekrarlanıyor. O zaman feodal beylerin iktidarını yıkıp köylü kitlelerini vatandaş haline getiren milli devletler, şimdi daha üst bir irade, uluslararası bir irade tarafından yok ediliyor.

O zaman direnen feodalizmdi, şimdi milliyetçilik direniyor.

O zamanki feodal beylerin uluslaşma sürecine direnişi gibi, bugünün statükocu milliyetçileri de uluslararası iradeye direniyor.

Ama sonuçta bütün bu kavga dövüş içinde kazançlı çıkan "insan" oluyor. Önce köle, sonra serf, sonra vatandaş ve nihayet dünya insanı...

İnsan, her tarihi dönemden, bir cendereden daha kurtulup daha özgürleşmiş olarak çıkıyor.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır