|
|
Depremin çilekeş kadınları
Depremin çilekeş kadınları yeniden 'dişi kuş' görevini üstlendiler. Yeni yuvalarını kurmaya çalışıyorlar şimdi
Birkaç saniye içinde değişti yaşamları... Sevdiklerinin acısıyla yanan yüreklerinden yükselen sesin şekillendirdiği yüzleriyle yansıdılar gazete sayfalarına... Gözyaşları hiç durmayacakmışcasına akıyor, enkaz altında kalan sevdiklerinin kurtarılması için yalvarıyorlardı.
Sonra kurudu gözpınarları. Mücadele zamanıydı. Enkazların başında nöbete durdu kimi. Saatler, günler boyu bekledi ölüsünü, dirisini...
Kimi, kadın olmanın, anne olmanın içgüdüsüyle sarıldı geride kalanlara. Kucaklarında bebekleri, çocuklarıyla saatler boyu dikildiler kuyruklarda. Bazen bir battaniye, bazen bir tas sıcak aş için...
Kimi, düne kadar keyif çattığı sıcacık konforlu evini geçmişe gömüp girişti leğende çamaşıra, sicim gibi akıtılan su altında bulaşığa...
ONURLU MÜCADELE
Bölgeyi sarıp sarmalayan o korku, endişe, çaresizlik, acı yumağında başlarını hep dik tutmayı başardı onlar. Depremin ilk şokuyla gazete sayfalarına yansıyan gözyaşlarının, yakarışların yerini "onurlu bir mücadele" aldı kısa zamanda. Artık yalnızca, çocukları soğuğa yenik düşüp ateşlendiğinde ya da bir şey isteyip de yerine getiremedikleri zaman ağlıyor onlar. Bir de kaybettikleri sevdiklerine... Ama kimselere fark ettirmeden, sessizce... Yüreklerine taş basarak...
Recai KÖMÜR (SHA)
Torununu kurtarmak için kendini yaktı
ŞÜKRİYE Teyze Kaynaşlı'da, ipincecik naylon çadırın ucuna ilişmiş. İki eli ve iki ayağı sargı bezleriyle sarılı. Yüzü yanık. Yaşadığı şok nedeniyle pek konuşamıyor, şaşkın şaşkın izliyor yoldan geçenleri. Şükriye Teyze evinde, torunu Merve ile otururken yakalanmış depreme. Ev sallanmış sonra da durmuş. Ama bu kez de tüp patlamış. Alev alev yanan tüpten sevgili torununu korumak için atmış kendisini alevlerin üstüne. Kurtarmış torununu. Sonra yardıma gelenler onları dışarı çıkarmış.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|