VEDAT Tek, Türk mimarisinin gelmiş geçmiş en yetkin ve saygın isimlerinden biri.. Bakımsız bırakmamıza rağmen İstanbul'u bugün de süsleyen yakın dönem mimari başyapıtlarından Sirkeci Postanesi, Moda İskelesi binaları ve Cemil Topuzlu Köşkü'nde Vedat Tek'in imzası var. Ankara'nın Çankaya tepesindeki minik bir bağ evini Atatürk'ün isteği üzerine Gazi Köşkü'ne, o dönüştürdü. Zaten birçok çalışması Atatürk'ün isteği doğrultusundadır.
ULUSAL Türk mimarisinin öncüsü ve hocası Vedat Tek, cafcaflı tarzlara daima karşı oldu. Osmanlı klasik döneminin taş, mermer ve çini ağırlıklı, sade örneklerini izlemeyi yeğledi. 1930'larda ağır basan "yenilikçi üslup"la barışamadı, Akademi'den emekli olup köşesine çekildi. 1942'de kaybettiğimiz ustanın şu değerlendirmelerine kulak verelim:
"ESKİDEN ekseriyetle bahçeli, yatık ve düz merdivenli, iki kattan ibaret olan İstanbul evleri, konforlu olmalarından başka, yüksek olmamaları ile dar sokakların hava ve güneş almalarına mani olmazlardı. Her veçhiyle muvafık olan bu tarz ikametgahların yerine hasis düşünceler, vukufsuzluk ve belediyenin lakaydisiyle, dar sokaklarda dar yüzlü, sefertası şeklinde, minare merdivenli, hiç konforu olmayan karanlık, rutubetli evler yapılmaya başlandı.
YAVAŞ yavaş bu gayrı sıhhi ve konforsuz evlerin kullanışsızlığını anlayan halk, bu evlerden kurtulmak için yeni yapılmaya başlanan apartmanlarda hususiyet ve mahremiyet olmamakla beraber, hizmetin kolay olmasından dolayı oturmayı tercih etti.
BU yeni binaların taksimatı ve tertibatında bazen asansör ve hizmet merdiveni bulunduğu halde, içinde oturacaklar konfor ve rahatı hiç düşünmemiştir. Konfor yalnız banyo, kalorifer, elektrik filandan ibaret değildir. Huzur ve emniyet, konforun asıl elemanlarıdır."
ÇAĞDAŞ Türk mimarisinin büyük öğretmeni Vedat Tek'in 1930'larda yaptığı bu değerlendirme bilmem yoruma ihtiyaç gösteriyor mu..
DEV gökdelenlerin, 15-20 katlı yap-satçı apartmanlarının kuşattığı İstanbul'da, özellikle Marmara depreminden sonra kendimizi, Vedat Tek'in kastettiği anlamda ne kadar "konfor içerisinde" hissedebiliyoruz?
KENDİ kendimize bunu sorup yanıtını sağduyunun sesiyle verdiğimiz zaman, Vedat Tek'e duyduğumuz saygı kat kat artacak.