İrlanda'da bizim için en iyi sonuç ne olur? Denizli, oldukça önemli ve başarılı bir psikolojik savaş yaptı İrlanda'da. Kuralar çekildiği zaman İrlanda Teknik Direktörü McCarthy "İşi Dublin'de bitiririz" diyordu. Denizli, ısrarla hücum futbolu oynatacağını ve İrlanda'da gol atacağımızı, en kötü gollü bir beraberlik alacağımızı ifade etmeye başlayınca McCarthy'nin gerilediğini gördük.
Son günlerde Dublin'de hava değişti. McCarthy diyor ki "Dublin'de istenmeyen sonuç alırsak her şeyin sonu değil. Bursa'da 90 dakikamız var". Bu gerileme Denizli'nin psikolojik savaştaki başarısını gösteriyor. Artık "Dublin'de bitireceğiz" diyen bizim teknik direktörümüz. Bunu söylerken hesabı "Burada biz gollü beraberlik alırız. Bursa'da 0-0 bile bizi finalist yapar".
K.İrlanda'da savunma oynayarak kazanmıştık. Burada nasıl oynamalıyız?
Gol atacağız demek Denizli'nin savunma güvenliğini bırakıp sadece hücumu düşünmesi demek değil. İkimizin de yıllardır anlatamadığımız bir şey var. Hücum futbolu, savunmayı bırakıp paldır küldür ileriye gitmek değil. Amacı sağlayacak oyun felsefesine sahip olmak demek. Taktikten çok bir felsefe. Amaç finallere gitmek. Bu amaca bizi gollü beraberlik götürür. Bu şu demek. Biz maçı kaybetmek istemiyoruz. Anlamı savunmada çok dikkatli olacağız, savunmaya ağırlık vereceğiz demektir. Denizli, "Hücumda İrlandalılar adam adama markajda çok başarılı. Bireysel atakla geçmemiz zor. Takım oyunuyla golü arayacağız" diyor. Çok önemli bir ifade. Düşünce, ileride bir kişiyi bırakıp becerisiyle golü aramak değil. Bu ikisini birleştirdiğiniz zaman ortaya 74 Hollanda'sının total futbolu çıkıyor. Toplu savunma, toplu hücum.
Saffet'in bu maçtaki rolü ne olacak?
Bir tek şey konusunda Denizli açık konuşmuyor. Saffet. G.Saraylı Saffet'i kafasındaki bir planla takıma aldı. Onunla ilgili bir gol arayışı var. Saffet, bizim bildiğimiz, tek başına oynayan bir adam. Bunu kadroya alıyor ve diyor ki "Takım olarak gol arayacağız". Çelişki gibi görünüyor. Bu nasıl olacak? Çok farklı bir kullanma düşüncesi var. Açıklamıyor. Bu da normal. Bunu açıklamaz.
Denizli, "Kadroda bir tek değişiklik yapacağım" dedi. Edindiğim izlenime göre bu, Saffet'in oyuna katılması. Çıkacak isim Arif olarak görünüyor. McCarthy, basın toplantısında bunu telaffuz etti ve "Sürpriz hazırlıyorlar. Arif oynamayacak" dedi. Ben, Denizli'ye sordum. "Arif değil" dedi kesin bir ifadeyle. Doğru da olabilir. Yanıltmak için söylenmiş de olabilir. Denizli, "İrlanda kampından sakat haberleri geliyor. Ama ben yemiyorum" diyor. Denizli de sır vermiyor. Fatih Sultan Mehmet'in bir sözü var, "Sakalımın kılı düşüncelerimi bilse söker atarım". Denizli, bu felsefeyi benimsemiş.
Hakem için ne diyeceksiniz?
İsveçli hakem hakkında Denizli olumlu değil. İsveçliler, Adalar futboluna yakın hakemler. Bundan kastı şu. İrlandalılar'ın en büyük gol umutları yan toplar ve duran toplar. Taçlar dahil. İrlanda forvetleri, savunmacıları kuraldışı itiyorlar. Denizli, "Bunun önlemini alıyorum. Hakemden bir şey beklemeyin diyorum" diye konuşuyor. Belçika maçında benzer bir nedenden dolayı gol yemiştik. En büyük korkusu bu. Hakemi eğitemeyeceğine göre oyuncuları eğitiyor. Doğrusunu yapıyor.