Devlet bu kez akıllanmış
Marmara depreminden tecrübe kazanıldığı Düzce depremiyle ortaya çıktı. Felaket bölgesine anında müdahale edilirken, Kızılay bile sabah çorba dağıttı 17 Ağustos depreminden sonra günlerce hasar raporu veremeyen Başbakanlık Kriz Merkezi dün öğle saatlerinde ölü ve yaralılarla ilgili rapor açıkladı
17 AĞUSTOS'TA meydana gelen Körfez Depremi'nde sınıfta kalan "devlet", bu kez hızı ve koordinasyonuyla olumlu puan aldı. Merkez üssü Düzce olan depremin yarattığı şokun hemen ardından, Başbakanlık ve ilgili bakanlıklarda kriz yönetim merkezleri oluşturuldu. Ankara'nın koordinesinde il kriz merkezleri devreye sokuldu ve Kaynaşlı dışındaki afet bölgelerine ilk iki saatte kurtarma ekipleri ile yardım ulaştırıldı. Körfez depreminde ilk üç gün afetzedelere çadır, battaniye, sıcak yemek gibi en temel ihtiyaçları ulaştırmayan ve bunun diyetini "yönetim kurulunun istifasıyla" ödeyen Kızılay bile, Düzce depreminde "hızır" gibi yetişti. Kızılay depremzedelere kahvaltı verdi.
İlk depremde günlerce, meydana gelen hasar, can kaybı, yaralıların durumu konusunda net açıklama yapamayan Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi, Düzce depreminin üzerinden 24 saat geçmeden, afet bölgesindeki son durum ve yapılan çalışmaları dakika dakika gösteren kapsamlı bir raporu kamuoyuna açıkladı.
Ne değişmemiş?
Yüksek rakımlı Bolu-Düzce-Kaynaşlı'da havanın çok soğuk olmasına rağmen kışlık çadırların bölgeye anında gelmemesi depremzedeleri mağdur etti.
Depremin akşam karanlığında olması kurtarma çalışmalarında kargaşaya yol açtı. Doğan kargaşa sonucu göçük altındaki pek çok insana ulaşılamadı.
Kurtarma çalışmaları sırasında ekipman yetersizliği depremzedelerin isyan etmesine yol açtı. Çocuğu göçük altında olan bir baba, ambülanslarda oksijen tüpü olmadığını, kurtarma ekiplerinin elinde bir murç bile olmadığını haykırdı.
Depremden en etkilenmemesi gereken binalardan biri olan itfaiye binasının yıkılması ve itfaiye erlerinin göçük altında kalması nedeniyle bölgede çıkan yangınların söndürülmesi uzun sürdü. Birçok insan yanarak ya da dumandan boğularak yaşamlarını yitirdi.
Depremin hemen ertesi sabahında toplu mezarlar için çukurlar açıldı ve defin işlemleri başladı. Facianın 17 Ağustos'taki kadar büyük olmaması, havanında ölülerin kokmasını engelleyecek kadar soğuk olmasına rağmen yapılan bu işlem kafalarda soru işaretleri doğurdu.
Ne değişmiş?
Emniyet ve Karayolları Genel Müdürlükleri'nin birlikte çalışması sonucu depremin hemen akabinde karayollarında tıkanmaların önüne geçildi. Trafik polisleri, Orta ve Doğu Anadolu'dan İstanbul'a seyreden araçları Eskişehir-Bilecik-Adapazarı istikametine sevk edince İstanbul-Düzce-Bolu ve Ankara-Bolu Düzce yönünde trafik akışı sağlandı.
Başbakanlık, kurduğu özel hatla tüm valilerle telefon bağlantısı sağladı. Kriz merkezi Bolu Valisi Nusret Miroğlu'ndan dakika dakika bilgi aldı. Emniyet Genel Müdürlüğü de özel hattı sayesinde Bolu ve Düzce emniyet müdürlerinden bilgi aldı.
Ordu gece görüşü olan Skorsky helikopterlerini bölgeye sevk ederek İstanbul, Ankara ve Eskişehir'e gece boyunca yaralı taşıdı.
Emniyet, İstanbul ve Ankara'dan asayiş dairesi, özel hareket ve çevik kuvvete bağlı çok sayıda polisi deprem bölgesinde görevlendirdi.
Su ve kanalizasyon şebekelerinde ağır hasar olmaması, deprem bölgesinde ilerleyen günlerde ortaya çıkacak sağlık sorunlarının önünü kesti. Elektirik, muhtemel yangınların çıkmaması için bir gün daha olmayacak.
17 Ağustos depreminde orta derecede hasar görmüş binaların tamamen terkedilmiş olması facianın boyutların önemli ölçüde küçülttü.
Karayolları Genel Müdürlüğü, Bolu Dağı'nda heyelanda yok olan yolun onarımı için bölgeye 53 araç gönderdi. Yolun 2-3 gün içinde trafiğe açılması planlanıyor.
Kızılay, dün sabah depremzedelere kahvaltı verirken, kısa vadede doğacak yiyecek sorununun önüne geçti.
Düzce Depremi'nde bu kez yalnızca AKUT gönüllüleri değil, sivil savunma ekipleri, Zonguldak'tan intikal eden madenciler ve askerler de canlı kurtarma çalışmaları sırasında büyük özveri gösterdi.
|