20 Ocak'a kadar sürecek teklif toplama süreci pek çok büyük grubu heyecanlandırıyor. Kapalı kapılar ardında gruplar arasında geçen telefon trafiği, "İhaleye kaçtan teklif verelim" hesapları, yakın zamanda kulislere de sızmaya başlayacak. İhaleden kısa süre önce POAŞ ile ilgilenen bir grubun üst düzey temsilcisi ve ÖİB'den yetkililerle biraraya geldik. Sohbet esnasında laf döndü, dolaştı kaçınılmaz olarak POAŞ'ın yüzde 51 hissesinin 1 milyar 160 milyon dolardan satılan ilk ihale macerasına geldi.
En yüksek teklifi veren güvenlik gerekçesiyle atlanmış, ikinci gelen hiç bir şey söylenmeden geçilmiş ve ihale yanına sektörden temsilci aldığı için üçüncüye verilmişti. Sektörden temsilci ve dolayısıyla deneyim sahibi olmak, daha sonra Rekabet Kurulu'nun kararıyla ihalenin iptaline yol açmıştı.
Sohbet sırasında ihaleye ne teklif gidebileceğini ve POAŞ'ın borsadaki performansını konuşurken, grubun üst düzey yetkilisi eski günlere atıfta bulunarak ihalenin kimde kalacağını tespit etti:
"En yüksek teklifi kim verirse versin, farketmez. Biz stratejimizi üçüncü gelmek üzerine kurduk. Nasıl olsa ihale üçüncüye kalacak."