ÇARPMANIN şiddetiyle kendisini kaybeden Mesut Bey'i Haydarpaşa Numune Hastanesi'ne götürdüler. Göğüs kafesi kırılan koma halindeki Mesut Bey yoğun bakıma alındı.
ARADAN geçen iki gün içerisinde şunlar oldu: Plakası bilindiği halde, Mesut Bey'e çarpan otomobil sanki buhar olup uçmuş gibi, halâ bulunamadı. Mesut Bey'in oğlu ve yakınları ise babalarının izine, ancak 24 saat çılgınlar gibi uğraştıktan sonra ulaşabildiler.
MESUT Bey, alışılmış saatte eve dönmeyince oğlu Metin Kavalıoğlu telaşa kapıldı. Önce akrabaları, aile dostlarını arayarak babasının nerede kaldığını öğrenmeye çalıştı. Sonunda Mesut Bey'in bir trafik kazası geçirip hastaneye kaldırıldığını öğrendi. Fakat hangi hastane; işte bu belli değildi.
METİN Kavalıoğlu hastaneleri tek tek dolaşmaya başladı. Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde koma halinde yatan babasına ulaşabildiğinde, kazanın üzerinden neredeyse 24 saat geçmişti! Şöyle yakındı Metin Kavalıoğlu:
"BABAMA otomobiliyle çarpıp kaçan sürücünün bulunamıyor olması çok üzücü ve düşündürücü. Bu sorumsuz kişinin aracına ait plaka numarası yetkililerin elinde. Anında yakalanması, kanuna teslim edilmesi gerekmez mi? Başka canları da yakmasını mı bekliyorlar?
HASTANENİN, cebindeki evraklar dolayısıyla adresi ve telefon numarası bilindiği halde babamın orada olduğunu zahmet edip bize haber vermemesi de anlaşılır gibi değil. Bu ihmal yüzünden saatlerce hastane hastane dolaştım, babamı aradım. Bizi merak içinde bırakıp böyle perişan etmeseler olmaz mıydı?"
METİN Bey yerden göğe kadar haklı. Türkiye'de ne yazık ki, "insan hayatına verilen değer" açısından ciddi zaafiyet yaşanıyor. "ÖNCE insan" ilkesini bayrak yapamazsak çağın gerisinde bocalamak, kaderimiz olur.