kapat

13.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Gözümüz Türkiye'de
Pek çok ülkede başkabanlık danışmanı yapan, fon yönetcisi Steve Hanke, söz verilenlerin yerine getirilmesi halinde kaynak patlaması yaşanabileceğini söyledi

Dünyaca ünlü ekonomi danışmanlarından ve fon yöneticilerinden, John Hopkins Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Steve Hanke, "Türkiye'de reformlar gerçekleştirilebilirse, kaynak açısından bir patlamanın gerçekleşmemesi için neden yok" dedi.Hanke, yönetici olduğu Uluslararası Finans, Bankacılık ve Finans Teknolojisi Konferansı'nda, yatırımcı olarak Hazine kağıtlarına ve Türk Lirası'na yönelik yatırımla kısa vadede kar elde etmeyi amaçladıklarını, bu konuda yatırımlarda bulunduklarını dile getirerek, "Yükselen pazarlara büyük önem veriyoruz. Şimdi de Türkiye'nin etrafında dolaşıyoruz" diye konuştu.

Türkiye için iyi ve kötü iki ayrı durum tespiti yapan Hanke, herşeyin "iyi gitmesi" halinde yabancı sermaye akımının yeniden başlayacağını, ancak faiz oranlarındaki düşüşün tek başına ekonomiyi ayağa kaldırmaya yetmeyeceğini belirtti. Hanke "kötü" senaryosunda ise faiz ve döviz lobilerinin siyasilere baskı kurabileceğini yeniden bir mali kriz çıkabileceği belirterek, uyarıda bulundu.

Merkez Bankası ve Hazine'yi başarılı bulduklarını ve bunun için Hazine kağıtlarına yatırım yaptıklarını da anlatan Hanke, Türk ekonomisinin "Bir depreme de hazırlıklı olmasını" istedi. Hanke, Türkiye'ye gönderdiği bir çalışanının hazırladığı rapora da değindi. Bu kişinin gönderdiği raporda "Türkiye'nin bankacılık sektörü şeffaf değil, rekabet yoğun. Felaket beklenebilir. Parasal yetkililer başarılı değil. Net açık döviz pozisyonu bilinmiyor. Kredi, açık pozisyon riski bulunuyor. Devlet bankaları yolsuzluk amacıyla kullanılıyor. Ziraat Bankası'nın kredileri geri dönmüyor" şeklinde değerlendirmeler yaptığını kaydetti.

Hanke'nin iyi ve kötü senaryosu
*İyi senaryoda 2000 yılı bütçesi ve mali tedbirler başarılı olacak. Reformlar devam edecek. Sıkı bir para yönetimi olacak. IMF anlaşması imzalanacak. Yabancı sermaye akımı tekrar başlayacak. Kredi notu belki 2 puan yükselecek. Ancak faiz oranlarındaki düşüş tek başına ekonomiyi ayağa kaldırmaya yetmeyecek.

*Türkiye 1961'den bu yana 16 IMF programında başarısız oldu. 1988'den beri mali krizler 3 yılda bir tekrarlanıyor. Yeni bir mali kriz tekrarlanabilir. Bankacılık sektörü spekülatif ticaret merkezleri olarak, Rusya'dakine benziyor. Bankalar faiz düşüşlerinden etkilenecek. Güçlü lobiler bu politikalara karşı çıkacak.
İhracatçılar da döviz kurları konusunda baskıda bulunabilecek.

Erçel: Tüm kriterleri karşıladık
UluslararasI Finans Zirvesi'nde gerçekleştirilen Uluslararası Finans Bankacılık ve Finans Teknolojisi konferansına katılan Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, 1998'den beri hazırlanan programların kriterlerine uyduklarını belirtti.

Erçel, Türkiye'nin IMF ile yaptığı anlaşmalarda sürekli başarısızlığa uğradığı yolundaki eleştirileri yanıtlarken, "1998 Haziranın'dan beri Ankara ve Washington'da bu anlaşmayı uygulamaya koymak için çok uğraştık. Biz bütün performans kriterlerini karşıladık" diye konuştu. Bankacılık sistemindeki risklere de değinen Erçel, sektördeki en büyük riskin kredilerdeki riskler olduğunu belirtti. Son zamanlarda global pazarlarda kar marjlarının düşmesi nedeniyle bankaların daha çok kredi vermeye itildiklerini ifade eden Erçel, bunun da daha etkin bir kredi riski gerektirdiğini söyledi.

Erçel bankacılık sistemi konusunda da şu tespitlerde bulundu:

"Türkiye'de bankalar kredi risklerini son derece zor dönemlerde başarılı şekilde yönetmeyi başardıklar. Batanlardan sözetmiyorum. Yolsuzluk söz konusu... Bu dünyanın her tarafında olabilir. Açık pozisyonu da yüzde 30'dan yüzde 20'ye indirdi. Bankalar sermaye piyasalarında risk alıcı türevlerle piyasaya giriyorlar. Tüm bu gelişmeleri izliyoruz ve ölçüyoruz."


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır