kapat

13.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Bizim sokak...

Hayatımızı, sokağımızdaki ve apartmanımızdaki insanlarla paylaşıyoruz. İşte bizim sokakta hayatı paylaştığımız insanlar... Siz de kendinizinkileri tanıyor musunuz?

Uzun yıllar aynı sokakta oturmanın apayrı bir keyfi vardır. Kocaman bir ailenin ferdi gibisinizdir. Birlikte yaşlanan dostlukların rahatlığını ve yakınlığını yaşarsınız sokağınızın esnafıyla.

Yaz dönüşlerinde, "Hoş gelmişsiniz," nidalarıyla karşılıklı hasret giderilir, olup bitenler özetlenir, bu arada azıcık da dedikodu yapılır.

Bunu izleyen günlerse, gündelik yaşamın o sade, sıcak, insana huzur veren tekdüze konuşmaları yaşanır. Grip aşısı henüz gelmemiştir veya bir marka gelmiştir ama o pek iyi değildir, öbürü yakında gelecektir; çocukların bu yılki öğretmeninde iş yoktur; portakalın fiyatı yine manavda yüksek, dalında çok düşüktür, bu gidişle Türkiye'de portakal bahçesi kalmayacaktır; mis gibi kokan yeni bir deterjan çıkmıştır; hâlâ yağmur yağmamıştır, yine kuraklık mı yaşanacaktır, ne olacaktır bu memleketin hali, zaten bizde doğru dürüst lider çıkmamaktadır...

***

Ve gelelim bizim sokağın esnafına... Köşebaşı, çiçekçi Şahin'e aittir. Her salı ve cuma çiçek mezatından aldığı taze çiçekleri çinko kovalarının içine koyup, kaldırıma dizer. Çiçekçi Şahin sokağımıza kattığı renk ve güzelliğin farkında mı acaba?

Çiçekçinin bir de oğlu var. Bu cin gibi çocuk, okul saati sona erer ermez hemen babasının yardımına koşar. Hele de babası başka bir işe gitmişse, akşama kadar çiçek satışını tek başına götürür. Çok da sıkı pazarlıkçıdır. Çiçeği ucuza isteyen, babasını beklemek zorundadır.

Çiçekçinin hemen yanıbaşında taksi durağında bir zamanlar bizim kızları ilkokula götürüp getiren Recep Amca'larının kardeşi Suha var. Recep Efendi, arabada çocuklara sıkı yönetim uyguladığından öğrenciler hep onun kardeşi Suha Abi'leriyle okula gitmek isterlerdi. Suha Abi çocukla çocuk olabilenlerdendi çünkü. Recep ve Suha kardeşler bizimkilerin sevgi ve saygıyla andıkları, yıllar sonra sordukları kişilerden... Onlar da her karşılaşımızda çocukları sorarlar, gözlerinde yıllar öncesinin küçüklerine duydukları özlem...

***

Taksi durağından sonra "Ciğerci Kemal'in Yeri" gelir. Ciğerci Kemal'in öyküsü ilginçtir. Bir kere o üniversite bitirmiş, diplomalı bir gençtir. Diplomasını aldıktan sonra epeyce bir süre iş aramış ama bulamamış.

"Namusuyla çalıştıktan sonra her iş kutsaldır," diyerek o sırada satışa çıkarılmış, üzerinde "Ciğerci Kemal" yazan bir el arabası almış.

Bizim sokağın bir başka köşe başına yerleşip, ciğer sokum yapmaya başlamış. (Sumaklı soğan, bol maydanoz ve domates üstüne, ince şişlerde kömür ateşinde pişmiş kuşbaşı ciğer ya da bonfile yerleştirip, köy ekmeğine dürüm gibi sarılır. Çok lezzetlidir.)

Malzemesi öyle taze ve temiz, etleri de öylesine kıvamında pişiriyordu ki, kısa sürede tüm mahalle ondan alışveriş yapmaya başladık. Kalitesini düşürmedi, işi ilerletti ve çalıştığı köşe başının karşısındaki dükkânı aldı.

Şimdi "Ciğerci Kemal'in Yeri"nde evlere de servis yapılıyor.

***

Çakmakçı Murat, ana caddenin üstünde mesken tutmuştur. Yazın güneşten, kışınsa yağmurdan koruyan geniş şemsiyesinin altına kurduğu masasının başında çakmaklara gaz doldurur.

Birkaç yıl önce karşıdan karşıya geçerken araba çarpmış, günlerce hastanede kalmıştı. Neyse ki toparlandı da, güleç yüzüne yeniden kavuştuk.

Sokağın biraz aşağısında "81 Murat"ımız bulunur. Aslında dükkânın adı "81 Market", sahibininse Murat, ama herkes "81 Murat" der.

O ve eşi Zeynep, burayı aldıktan sonra Murat'ın babasının da desteğiyle bakkal dükkânını market/şarküteriye dönüştürdüler. Tadı tuzu yerinde ev yemekleri yapıp, iş yerlerine, davetler için evlere servise başladılar.

Ama bence en güzeli, marketin önüne attıkları masalar, iskemleler. Özellikle de çalışanların öğle vakti gelip cadde üstünde bir şeyler atıştırmaları öylesine tipik bir Akdeniz sokağı görünümü veriyor ki...

81 Murat'ın yanıbaşındaki Turkuaz Eczane'miz fevkalade enteldir. Ne zaman gitseniz televizyon açıktır ve NTV izlenir. Konser, piyes gibi kültürel etkinliklerin afişleri daima vitrininde sergilenir. Onun karşı sırasında seyyar arabasında taptaze fındık, fıstık satan Küçük Hüseyin sigarayı bırakmama ne kadar da yardımcı olmuştu.

Canım sigara çektikçe kabak çekirdeği yediğimden bir ara onun devamlı müşterisiydim.

İşte bizim sokağımızda hayatı paylaştıklarımızdan birkaç örnek...

Ya sizinkiler?


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır