kapat

13.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Boşanmada fifti fifti tartışması
Medeni Kanundaki, boşanmada malların yarı yarıya bölüşümü maddesi hukukçular ile kadın hakları savunucularını karşı karşıya getirdi

BURHAN APAYDIN (İstanbul Barosu avukatı)
"Erkek ailenin reisidir" maddesi değiştiriliyor. Kadın ve erkek eşit olacak mı?

Apaydın- Tasarıda, erkeğin aile reisi olma durumuna son verilmesine yönelik maddenin bulunuşu son derece hatalıdır. Aileyi başsız bırakmak, kadını ve çocukları çalkantıya terk etmek demektir. Aile reisliği erkeğe yüklenen manevi bir sorumluluktur. Bizim toplumumuzda kadının ekonomik ve sosyal zayıflığı düşünülürse çocuk ve kadını koruma sorumluluğu erkeğe verilmelidir. Kadının haklarını kullanmasına (kadının çalışması gibi) izin vermesi kaydı tasarıya ilave edilerek "erkek ailenin reisidir" maddesi kalmalıdır.

Evlilik süresince edinilen mallar eşit olarak bölünmeli midir?

Apaydın- Gereklidir. Ama tam kusurlu olan tarafın tazminat ve yarı yarıya mal paylaşım hakkı olmaması gerekir.

Evlilikten önceki mallar evlilik bozulursa sahiplerinde mi kalmalı?

Apaydın- Tasarıda yer alan evlenmeden önceki mal varlığı ile evlendikten sonra edinilen mal varlığı arasında fark gözetmek kadına ekonomik ve sosyal güvence getirmez. Evlenme mala dayalı olarak yapılamaz. Tasarıda aksine bir hüküm olduğu takdirde ailenin kutsallığı maddi düşüncelerle tahrip edilmiş olur. Tasarıdaki madde çıkartılmalıdır. Evlenen karı kocanın bütün benlikleriyle bir araya gelme kararı aldıkları düşünülürse, evlilikten önceki mallar da eşit olarak bölünmelidir.

6 ay içinde bir mukavele yapma koşulu getiriliyor. Aşkla zıt düşmüyor mu?

Apaydın- Medeni Kanunumuz genel bir prensip olarak karı koca arasında "mal ayrılığı sistemi"ni kabul etmiştir. Ancak karı ve koca aralarında resmi bir anlaşma yapmak suretiyle "mal birliği sistemi"ni kabulde serbesttirler. Kadın mal varlığı yönünden güçsüz olduğundan bugüne kadar "mal birliği anlaşması"na da rastlanmamıştır. Kadın, erkek karşısında sosyal ve ekonomik güçten yoksun olursa aile kurumu da asla sağlıklı olamaz.

ZÜLAL KILIÇ (Kader Başkanı)
Evlilikte edinilen mallar 50-50 bölünmeli mi?

Kılıç- Bunun kadın için çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Özellikle çalışmayan kadınlar biraz nefes alacaklar. Erkek evlilikleri boyunca dışarıda çalışıp, para kazanıp kendi üzerine mal alırken, kadın evde çocuk yetiştiriyor, erkeğe bakıyor ve destek veriyor. Belirli bir biçimde emeği var ortada. Boşanıldığında, kadın parasız ortada kalıyor.

* Aile reisliği ortadan kalkacak, eşitlik olacak.

Kılıç- Medeni Yasada "erkek aile reisidir" tanımı yüzünden kadın, ne konut seçimine, ne çocuğun eğitimine, ne de yurt dışı seyahatlerine eşiyle eşit karar veremiyor. Yasada, yabancı kadın bir Türk erkeği ile evlenirse hemen Türk vatandaşlığı alıyor. Ama bir Türk kadınıyla evlenen yabancı erkeğin yıllarca beklemesi ve uzun bürokratik işlemlerden geçmesi gerekiyor.

Sayın Burhan Apaydın, "erkeğe yüklenen manevi sorumluluk alınmamalıdır" diyor.

Kılıç- Bu kadınları küçük gören bir düşünce. Cumhuriyet düzeninde Osmanlı kafasıdır bu. Kadını erkeğin koruma ve denetimine muhtaç bir varlık gibi gösteriyor.

Evlilikten önceki malların eski sahiplerinde kalmasına ne diyorsunuz?

Kılıç- Buna bir itirazımız yok.

Mal bölüşümü anlaşmasına ne diyorsunuz?

Kılıç- Sözleşmelerden yana değilim. Bizim istediğimiz otomatik olarak malların paylaşımı.

Eşler Sayın Bahçeli'nin dediği gibi zarara da ortak olacaklar mı?

Kılıç- Bu yasa gerçekleşirse hileli iflas durumunda malların eşinin üzerine geçirilerek kanunları bükmeği de önleyecektir.

YASİN HATİPOĞLU (FP)
Bu 50-50 meselesine ne diyorsunuz?

Hatipoğlu- Biri oturdu öteki edindi. Öyle şey olur mu? Bizim hukukumuzda, örf ve adetlerimizde mal ayrılığı esası vardır. Yani herkesin malı kendisinindir. Evlilik süresince kazanılan malın ikiye bölünmesi kanuni zorlamayla olursa eşlerden birini tembelliğe ve rehavete sürükler, ihtilafları artırır. Bence erkek, gönlünden ne kopuyorsa boşandığı eşine vermelidir.

Sözleşme malları paylaşımı kolaylaştırır mı?

Hatipoğlu- Zaten evliliğin esası da bir sözleşmedir. Kavgalar başlamadan, cicim aylarında evlenme memurluğunda yapılan bir sözleşme ile mallar ayrılmalıdır.

Türk: Kadın haklarında reform sayılır
ADALET Bakanı Hikmet Sami Türk, dün Bakanlar Kurulu'ndan geçen Medeni Kanun tasarısının tıpkı 1926 yılında kabul edilen ve dönemine göre kadın hakları açısından bir devrim niteliğinde olan Medeni Kanun gibi 2000'in eşiğinde yeni bir devrim yaratacağını savundu.

Kadın ve erkek eşitliğini sağlayan tasarının, Af tasarısı gibi rafa kaldırılmaması için desteklenmesini isteyen Türk, kadın haklarında reform yapacak tasarıya sivil toplum örgütlerinin, özellikle de kadın örgütlerinin sahip çıkmalarını istedi. Türk, "Tasarı kadın-erkek eşitliğine uygun bir düzenlemedir. Tasarı üzerinde çok uzun yıllar süren çalışmalar yapılmıştır. Tasarı yasalaştığında kadın-erkek eşitliği sağlanmış olacaktır" dedi.

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in "Cumhurbaşkanını halk seçsin" ısrarını da ele alan Türk, bu tercihin siyasi yaşamı temelden değiştireceğini hatırlattı. Türk, Demirel'in görev süresini 5 yıla indirme önerisine de karşı çıkarak, "Daha önce bu süre zaten 5 yıldı. Ancak sakıncaları görüldü" dedi.

Elif ERGU


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır