


Gündem değişti
Yugoslavya'nın, insanlık suçu işlediği için hakkında tutuklama emri çıkartılmış olan lideri Miloseviç hariç, 53 ülkenin Cumhurbaşkanı veya Başbakan düzeyindeki liderleri, İstanbul'da toplanmaya hazırlanıyor..
Bu zirvenin gündeminde son derece önemli konular var.. İmzalanması beklenen çok önemli anlaşmalar var. Örneğin, Konvansiyonel Silahların Sınırlandırılması Antlaşması gibi.. Ama Rusya bunu daha şimdiden ihlal etmiş durumda..
Bu nedenle zirvenin gündemi birden değişti.. Şimdi gündemin tepesine, bütün ağırlığı ile, Rusya'nın Çeçenistan'a yönelik askeri harekatı geldi oturdu..
Bu durumda anlaşmaların imzalanması bile tehlikeye girdi.. Zirve sonunda yayınlanacak İstanbul Bildirgesi'nin içeriği değişmek zorunda.. Bu da ancak bütün ülkelerin onayı ile mümkün.. Yoksa mümkün değil yayınlanamaz..
Peki bütün ülkelerin üzerinde anlaşabileceği yeni metin nasıl olacak?
Toplantıda pek çok ülke Rusya'nın üzerine gelecek.. Bu durumda Rusya ne yapacak?
Herşeyi ile gayet düzgün gitmekte olan zirve, şimdi neredeyse, "Çok bilinmeyenli bir denklem" haline geliverdi..
İstanbul Bildirgesi'nin son şeklini alması için de önümüzde topu topu bir hafta 10 gün var.. Hepsi o kadar.. Bu kadar ülkenin diplomatı bu haftayı son derece yoğun biçimde geçirecekler..
İstanbul Zirvesi'nin başarıya ulaşması da, diplomatların bu yoğun çabalarının alacağı sonuca bağlı olacak.. Diplomatların işleri zor.. Hem de çok zor..
Üfleme
Türkiye'nin önümüzdeki 20 yıl içinde enerji ihtiyacında ne kadar doğalgaza ihtiyacı olacağı konusunda rakkamlar arasında önemli farklar var..
Ankara'da resmi ağızların söyledikleri ile Devlet Planlama Teşkilatı, Uluslararası Enerji Ajansı, Dünya Bankası ve de galiba Shell'in tahminleri arasındaki fark öyle az buz değil.. Onların rakkamları, bizim resmi ağızların verdiği rakkamın en az yüzde 25-30 altında..
Biz mi rakkamları "üflüyoruz", onlar mı bilinmiyor? Gel de çık işin içinden çıkabilirsen...
Önümde enerji alanında yaptığı çalışmalarla tanınmış olan ciddi bir yabancı şirketin 9 sayfalık çalışması duruyor. Wood Mackenzie isimli bu kuruluşun Türkiye'nin 2015 yılına olan doğalgaz ihtiyacı tahmini, bizimkilerin tahmininden yarı yarıya daha az..
Bu şirketin çok ilginç bir araştırması var.. Türkiye'nin en ucuz doğalgazı Azerbaycan'dan alabileceğini söylüyor. Azeri doğalgazını Erzurum'a kadar getirmenin maliyetini de hesap etmiş adamlar. 500 milyon doları bile bulmuyor.. İlgilenen olursa gönderebiliriz bu araştırmayı..
Türkmen-Azeri doğalgazının Türkiye'ye öncelikle gelmesi, sonra bunu, ilerde gerektiği yıllarda Mavi Akım gibi projelerin desteklemesi, ülkemiz için son derece önemli.
Bu nedenle, Başbakan Bülent Ecevit'in Moskova'da Mavi Akım konusunda aldığı tutum, Türkiye'nin çıkarları açısından son derece doğru bir tutumdur. Kendisini kutlarız..
Dünyada herkes enerji ihtiyacını karşıladığı ülkeleri çeşitlendirirken, bizim tek kaynağa yani Moskova'ya neredeyse yüzde 90 bağımlı hale gelmemiz düşünülemezdi..