Amerika Başkanı Clinton İzmit'te, depremzedeleri ziyaret ediyor. Şimdi lütfen Clinton'ın karşısındaki insanların yüzlerine, Amerikan Başkanı'na uzanan ellerine daha dikkatli bakın.
Onca acıyı yaşamış insanların yüzündeki umudu ve sevinci değerlendirmeye çalışın. Yaşlısı genci, kadını erkeği Amerika Başkanı'na "kurtarıcı" gibi bakıyor, adeta ondan yardım umuyor.
Yukarıdaki fotoğrafın bizim liderlerimizle çekilmiş bir eşini, bütün arşivi didik didik etmeme rağmen bulamadım, çünkü böyle bir fotoğraf çekilmemiş.
Bizim liderler Clinton gibi halkın arasına girememiş bile. Baktığım her kare fotoğrafta liderlerin yanında korumalar, resmi kişiler, bakanlar, genel müdürler var. Liderler halka uzaktan bakabiliyorlar, belki de aralarına girmekten korkuyorlar.
Bizim liderlerin bulunduğu karelerde tesadüfen görülen halkın yüzünde umut ve sevinç değil öfke, endişe, korku var. Çünkü biliyorlar ki bizim liderlerimiz acılı insanların arasına sorunları çözmek, onların yaralarını sarmak için değil de, tutulmayacak sözler vermek, reklâmlarını yapmak için gelirler.
Oysa dünyanın öteki ucundan gelen Clinton, bizim liderlere göre çok daha gerçekçi, umut verici ve samimi. Halk bu farkı anlıyor ve tüm sıkıntılarına rağmen Clinton'a ellerini uzatıyor.
Fotoğrafa bakarken içim sızlıyor, üzülüyorum. Kendi kendime "halkına bu kadar uzak, sadece kendini düşünen, basiretsiz yöneticileri nasıl oluyor da hâlâ başımızda tutuyoruz" diye hayıflanıyorum.
Bolu ve Düzce'de meydana gelen depremden sonra AKUT'un adı eskiye oranla daha az geçti. Sivil Savunma Teşkilatı, Zonguldaklı madencilerin kurtarma ekibi ADOK ve silahlı kuvvetlerin kurtarma ekipleri daha ön plana çıktı.
Oysa aynı bölgede AKUT gönüllüleri de vardı. Onlar yine fedakârca çalıştılar ve çok da can kurtardılar. Ama bu kez Sivil Savunma Teşkilatı, asker ve ADOK olay yerine daha çabuk ulaşmıştı ve basın da doğal olarak öncelikle onların çalışmalarını yansıttı.
Aslında bu olay AKUT'un, yani bir sivil toplum örgütünün başarısıdır. AKUT'un olağanüstü başarısı öylesine bir rekabet yarattı ki, öncelikle asıl işi kurtarma olan resmi kuruluşlar bile harekete geçti. Gölcük depreminde hemen organize olamayan Sivil Savunma Teşkilatı bu kez bütün gücüyle Düzce'ye koştu. Asker Gölcük'teki şoku yaşamadı. Maden işçileri ise zaten sessiz kahramanlardı, bu kez onlar da yaptıkları işi gösterme şansını buldular.
Halkın sevgilisi olan AKUT'u sivil toplum inisiyatifini harekete geçirdikleri için bir kez daha kutlamak istiyorum.