kapat

14.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Deprem senaryosu (1)
DEPREM senaryosu, öyle korku filmi senaryosu gibi soyut bir şey değil. Kısa adı TÜBİTAK olan Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu'nun yayınladığı "Bilim ve Teknik" dergisinin Kasım sayısındaki "İstanbul'da olası depreme hazırlık/Deprem senaryoları"başlıklı uzun ve ayrıntılı bilimsel makalede deprem senaryosu şöyle izah ediliyor:

"KENTLERDE meydana gelebilecek deprem zararlarını azaltmanın iki temel koşulu; yeni yapılacak yapıların mevcut deprem riskini arttırmamasını sağlamak ve nevcut deprem riskinin azaltılması yönünde önlemler almaktır. Bu koşullardan ilkinin uygulanması için deprem etkilerini gözönüne alacak biçimde düzenlenmiş arazi kullanım planlarının hazırlanması, tüm yapı ve şebekelerin depreme dayanıklı biçimde projelendirilip kurulması gerekir.

İKİNCİ koşulun sağlanması için ise deprem direnci zayıf yapı ve şebekelerin güçlendirilmesi ve acil durum plan ve programlarının hazırlanarak uygulamaya konması şarttır.

MEVCUT yapı ve şebekelerin güçlendirilmesi konusunda öncelik, sosyo-ekonomik yaşamın devamı için depremin ardından ayakta kalması gerekli haberleşme, ulaşım, asayiş ve sağlık gibi fonksiyonlara verilmelidir. Bu öncelik ve gerekliliklerin rasyonel bir biçimde belirlenmesi de ancak, deprem senaryoları ile sağlanabilir."

GÖRÜLDÜĞÜ gibi deprem senaryosu tamamen bilimsel bir kavram. İstanbul açısından deprem senaryosunun hayati önemini, şu satırlar açıkça vurguluyor:

"NÜFUS ve endüstri şiddetli depremlere yatkın bir bölgede yoğunlaşmışsa, tek bir deprem bile, ulusal teknik ve ekonomik olanakların önemli kısmını yok edebilir. Türkiye'nin endüstriyel ve sosyo-ekonomik etkinliklerinin büyük kısmının yerleşik olduğu İstanbul ve Adapazarı arasındaki kıyı bantı, ne yazık ki böyle bir bölge olmaya adaydır."

İSTANBUL için hazırlanmış deprem senaryosunun gösterdiği ortalama sonuçlar da yazıda, "mikrobölgelendirme" ve "hasargörebilirlik" anabaşlıkları altında anlatılıyor. Konu tatsız da olsa, izninizle yarın devam edeceğim.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır