kapat

14.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net )


Elimizden kurtulamayacak!

Doğanın yasaları acımasızca sürdürüyor hükmünü. Yerin yedi kat dibinde 15 milyon yıldır sürüp giden o menhus sıkışma sonucu biriken büyük enerji bir kez daha patladı yeryüzünde ve ayaklarımızın altındaki toprağı bir kez daha yırttı. Düzce ve Bolu bu yırtılmanın şiddetiyle sarsıldı.

Yine yüzlerce bina enkazı... Yine yüzlerce ölü... Yine bütün Türkiye'de acı ve gözyaşı...

* * *

17 Ağustos'tan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak demiştik hep.

Gerçekten de bu defa hiçbir şey eskisi gibi görünmüyor.

Ekranlar yine acıdan kavrulan insanların görüntüleriyle dolup taşıyor. İnsanlar yine enkaz başında çırpınıyor, yine insan enkazları çıkıyor bina enkazlarının altından.

Ama Düzce ve Bolu'dan ulaşan haberler, 17 Ağustos felaketinden herkesin belli bir ders çıkardığını ortaya koyuyor.

Artık daha tecrübeliyiz.
Geçen defa ilk iki gün ortada görünmeyen devlet, bu kez depremden yarım saat sonra ulaştı bölgeye.

17 Ağustos'ta esamesi okunmayan, depremin üçüncü gününde bile hâlâ "tatilden dönemeyen" sivil savunma ekipleri çoktan işbaşı yaptılar.

Askerler daha ilk andan itibaren yola koyuldu. Depremin üstünden birkaç saat geçmemişti ki, deprem bölgesinin üzerinde askeri helikopterler uçuyor, Mehmetçikler enkaz altında bekleşenleri gün ışığına çıkarmak için uğraşıyor, askeri araç konvoyları, ambulanslar Düzce-Bolu yolunda ilerliyordu.

Düzce Hastanesi iki saat içinde toparlanıp yaraları sarmaya başlamıştı.

Zonguldaklı maden işçileri sabahı beklemeden deprem bölgesine doğru yola çıktı.

Dünyanın dört bir yanından yabancı kurtarma ekipleri depremin üstünden birkaç saat geçmeden uçaklara atladılar. Bu defa hiçbir yetkili "Hele durun bakalım, gerekirse biz çağırırız" deme gafletinde bulunmadı.

Sivil Koordinasyon Merkezi yardım bekleyenlerle yardım etmek isteyenleri buluşturmak için hiç vakit kaybetmeden harekete geçti. Sivil toplum örgütleri de geçen defadan çok daha tecrübeli ve bilinçli.

AKUT bu defa daha geniş imkanlar ve daha büyük bir kadroyla kolları sıvadı.

Kızılay bile başka bir Kızılay bu defa. Daha ilk geceden, delik deşik çadırlar yerine kış çadırlarını kurmaya başladı.

Açıkça görülüyor ki, şu anda Bolu'da ya da Düzce'de enkaz altında hayata dönmeyi bekleyenler, 17 Ağustos'un kurbanlarından çok daha şanslı.

Şükürler olsun! Galiba bu defa onlara ihanet etmeyeceğiz. O korkunç bekleyişlerini boşa çıkarmayacağız.

***

Depremin şaşmaz saati işliyor. Ama ne yazık ki bizler o saatin tiktaklarını duyamıyoruz. Onu sadece doğa ana biliyor ve büyük bir kıskançlıkla gizliyor.

Doğa ana bize sır vermemeye çalışıyor ama, biz de az çetin ceviz değiliz. O hayati sırrı, o kırılmanın anını keşfedebilmek için büyük bir inatla ve bitmek tükenmek bilmeyen bir sabırla uğraşıyoruz. Ve o müthiş sıkışmanın, o büyük enerji birikiminin bilgisini parça parça ele geçiriyoruz. Hatırlayın, Düzce ve Bolu'nun kötü kaderi, 48 saat önce MTA'nın raporuyla dökülmüştü yazıya. Depremden tam 24 saat önce, Işıkara elindeki değnekle, şu anda bir felakete dönüşmüş bulunan sismik boşluğa işaret ediyordu.

Eminim ki, on yıl değilse yirmi yılda, yirmi yıl değilse otuz yılda, ayaklarımızın altında ağır ağır büyüyen bu felaketin sırrına ulaşacağız.

O ne kadar ketum olursa olsun, bu büyük sırrı doğadan söke söke alacağız.

En büyük avantajımız hızımız.

Doğa çok yavaş, biz ise çok hızlıyız... Düşünün ki, o dev levha milim milim kımıldıyor altımızda. Biz ise başdöndürücü bir hızla ilerliyoruz onun sırlarına doğru.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır