kapat

04.11.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
microbanner
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ALİ KIRCA(alikirca@sabah.com.tr )


Göz boyama teknikleri

David Copperfield Türkiye'ye geliyor... Duvar ilanlarındaki slogan çok çarpıcı:

"Bunu da mı görecektik?"

Kim bulmuşsa iyi etmiş..

Çok akıllıca bir slogan...

Neler neler görüp geçirmiş bir ülkede, bir bu kalmıştı göreceğimiz demek ki?

Bunu da mı görecektik?

Evet... Bunu da göreceğiz...

Daha doğrusu olanağı olanlar görebilecek..

David Copperfield'dan önce de Uri Geller geldi ülkemize...

Onu da gördü herkes...

O da sergileyip gitti hünerlerini..

Ancak ikisi arasında önemli bir fark vardı.

David Copperfield, göz boyadığını önceden söyleyerek yapıyor "numara"larını.

Yani "açık" oynuyor..

"Bakın şimdi sizi kandıracağım" diyor.

Bakıyorsunuz; ama yine de kandırıyor.

Lakin kimse şikayetçi değil..

Herkes, üstüne tomarla para ödeyerek kandırılmaya gidiyor.

Gözünün boyanmış olmasından son derece memnun...

Hatta "göz boyama" derecesi ne kadar fazlaysa; hayret ve hayranlık nidaları da o kadar çok atılıyor.

Uri Geller ise farklı bir "fenomen".

O, göz boyadığını söylemiyor.

Beyninin gücünü kullandığını iddia ediyor..

Dünya, yıllardır Uri Geller'i konuşup tartışıyor.

O bir illüzyonist mi, yoksa bir "psişik" mi?

Henüz karar verilebilmiş değil...

Geller, yaptıklarının hepsinin "gerçek" olduğu savında..

Onu ve yaptıklarını, gazeteci merakıyla ve bilim adamı kuşkululuğuyla gözlemleyenler de kesin bir sonuca varamamışlar..

Eğer, "numara" yapıyorsa bunu çok iyi yapıyor.

Hiç kimse anlayamıyor..

Ama, çoğunluk, Uri Geller'in samimi olduğu inancında...

Başka insanlarda olmayan "beyinsel" bir gücü var..

O enerjiyi kullanıyor..

Kaşıkları eğip büküyor.. (Peki, neden 30 yıldır sadece kaşıkları?.. İşte size septik bir soru...) O görmeden bir kağıda çizdiğiniz şekilleri o da benzer bir biçimde çizebiliyor.. (Siz farkında olmadan o görmüştür diyenlere de "anti-septik" bir soru:

Hadi şekiller benziyor, peki nasıl oluyor da milimetrik ölçülerde aynı boyutlarda çizebiliyor?..)

Sorular uzayıp gidiyor...

Ama, nükleer silahsızlanma görüşmelerinde Ruslar'ı etkileyen; Entebbe baskınında radarları susturan, Suriye savaş uçaklarını şaşırtan, haritaya parmağını koyup petrol çıkartan adamın yaptıkları da tartışılıyor.. (Tabii bunları becerebildiğini söyleyen kişi de Geller'in ta kendisi...)

Bu yazının konusu ise Copperfield-Geller karşılaştırması değil elbette...

İki "olağanüstü" adamın kimliklerinin ortaya koyduğu ikilem, aslında Türkiye'deki "siyaset oyunu"nun da klasik ikilemi...

Bir yanda gözboyayanlar; bir yanda inananlar...

Türkiye'de "siyaset oyunu"nun "hünerbaz"ları hangi sınıfa giriyor?

Sorun bu...

Onlar Copperfield mi?

Yoksa Geller mi?

Söyleye söyleye mi kandırıyorlar...

Gizleye gizleye mi?

Ve bir...

Hangisine inanmaya daha teşneyiz?..

Açık açık göz boyadığını söyleyerek "sahne-i siyaset"te oyunlarını sergileyenlere mi?

Yoksa "olağanüstü güçleri" olduğunu vehmedenlere mi?

Hangisine?

Demokrasi, barış, enflasyon, sanat, kültür; ne varsa siyaset erbabının el attığı... Bize gerçek diye sunulanların ne kadarı gerçek?

Ve biz ne kadarına, gerçek olmadığını bile bile inanıyoruz?..

Aslında Copperfield mi, Geller mi sorusu da bu soruların karşısında anlamını yitiriyor...

Ha gözümüzü boyamak!..

Ha beynimizin içine girmek!..

Farketmiyor...

Sonuçta, kırk yıldır kaşık sapları gibi eğilip bükülüyor boynumuz?

Çünkü; yalanların karşısında boynumuz "kaşık sapı"ndan ince!..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır