Yok kadınlarda niye tecavüz kabusu varmış, yok durup dururken kadınlar neden tecavüzden korkarmış, yok aslında kadınlarda tecavüz fantezisi varmış..
Karşı çıkınca da okuduğunu anlamama söylemi. Özür dilemesi gereken birisi varsa, o da Hıncal Uluç. Mahkeme kararını destekliyor mu, desteklemiyor mu? Böyle bir kararı savunuyor mu, savunmuyor mu?
Bugüne kadar tecavüz olaylarında hep kadın tecavüze uğradığını ispat etmek zorunda kaldı. Oysa erkek, etmediğini ispat için uğraşmalı. Kadının giyimi, tavrı, kim olup olmadığının davayla hiçbir ilgisi olmamalı.
Kadın adamı sevmiş, adamdan hoşlanmış, onunla sevişmeyi istemiş olabilir. Hıncal'ın deyimiyle geçip arabanın arkasına pantolonunu kendi isteğiyle çıkarıp, sonradan vazgeçmiş olabilir. Başta istedi diye sonra da istemesi mi gerekir? Fikir değiştiremez mi? Bir anda, adamın bir bakışı, bir sözü, bir davranışı nedeniyle sevişmek isteğini yitiremez mi? Bu durumda erkeğin tecavüz etmesi mi gerekir? Bu nedenle erkek tecavüz ederse, kadını haksız, adam haklı mı olur?
Buna da şu yanıtı veriyor Hıncal gibi düşünen erkekler; Erkek tahrik olmuş ne yapsın? Bir erkek tahrik olunca ille sonunu getirmek zorunda mı? Getirmese ölür mü? Getirmeyener ölüyor mu? Bu kadar iradesiz, bu kadar iffetsiz mi erkekler? Sanki bunun başka çözümü yok! Çözümü ille de tecavüz etmek!
Sanırsınız ki, erkekler hiç fikir değiştirmiyorlar. Birkaç dakika önce sevişmek isteyip de sonradan vazgeçmiyorlar. Başta ereksiyon olup da sonradan heyecanını kaybeden erkek hiç yok! O durumda kadınlar da hemen saldırıya geçiyor, ille de bitir bu işi diye!
Erkekler fikir değiştirebilir, kadınlar değiştiremez! Değiştirirlerse tecavüzü hak ederler ama adı tecavüz olmaz!
Kısacası diyorlar ki; bir kere istediysen sonuçlarına katlan. İşte sırf bu nedenle, Hıncal bütün kadınlardan özür dilemeli...