Kamikaze gibiyiz
İnşaat devlerinden Güriş'in Başkanı İdris Yamantürk, "Özel sektör enflasyonist ortamda kamikaze gibi" dedi ve 'hükümete fırsat verelim' çağrısı yaptı
Yüksek enflasyon, yüksek faiz, siyasi istikrarsızlık... Onlar yollarına her koşulda devam ediyor. Güriş Yönetim Kurulu Başkanı 70'lik çınar İdris Yamantürk, Türkiye ekonomisini, müteahhitlik sektörünün geleceğini SABAH'a değerlendirdi.
Yamantürk, özel sektörü İkinci Dünya Savaşı sırasında düşman hedeflerine intihar saldırısı yapan Japon savaş uçaklarına benzeterek, "Türk özel sektörü, enflasyonist ortamda biraz da kamikaze gibi gidiyor" dedi. İş dünyasının duayenlerinden Yamantürk, sorularımızı şöyle yanıtladı;
* Bunca sene nasıl ayakta kalmayı aşardınız?
Çok çalıştım. Bu yaşta hâlâ sabah 08.30'da işe gelirim. Geldiğim her noktada elde ettiğimi muhafaza etmek istedim. Bunu servet olarak değil itibar olarak düşündüm. En büyük sermaye itibar. İtibarın olduğu yerde yalan, dolan, dalavere olmaz. Güvenilir adam olmak, sadece işadamı için değil, herkes için geçerli.
* Deprem müteahhitlerin itibarını çok sarstı. Ne diyorsunuz?
TV'deki deprem görüntülerini seyrederken çok kez ağladım. O insanların bir günahı yoktu. Fay hattında yapılaşmaya gidilmemesi gerektiğini kimse onlara söylemedi. Meydana gelen yıkımın ciddi müteahhitlerle bir ilgisi yok. Geçen yıl Adapazarı'na gittiğimde "Allah bir zelzeleden korusun" dedim. Kalitesizlik binalardan akıyordu. Depremin belki de tek tesellisi bundan sonrası için ders almak. Fay hattına inşaat yasaklanmalı. Yoksa oraya yapılan inşaata para da fayda etmez.
DEVEDE KULAK
* Dış müteahhitlik hizmetleri nasıl seyrediyor?
Bu sektörün gelişimi önce riskli pazarlarda oldu. Suudi Arabistan, Irak, Libya, Rusya riske rağmen Türk müteahhitlerinin gerçekten iyi işler yaptıkları ülkelerdir. Ancak teknolojisi ve sermayesi birarada olan ülkeler bu yarışta öne çıkıyor. Tabiri caizse bize devede kulak kalıyor. Türki Cumhuriyetlerde ve Rusya'da hâlâ iş imkanları var. Ancak mutlaka ekonomilerini düzeltmeleri gerekiyor. Türkmen gazı, Azeri ve Kazak petrollerinin Akdeniz'e indirilmesi bu ülkelerde yeniden inşaat yatırımlarını hızlandıracaktır. Orta Asya'da, bırakın Türkiye'yi dünya müteahhitlerini 50 sene götürecek iş var.
* Bütçede her sene yatırıma ayrılan ödenekler kısılıyor. Bu durum müteahhitleri nasıl etkiliyor?
Yakın gelecekten çok ümitli değilim. İnşaatın yanına başka alanları da eklemeyi düşündük. Fakat elektrik işinde imtiyaz diye birşey çıkardılar. Bir işi şeffaf biçimde, rekabetçi şartlarla ihale ediyorsanız, bunun neresi imtiyaz? Türkiye'nin elektrik üretimine yılda 3 milyar dolar kaynak sarfetmesi gerekli. Bu miktar her sene yüzde 10-15 artacak. Biz özelleştirmenin gereğine ve yararına inanıyoruz. Hatta bu işi devletten daha kötü yapmayacağımızı söylüyoruz.
Destek verelim, ölmeyiz ya!
* Enflasyonla mücadele konusunda ne düşünüyorsunuz?
Enflasyon bir vergi. Devlet bu vergiyi alıyor ve ticaret erbabına kullanılabilir sermaye bırakmıyor. Enflasyon ciddi olarak düşürülür. Ancak herkes buna razı olmalı. İşadamı da çiftçisi de, memuru da buna razı olmalı. Enflasyonu düşürmenin bir bedeli var. Bu bedel ödenirse enflasyon düşer. Partimiz ve siyasi görüşümüz ne olursa olsun, hükümeti şu enflasyonla mücadelede destekleyelim. Ölmeyiz ya!
* Bu yüksek enflasyon ortamında özel sektör nasıl gelişiyor?
Türkiye, tam anlamıyla kamikaze atılımlarla gidiyor. Sıkıntıda olan sektörler var. Örneğin tekstil gibi. Bazı sektörlerde sıkıntıların su üstüne çıkması ise zaman alıyor. İnsanlar bir şekilde yaşamlarını sürdürmek zorunda. Faize, enflasyona rağmen yatırım yapmaya çalışanlar var. Türkiye'yi biraz da ihracat ayakta tutuyor.
* Borsa, faiz, döviz üçgeninde gidip gelen insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ben bu işlerle hiç uğraşmadım. Hep çalışarak, üreterek, alınteri dökerek ayakta kalmaya mecbur bir neslin çocuğuydum. Ancak bu insanlara da birşey diyemiyorum. Neticede bu kapı açıksa "insanlar buraya gitmesin" diyemezsiniz. Çalışarak kazanmanın geçerli olacağı bir sistemin kurulmasını beklememiz lâzım.
"Deprem Vergisi alınsın"
* Deprem Vergisi tartışmalarına ne diyorsunuz?
Dünyanın hiçbir yerinde vergi vatandaşın severek verdiği birşey değil. Deprem dolayısıyla vergi almak gerekiyorsa alınmalı. Başka çare yok. Devlet ayakta duracak. Ancak devlet aldığı parayı namus meselesi yapıp yerli yerinde harcamalı. Balon gibi şişen devlet daireleri beni rahatsız ediyor. Ankara'nın her yerinde yeni devlet binaları yapılıyor. Devlet mutlaka kendini hafifletmeli.
* Türkiye'nin geleceğinden umutlu musunuz?
Ben hiçbir zaman inancımı kaybetmedim. Kaybetseydim yaşayamazdım. Bundan senelerce önce okumak için, Rize'den Erzurum'a yürüyerek gittim. Herhalde o sırada dağ turizmi yapmıyordum. Ancak o gün bile ümidimi kaybetmedim. Bizim en büyük sorunumuz, birbirimizle didişiyor olmamız. Buna rağmen, eğitim kalitemiz gittikçe yükseliyor, bu bizim kaderimizi değiştirecek.
|