kapat

14.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

İstanbul Clinton'a hazırlanıyor
İstanbul yine görücüye çıkıyor. "Bin kocadan arta kalan bakire" yeniden allanıp pullanıp bu kez dünya liderlerinin karşısına çıkacak.

Çoğu yepyeni, büyük bölümü Osmanlı egemen iken ve İstanbul payitaht iken ortada bile olmayan ülkelerin başkanları, çirkinleştirmeyi birtürlü yeterince başaramadığımız bu güzel kentin büyüsüne kapılmaya geliyorlar. Tıpkı çocukluğundan beri adını duydukları geçkin, ama hala güzel bir yosmayı elde etmeyi deneyen sonradan görme yeniyetmeler gibi...

Ve biz, bu kente gerçekten gönül vermiş olup onun macerasını yıllardır izleyenler eski bir filmi izler gibi olup bitenlere bakıyoruz.

Öncelikle liderleri bu kez TEM'den değil de sahil yolundan getirip götürmeyi düşünen organizasyona şapka çıkarıyoruz. Turist kazıklama peşindeki taksi şoförü mantığıyla her geleni TEM denen belanın ve çirkinliğin içine salan ve en son hatırladığımız kadarıyla Alman Dışişleri Bakanı Kinkel'e bu yolda cehennem azabı yaşatan zihniyet bu kez hortlamadı. Ve liderler İstanbul'a gelişin en ideal güzergahı olan sahil yolundan gelip gidecekler. Bravo...

Her yer elden geçiyor, cila yapılıyor, makyaj tazeleniyor. Yeni bir HABİTAT olayı yaşıyoruz. Aslında buna karşı da değiliz. Kendi adıma bu kentin altyapı kadar makyaja da ihtiyacı olduğuna hep inandım. Ve HABİTAT'ın kimi nimetleri, kaldırımlardan Nişantaş'ın ışıklandırılmasına, hala kent hayatına hizmet veriyor.

Ama bunları yapmak için illa da Clinton'un gelmesi mi gerekiyordu? Örneğin Barbaros Bulvarı'ndan inerken ortadaki koca yeşil refüj alanının tarlaya dönmüş olması ve şimdi alel-acele çimlendirilmeye çalışılması, Beşiktaş Belediyesi'ne onur mu kazandırıyor?

Kentin en gözde yerlerini işgal eden o iğrenç reklam panolarının (umarım bundan da iğrenç olan o bez reklam veya duyurulara da sıra gelir) ancak dünya liderleri için kaldırılması bu kentin halkına bir hakaret değil mi? "Senin için farketmez, ama Batılı'ya ayıp oluyor" hikayesi...

Her neyse... İstanbul yeniden görücüye çıkıyor. Hem de bu kez en zengin ailelere, en paralı burjuvalara...

Umarım makyajın altından çirkinlikler fazla sırıtmaz, umarım yabancıları tavlamasını becerir de kente turist, Türkiye'ye de yardım yağar.

Hadi görelim seni İstanbul... Sen daha neler gördün, ne vartalar atlattın... Bunu da atlatacağına ve başta Clinton tüm liderleri karşında ayran budalasına çevireceğine hiç kuşkumuz yok.

Borusan'dan ilginç sergi
Kültür alanında şaha kalkan ve kentimize yepyeni bir orkestra kazandıran Borusan'ın Beyoğlu'ndaki galerisinde İstanbul Gidiş-Dönüş 2 adlı bir sergi var. İstanbul'la Paris, Berlin, Viyana ve New York arasında sürpriz bağlantılar kuran sergi, özellikle kent kültürünü sevenler tarafından 11 Aralık'a dek gezilebilir.

(Tel: 292 06 55)


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır