Türkiye'ye Avrupa Birliği üyeliği kapısını açacak Helsinki zirvesine bir ay kala idam cezası hükümet gündemine geldi.
İdam cezası, Avrupa yolundaki önemli engellerden biridir. Sadece bu mu?.
Hiç bir Avrupa ülkesi, elindeki onlarca kanlı katili, idam var diye Türkiye'ye vermiyor.
Prof. Sulhi Dönmezer'in de dediği gibi uluslararası sözleşmeler idam cezasını artık hukuk dışı sayıyor. Zaten Türkiye'de de 16 yıldan beri idam cezaları infaz edilmiyor.
Ayrıca hükümetin iki yıl önce meclise sevkettiği yeni Ceza Kanunu da idamı kaldırmakta, idamlık suçlara ağırlaştırılmış ağır müebbet hapis vermektedir.
Vatana ihaneti 30 bin vatandaşın ölümüne sebep olan Apo olmasaydı, idam cezasının kaldırılması sorun doğurmayacaktı.
Ama şimdi büyük bir sorun..
Siyasi liderlik Türkiye'ye işte böyle bir geçitte çok gerekli.
MHP'nin angajmanı var.. Siyasi mevta Çiller, kongreyi bir ihtimal kazanırsa dirilmek hayali ile intikam duygularını körükleyecektir.
Halbuki Türkiye'nin menfaati, 15 yıllık savaşın kazanımını kalıcı hale getirmektir.
İtirafları ile kendini rezil etmiş ve örgütünü dağıtmış olan Apo'nun bir hücrede ölünceye kadar kapalı tutulması bu yolda en sağlam güvencedir.
Bu adamı ortadan kaldırmak, onu kendisinden daha önemli hale getirecektir. Ölüsü dirisinden daha tehlikeli olacaktır.
Zaferin amacı, tehdidi ortadan kaldırmaktır. İnfazın vereceği bir kaç günlük tatmine Türkiye'nin geleceği feda edilmemelidir.
Çünkü o zaman, bölücü hareketi siyasallaştırmak isteyen Türkiye düşmanlarına koz verilecektir.
İktidar idamı kaldırmanın psikolojik ortamının mevcut olmadığını düşünüyorsa, infazın onayını verecek olan meclise, Apo ile ilgili kararı hemen sevketmemelidir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden bu konuda gelecek kararı beklemek, Avrupalı olma talebinin Türkiye'ye yükleyeceği bir görevdir.
Biz neyiz?
Başkan Clinton Pazartesi günü TBMM kürsüsünde Türkiye'yi bekleyen parlak geleceği anlatan bir konuşma yapacak.
Ama Amerikalı güvenlik uzmanları, orada Başkan Clinton'u nasıl bir gelecek bekleyecek; bundan emin değiller.
Çünkü bizim meclis, bir milletvekilinin öbürünü tabanca ile öldürmesine sahne oldu. Yüz kadar milletvekilinin salona tabanca ile girdiğini dünya âlem biliyor.
Amerikalıların "Başkan konuşurken korumaları yanında olsun" önerisini Meclis Başkanlığı "Burası Muz Cumhuriyeti değil" diye reddetmiş, arayış sürüyor..
Neyse, bu sorun çözülür. Asıl soru şu:
Meclise silâhla girmeyi İç Tüzük yasaklıyor.
Fakat kanun yapan meclisin üyeleri, kendi iç hukukuna bile saygı göstermiyor. Şimdi...
Burası ne cumhuriyeti oluyor?