Bir Jet-Pa fırtınasıdır esiyor. Fadıl Akgündüz, özellikle yurtdışında yaşayan vatandaşlardan topladığı paralarla "inanılmaz" yatırımlara kalkacağını açıklıyor. Ekonomiden iyi anlamayanların bile "abartılı" ya da "anlamsız" bulduğu bu yatırımlar kıyasıya eleştiriliyor.
Ancak gazete ve televizyonlarda Jet-Pa reklâmları da sürüyor. Yani medya bir yandan Jet-Pa'nın halkı kandırdığını söyleyip yazarken, diğer taraftan da reklâmlarla halkın kandırılmasına aracılık ediyor gibi bir durum çıkıyor ortaya. Bu çelişkiyi anlamak mümkün değil.
Ancak son günlerde Fadıl Akgündüz'ün ortaya çok çıkması, gazetecilerle kavgaya varan tartışmalara girmesi, Jet-Pa'nın lehine mi aleyhine mi oluyor, orasını anlamak zor.
Çünkü Akgündüz'ün kimi zaman ağlamaklı, kimi zaman şahinleşen yüz ifadesi, elinde bir miktar parası olan ve hele hele dindar kimliğini ön planda taşımaya çalışan halk üzerinde nasıl etki yapıyor, açıkçası merak ediyorum.
Akgündüz, sorulan sorulara hiçbir şekilde net cevaplar veremiyor ama, "Ülkeme para getiriyorum, kimse bizden şikayetçi değil, bu memlekete para girmesi sizi niçin rahatsız ediyor" türünden cümlelerle halkın da kafasını karıştırıyor.
Bu arada, Fadıl Akgündüz'le tartışmaya giren gazeteci arkadaşlarımız da bana göre yanlış yapıyor.
Biz gazeteciyiz, soru sorar, cevabını alır, sonra bunu araştırır, ardından yazarız. Oysa Fadıl Akgündüz'le karşı karşıya gelen arkadaşlarımızın üslubu rahatsız edici. Ya kavgacı ya iddiacı oluyorlar. Bu da sanıyorum Jet-Pa'ya zarar değil yarar getiriyor. Üstelik bu tartışmalara, "ne denmek istendiğinin" en ilgisiz kişilerce bile anlaşılacak biçimde "siyasal içerik" katmak, belli çevreler için referans bile oluyor ve "Eğer onlar bu kadar karşı çıkıyorsa, demek ki Fadıl Akgündüz haklı" izleniminin doğmasına neden oluyor.
Ayrıca kavga ederken, iddialaşırken, Fadıl Akgündüz'ün gazete ve gazetecilerle ilgili yorumları da hepimizi yaralıyor, haberiniz olsun.
Kaç gündür televizyonlar Loto hayâlini ekranlara taşıyorlar. Loto bayileri önünde uzun kuyruklar oluşturan vatandaşlarla röportajlar yapılıyor. Muhabirler soruyor "Loto size çıksa ne yapacaksınız?"
Cevaplar hep çok kaliteli! "Depremzedelere bağış yapacağım, fakirleri giydireceğim, vakıf kuracağım"
Bir kişi de kalkıp "Hayatım kurtulacak, afiyetle yiyeceğim" demiyor. Oysa hepimiz biliyoruz ki, asıl umut, asıl niyet, asıl beklenti bu. Ama televizyon kameraları karşısında herkes "iyi bir şey söylemek" istiyor nedense.
Aslına bakarsanız, galiba bu "iyi bir şey söylemek" sahtekârlığı biraz da "hayal gücünün zayıflığından" kaynaklanıyor galiba. Çok para ile ev alınır, araba alınır, peki sonra? Yaşam gustosu orada sıkışıklığa giriyor.
O zaman da "depremzedeye vereceğim, fakirlere dağıtacağım" yalanına kaçılıyor.
Ne fedakâr insanlar var ülkemizde, sırf yardım yapabilmek için saatlerce Loto kuyruğunda bekliyorlar.