Tayvan 20 Eylül'de şiddetli bir depreme teslim oldu. 7.6 büyüklüğündeki deprem, 2 bin 500 kişinin ölümüne neden oldu. Ancak o depremde Türkiye'deki İzmit manzaralarından farklı bazı görüntüler dikkat çekiyordu. O da binaların yıkılış biçimiydi. Tayvan'daki binalar o kadar sağlam yapılmıştı ki böylesine şiddetli bir depremde sadece yana doğru devrildi. Bu sayede çok sayıda kişi canlı olarak kurtarılabildi. Demirlerle takvilye edilmiş kolonlar, doğru zemin planı ve sağlam kolon-kiriş bağlatıları sayesinde binalar, bloklar halinde devrildi.
Bolu ise İzmit'i aratmadı. Binalar kum gibi ufalandı.
Bolu'nun Düzce ilçesinde önceki gün meydana gelen 7.2 şiddetindeki depremde de yine aynı görüntüler yaşandı. 17 Ağustos'ta yaşanan Marmara depreminin ardından, İzmit ve Adapazarı'ndaki binaların eski hallerinden eser kalmamıştı. Bolu'daki binalar da İzmit'tekiler gibi adeta kum gibi ufalanarak çöktü. Çarpık yapılaşma ve biçimsiz binalar yine etkisini gösterdi. Binaların adeta bulundukları yere çöktükleri ve unufak oldukları gözlendi. Bu da enkaz altında kalanlara ulaşılmasını güçleştirdi. Binalarda merkezi ısınma sistemi yerine soba olması da yangınlara yol açtı.