|
|
ALİ ŞEN(alisen@sabah.com.tr
)
|
  
Çevik Bir'in beklentisi yok
Ünlü de olsalar generallerimiz, emekli olunca pek dinleyici bulamazlar. Çevik Paşa öyle değil. Pek çok ciddi kuruluş Paşa'yı dinlemek istiyor. Son Amerika seyahati herkesin ilgisini çekti. Amerika'da önemli yerlerde konuşmalar yaptı.
Çevik Paşa ile sohbet edip, onu yakından tanıma imkanı bulanlar ona hayran oluyorlar. Çok karizmatik bir insan. Kültürlü, bilgili, dolu bir kişi. Ünlü de olsalar generallerimiz, emekli olunca pek dinleyici bulamazlar. Çevik Paşa öyle değil. Pek çok ciddi kuruluş Paşa'yı dinlemek istiyor. Son Amerika seyahati herkesin ilgisini çekti. Amerika'da önemli yerlerde konuşmalar yaptı. Türkiye'den kimseye verilmeyen "Uluslararası Lider Ödülü" Çevik Paşa'ya verildi. Avrupa Müttefik Komutanı Clark'ın yerine gelecek, Amerikan Genelkurmay 2. Başkanı Ralston ve kırka yakın Pentagon üst düzey görevlisi, törende Çevik Paşa'yı ilgiyle dinlediler.
BAŞARI KISKANILIYOR
Amerika'yı çok iyi bilen Savaş Süzal ile konuştum. "Çevik Paşa'ya gösterilen ilgiyi Amerika, hiçbir Türk devlet adamına göstermedi" dedi.
Türkiye'yi çok iyi anlatan, bölgedeki önemini Amerikalılar'a sebepleriyle izah eden Çevik Paşaya, Türk düşmanı Ledsky'in yönelttiği "Türk ordusu Rusya'yı tehdit ediyor" sorusu herkesi güldürürken, bu kez "Türk ordusu Türk halkını tehdit ediyor" tarzında ahlaksızca ve provokatif sorular sorabiliyor. Bu insanlarla, Washington'da hangi insanlarımız kol kola giriyor? Bunlar kime hizmet ediyorlar? Kutan ile Amerika'ya giden Nazlı Ilıcak ile konuştum. Çevik Paşa'ya sorulan bu ahlaksız soruları duymuş ve yazmış. Ancak, Paşa'nın verdiği cevapları yazmamış.
Başarılı insanlar yakın çevreleri tarafından dahi ne yazık ki kıskanılıyor. Başarılı insan kaynaklarımız kıt. Olanların ve çıkanların da anlamsız kıskançlıklarla önünü kesmeyelim. Çevik Paşa'nın hiçbir beklentisi yok. Ancak Türk halkının, Çevik Bir gibi başarılı insanlardan beklentileri var.
Yalta'dan, Berlin ve Kosova'ya
Doğu Alman Komünist lider Ulbricht'in 1961 yılında yaptırdığı Berlin duvarının yıkılışından bu yana on yıl geçti.
Roosevelt, Churchill ve Stalin 1945 yılının Şubat ayında Yalta'da Avrupa'yı paylaşmışlar. Almanya'da savaş bittikten sonra nasıl bir Almanya olacağının ise kararını bir türlü veremediler. Stalin'in Kızıl Ordusu, Balkanlar dahil, Avrupa'nın doğusunu Naziler'den kurtarırken, kalıcı olmaya karar vermişler. Stalin, Almanya'nın bölünmesine karşıydı. Demokratik seçimlerle, Birleşik Almanya'da Komünist Partisi'nin iktidara gelmesini istiyordu. Öyle olmadı. Batılılar, Almanya'da kendi bölgelerini kurarken Stalin, Ulbricht'e, Doğu Almanya devletini kurdurmuştu bile.
KOSOVA'NIN KADERİ
Stalin'in desteğiyle 25 Haziran 1950'de, Kuzey Kore'nin komünist diktatörü Kim İl Sung, Güney Kore'yi işgal etmeye kalktı. Ulbricht, bunu örnek alarak Stalin'in de desteğiyle, Berlin'i açık şehir yapmak istedi. Aslında Almanya'nın bölünmesinin Sovyet menfaatlerine ters olduğunu gören Stalin'in arzusu yerine gelmemişti. Koreli diktatör Sung, yalnız Kore'yi değil Avrupa haritasını da değiştirmişti. Adenauver'in, De Gaulle ile olan dostluğu Almanya'yı güçlü bir devlet haline getirdi. Bu büyük Alman lider, müttefikleri Almanya'dan gönderdi. 1948 yılında, NATO'nun kuruluşundan evvel -WEU- Batı Avrupa Birliği adında Birleşik Avrupa Ordusu kurulmak istendi. Yine daha sonra da Adenauver ve De Gaulle girişimleriyle -EDC- Avrupa Savunma Birliği kurulması istendi.
Adenauver- De Gaulle dostluğu bugünkü Avrupa Birliği'nin temelini atmıştır. Fransız ekonomist Jean Monnet AB'nin mimarıdır. Avrupalılar şimdi, -WEU- Avrupa Güvenlik Sistemi kurmak istiyorlar. AB'ye üye olmayan Türkiye bu sistemin içinde olmayacaktır. Ülkemizi yönetenler gelecek olan bu büyük tehlikeyi dikkatle izlesinler.
Şimdi Kosova'da, 2. Dünya Savaşı sonrasında Almanya'da olanlar oluyor. Bu kez küçük Kosova beşe bölündü. Amerikalılar, Almanlar, İngilizler, Fransızlar ve İtalyanlar kendi bölgelerinde havaalanlarını yapmaya başladılar bile. Kosovalılar, Amerikalılar'a ne zaman gideceklerini sorduklarında: "Osmanlı'dan bir gün fazla burada kalacağız" diyorlar. Almanlar, 50 yılda yeniden bütünleşirken, Kosova'da birlik için, galiba bir yüzyıl geçecek. Kosova krizinden önce yazdıklarım doğru çıktı. Batılıların menfaati, Kosova'yı, Kosovalılar'a vermedi.
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|