kapat

16.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Deprem ekonomisi-2
17 Ağustos depremi sonrası talepte yaşanan durgunluk 12 Kasım'da ikinci kez başgösterdi. Alış-verişler durgun. İstanbul'un güneyi gözden düştü. Yeşilköy-Yeşilyurt kuzeye göçüyor. Marketler düdük, çadır, çekiç satıyor

17 Ağustos depremi ile az katlı binalara ve İstanbul'un kuzeyine yönelen; marketlerde çadır, çekiç, fener bırakmayan İstanbullu, 12 Kasım'a "deneyim kazanmış" olarak tepki verdi. İzmit depreminin etkilerini üzerinden yeni yeni atmaya başlarken Düzce depremi ile karşılaşılması, bu kez Marmara Denizi'nde deprem riskini artırırken, İstanbul'da da göç başlattı. Kentin Marmara Denizi kıyılarından Kuzey'e doğru yöneliş hızlandı. Kadıköy kıyıları ile Yeşilköy, Avcılar'dan kaçış dikkat çekici boyutlara vardı. Deprem korkusu aynı zamanda deprem güvenliğini de yeniden gündeme getirdi. Sadece Bauhaus'ta, günde 2 adet satılan ve içinde sırt çantası, 4 kişilik çadır, 2 uyku tulumu, 2 matara, ilkyardım seti, ışıldak, 2 maske, 2 yağmurluk, 2 düdük, 2 çift eldiven, çakı, el feneri ve 2 pil bulunan 60 milyon lira değerindeki doğal afet çantası, 12 Kasım'ın ardından bir günde 32 adet satılarak tükendi.

TALEPTE DURGUNLUK
SABAH Ekonomi Servisi olarak İstanbul'un çarşı-pazarında, emlak piyasasında talebin nasıl yeniden şekillendiğini gözlemledik. 12 Kasım depreminden sonra İstanbul'a yönelik tehdidi daha ciddi algılayan vatandaşın ilk tepkisi, riskli bölgeden ya da konuttan uzaklaşarak, az katlı ya da İstanbul'un kuzeyindeki konutlara yönelmek şeklinde oldu. Marmara Depremi'nde birçok konutun çatladığı ve boşaltıldığı Yeşilköy ve Yeşilyurt'ta boşaltılan dairelerin sayısı bir anda arttı. Bu bölge özellikle az katlı villakentler ile kuzeye yönelirken Ataköy'den de kaçış başladı. Turyap Genel Müdürü Azmi Sarıbay, konut satın almak isteyen ile satmak isteyen arasındaki oranın bir anda değiştiğini belirterek, "Satmak isteyen 10 ise almak isteyen 1 kişi. Şu anda Yeşilköy'de iki katlı bile olsa bir ev satabilmek imkansız. Konut alımına yönelik talebin bundan böyle daha kesin ve net olarak güvenli bölge ve yapılar ile villalara yönelmesi kaçınılmaz. Satın alma talebinden çok kiralık talebinde bir artış bekliyoruz" dedi.

İstanbul'un en pahalı semtlerinden biri olan, yüksek yapılaşmaya izin verilmemesi nedeniyle de konut arzı hızla artmayan Yeşilköy-Yeşilyurt bölgesi, bir anda semtler arasında ikinci lige düştü. Bölgede "satılık-kiralık"ların sayısı yaklaşık yüzde 50'ye ulaştı.

ÇADIR-TULUM KALMADI
Dün bölgede yaptığımız gözlemlerde de birçok dairenin boş olduğunu, üstelik henüz camına bir duyuru asılamayacak kadar da yeni boşaltıldığını gözlemledik. Bir zamanlar sadece üst gelir düzeyinin oturabildiği semte yönelik talep fiyatların düşmesine rağmen bir anda durdu.

17 Ağustos sonrasında günlük çadır satışı 70'e ulaşan Yapı Market Bauhaus'un stoklarında çadır kalmadı. Bauhaus Genel Müdürü Erol Yelmer, eskiden özellikle hafta sonlarında ev dekorasyon ürünleri ve çiçek reyonunun büyük ilgi gördüğünü, ancak deprem psikolojisiyle bu tür taleplerin neredeyse durduğunu söyledi. Erol Yelmer, talebin arttığı ürünleri şöyle sıraladı: "Kompresör, jeneratör, delici ve kırıcı makinalar, balyoz, çekiç, kazma, kürek, çadır, uyku tulumu, matara, sırt çantası, el feneri, pil."

'İkinci şoku çok çabuk atlatmak gerek'
ÜNLÜ psikolog ve danışman Zuhal Baltaş, deprem sonrası insanların para harcama tutumlarının değişme eğilimine girebileceğini söyledi. "Olası bir deprem sonrası nakit paraya ihtiyaç duyulması, insanların hemen paraya dönebilecek yatırımlara gitmesine neden oldu" diyen Baltaş, şöyle devam etti: "Çünkü insan parasına çabuk ulaşabileceğini düşünerek rahatlar. Afet, birtakım psikolojik bozuklukları da beraberinde getirdi. Birçok insanda, uyku düzeninin bozulması, yarın korkusu gibi sorunlar başgösterdi. Deprem sonrası yaşanan şok, işin birinci safhasıdır. Bundan sonraki ikinci safha çok önemlidir. İnsan burada düşüncelerini dengeler. Yastaki insanın hayatını garantiye alma süresi uzarsa, ciddi sorunlar çıkabiliyor. Bu yüzden ikincil safhanın acil giderilmesi lazım. Bunu da devlet yapacak."

İYİNİYETİ SUİSTİMAL
İkincil safhanın uzamasının,çalışanlarda toplumun beklentilerinden faydalanma güdüsünü ortaya çıkardığını da vurgulayan Baltaş, şunları söyledi: "Örneğin insanlar, işe geç gitmenin ya da hiç gitmemeye daha toleranslı yaklaşılması nedeniyle bazı olumsuz yönlere gidebiliyor. Çalışma verimleri düşüyor. Bu yüzden insanların biran önce kendi çabalarıyla sürdürecekleri bir yaşama dönmeleri gerekiyor. Şirketler çalışanlarının motivasyonunu sağlayabilmek için programlar geliştirmeli. Kısa vadede yatırım planlayan bir insan, deprem yüzünden tereddüt edebilir. Ama hayatın sürmekte olduğunu ve Türkiye'nin böyle yaşaması gerektiğini bilmeliyiz.

Halk sigortaya yöneldi
Leon Başal: (Sigortacı)

"Cuma günkü depremden sonra deprem konut sigortasında bir artış oldu. Aynı şekilde insanlar arabalarına da deprem sigortası yaptırmaya başladılar. Deprem korkusuyla bizim işlerimiz arttı diyebilirim."

Gökhan Gündoğdu: (Kuyumcu)

"İnsanlar biraz olsun altınlarını ellerinden çıkarmaya başladı. Biraz evvel birisi, deprem korkusu dolayısıyla altınlarını elinden çıkardı."

Ali Bağcı: (Manav)

"Biraz tuhaf ama satışlarım yüzde 20 arttı. İnsanlar son depremden sonra gıda tüketimine daha fazla yöneldiler."

Metin Pak: (Döviz Bürosu)

"Döviz alımı arttı. Ama bunun maaşlar nedeniyle mi yoksa deprem korkusu yüzünden mi olduğunu tam kestiremiyorum. Yalnız benim gördüğüm kadarıyla dayanıklı tüketim mallarına talep azaldı."

Necla Gönüllü: (Emekli Bankacı)

"Alacaklarımı erteledim. Bir anda herşey yok olur diye düşünüyorum. Paramı bankadan çekmeyeceğim. Hatta aksine değerli ziynetlerimi de bankaya yatırdım."

Necmettin Yerlikaya: (Beyaz Eşya)

"Açıkçası çok etkilendik. İnsanlar, "Hele bir deprem geçsin o zaman evimize yatırım yaparız" demeye başladı. Sanırım bu biraz daha böyle devam edecek."

Bülent Özkan: (Lokantacı)

"Cuma gününden bu yana işlerimiz yüzde 30 azaldı. Vatandaş parayı cebinde tutmak istiyor."

Sümer Oral: Deprem vergisi kaçınılmaz oldu
Malİye Bakanı Sümer Oral, Marmara Depremi'nin yaraları sarılmadan Düzce Depremi'nin yaşanmasının Türkiye için büyük şansızlık olduğunu söyledi. Oral, ikinci depremden sonra Deprem Vergisi'nin kaçınılmaz hale geldiğini belirterek, verginin ay sonuna kadar yetişeceğini açıkladı. Başbakan Ecevit'in bu düzenlemenin gerekli olduğunu liderler zirvesinden sonra ifade ettiğini belirten Oral, deprem vergisindeki bazı oranların indirilmesine yönelik tartışmalar konusunda da "Bu konu parlamentonun iradesine bağlı. Ancak biz gönderdiğimiz tasarının son deprem felaketinden sonra da gerekli olduğunu düşünüyoruz. KDV artışının şartları da hükümette görüşülmesi gereken meselelerden biri" dedi. Oral, Bolu ve ilçeleri için vergi ertelemesi kararı alındığını belirtti ve "Bütün zor koşullara rağmen, enflasyonu indirme programını uygulamak zorundayız. ABD Başkanı Clinton bile kendi ülkesinde enflasyonu aşağıya çekmekten sözediyor" dedi. Oral, vergi kimlik numarasının bankacılık işlemlerine yansıtılmasıyla ilgili takvimin Aralık ayından sonra işleyebileceğini vurguladı.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır