|
|
Hakan mucizesi
Ne Galatasaray, ne de Fatih Terim bu maçı kaybetmeyi haketmişti. Ama Popescu inanılmaz bir hatayla Milan'a ikinci golü adeta "Al da at" diye hediye edince, inanın umutlarım biraz sarsılır gibi oldu.
"Bu kadar kolay gol yiyen ama böylesine zor gol atan bu takım maçı nasıl çevirecek?" diye, ciddi ciddi düşünmeye başladım. Hele ileride tam bir hayalet gibi dolaşan Hakan Şükür ile bu işin nasıl olacağına aklım bir türlü ermedi.
Hakan Şükür, son 5 dakikada bir mucize yarattı. O hayalet Hakan Şükür gitmiş, yerine "Ben yenilmem" diyen bir muhteşem kaptan gelmişti. Önce harika bir beraberlik golünü Milan ağlarına gömdü. İkincisinde de aynı kafa şutunu atmaya hazırlanırken yıktılar. Maçın bana sorarsanız iyi adamlarından biri olan hakem Nieto, tereddütsüz penaltı noktasını gösterdi. Ve topun başına Galatasaray'ın dün akşam bir başka başarısız oyuncusu Ümit geldi. Ve Ümit olağanüstü güzel, kurtarılması mümkün olmayan bir penaltıyla kendini affettirdi, Galatasaray'ın kapanmış görünen Avrupa yolunu 90. dakikada açtı.
Çok daha erken biterdi
Galatasaray, Popescu'yu libero oynatarak 3-4-3 düzeninde sahaya yayılmıştı. Ve ilk dakikadan itibaren oyuna hakim olmuştu. Milan'ın golü İtalyanlarla farkımızı gösterdi. Onlar gol akınlarında pas vermeyi ve pozisyonu gole çevirmeyi biliyorlardı. Oysa ilk 45 dakika boyunca sağlı sollu akınlarla Milan'ı bunaltan, orta sahadaki muhteşem presle de çökerten G.Saray, kanat akınlarında topu bir türlü golü atacak adama uzatamıyor, anlaşılmaz bir doldur boşaltla "Nereye giderse, oraya" diye ortalıyordu. Pasları doğru verebilseydik, Milan'ın işi ilk yarıda biterdi.
İkinci yarı başlarken, hataların azalacağını düşünüyorduk ki, Popescu'nun seyirciye "Yaktın G.Saray'ı" çığlıkları attıran ikramı geldi. Gol G.Saray'ın moralini bir süre yok etti. Milan bedava bulduğu galibiyeti korumaya çalışırken, G.Saray yavaş yavaş dirilmeye başladı. Bu arada Terim çok akılcı bir değişiklikle Marcio'yu oyuna aldı. Hakan ve Marcio belirgin bir hava hakimiyeti getirdiler. Hakan dirilmeye başladı, ortalanan her topa ya Marcio ya Hakan vurur olunca, Milan defansı bunaldı. G.Saray çok iyi oynuyor, ama dakikalar da azalıyordu ki, başta anlattığım mucize gerçekleşti. O ana kadar fevkalade kurtarışlar yapan Milan kalecisinin Hakan'ın golüne ve Ümit'in penaltısına yapacağı bir şey yoktu.
G.Saray Milan'ı ezdi
Capone ve Ahmet harika top oynadılar. Okan ve Emre, hakemle dalaşmaları dışında orta sahada basmadık yer bırakmayarak, bu alanın maç boyu Galatasaray'ın elinde kalmasını sağladılar.
Dedim ya, son toplarda biraz akıllı olsaydık bu maçı çok daha rahat kazanabilirdik. Milan'ın iki gol anını çıkarın, geriye kalan 88 dakikaya bakın, Galatasaray'ın İtalya şampiyonunu ezdiğini göreceksiniz.
Bu takımın hakkı aslında UEFA değil, Şampiyonlar Ligi'nde yola devamdı. O içimizde ukde... Ama bu G.Saray, UEFA'da da çok daha büyük zaferlere imza atacaktır, göreceksiniz. Terim'i de, bu müthiş zaferi kazanan futbolcuları da alınlarından öpüyorum. Millete ihtiyacı olan bir bayramı yaşattılar. Sağolsunlar, varolsunlar...
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|