kapat

31.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SERPİL YILMAZ(syilmaz@sabah.com.tr )

Arı Hareketi boğazları AGİT'e açıyor

Türkiye petrol yoluna ciddi bir aday. Bu dorultuda adımlar ABD'de pekiştirildi. Bakü-Ceyhan boru hattı Türkiye-ABD arasında uzlaşmaya varılmış bir konu. Bu ne kadar önemli?
Bakü, Rusya'nın etkisinin yok olmadığı Azerbaycan topraklarında. Rusya'nın onayı olmadan böyle bir hattın kolayına yapılması zor gözüküyor.

İşin parasal boyutu var. Bu noktada BP-Amoco devreye giriyor: 'Maliyeti aşan paralar için garanti vermedik' diyor.

ECEVİT EZBERLEDİ
Siyase ve ekonomik boyutu bir yana Bakü-Ceyhan'ın İstanbul için önemi büyük.

Boğazları kurtaracak bir proje.
Boğazlardan yılda 50 bin gemi, 12 bin tanker geçiyor. Boğaz'ı geçen 42 milyon ton yükün 16 milyonu petrol. Son 10 yılda boğazlarda 150 deniz kazası meydana geldi.

1934 yılında imzalanan Montrö anlaşmasına dayanan Rusya, Türkiye'yi bu süre içinde artan boğaz trafiğine rağmen tek taraflı olarak geçiş sınırlaması koymasından dolayı eleştiriyor. Maksat, boğazlar çalışsın. Petrol Rusya'dan Novorosisk Limanı'na, oradan da Karadeniz yoluyla boğazlardan Batı'ya gitmeye devam etsin. Oysa hem tonaj, hem de iklim şartları açısından Ceyhan daha akılcı bir seçim.

Arı Hareketi, Bakü-Ceyhan projesini boğazdan (!) yakaladı. Başbakan Bülent Ecevit ve beraberindeki heyeti Washington'a götüren uçakta üç, getiren uçakta bir kez, boğazların tanker trafiğini ele aldıkları CD-ROM'u gösterdiler.

CD-ROM
Washington'ta büroları da olan Arı Hareketi Ecevit'in gezisi süresince de lobi çalışmalarını sürdürdü.

Arı Hareketi Başkanı Kemal Köprülü, AGİT Zİrvesi için 5 bin civarında CD-ROM hazırlayıp, dağıtmayı hedefliyor. Tabii bu da para istiyor. O nedenle sponsor arıyor.

Ne garip değil mi?
Köprülü yalısında davet verirken, iş ve siyaset dünyasından ünlüleri buluşturabiliyor. Ancak iş somut bir adım atmaya gelince "Yapsın çocuklar bakalım" havası esiyor.

Müteahhit yerine inşaat sanayicisi
İnşaat firması Metiş'in patronu Kadir Sever'in başkanı olduğu Müteahhitler Birliği 17 Ağustos'tan beri adından kurtulmak istiyor. Kendilerine 'müteahhit' denmesini istemiyorlar. Aralarında yaptığı görüşmelerde birliğin adının 'İnşaat Sanayicileri' olarak değişmesinde hemfikir oldular. Kimse de 'Yok kalsın' demedi.

Çünkü müteahhit adı kamuyonuda pek öyle tek başına bir kelime olarak anılmadı. Yanında 'hırsız' tanımlaması sıkça görüldü. Oysa dünya inşaat teknolojisinden hiç de geri kalmadılar. Rusya'da tarihe geçtiler. Türkiye'de deprem bölgesinde yaptıkları 49 barajın tekinde çatlak yok.

Bunlar bir yana bir de isimleri büyük işlerde anılsa da, küçük kârlar uğruna yüzlerce insana mezar olan binaları yapmaktan kaçınmayanlar çıktı. Biri ifade veriyor. Kaça kaça ömür bitmez diye emniyet güçlerine geçtiğimiz günlerde teslim olan Yalova Belediye Başkanı Yakup Koçal. Başkanlığından önce bölgede yıllarca müteahhitlik yapan Koçal'ın amca oğlu Metin Koçal öne çıkmıştı depremin ilk günleri. Yaptığı Mesa konutlarında 100 kişi ölmüştü.

Bunlardan bir Koçal daha var. O da 1986'da Belediye Başkanı olduğu sırada bataklık olan Hacımehmet Ovası'nı imara açan Cengiz Koçal. Bu Koçallar'ın bir de yakını epeyce tepelerde. Yiğen kabilinden akrabaları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan. Deprem bölgesinde çok da çalıştı Okuyan. Belki Okuyan da mahkeme süresinde anlayacak sülalesinin "müteahhit mi", inşaat sanayicisi mi olduğunu...

Gündem
Cumhuriyet bayramları
TÜSİAD 1997 Cumphuriyet Bayramı'nı Selanik'te kutlamıştı. TÜSİAD yönetimi, üyeleri, konuklar, gazeteciler bir uçak insan...

Atatürk'ün evini gezip, Selanik'te gördüğümüz mavi gözlü çocuklara dalıp, gitmiştik. Bu rüyadan uyanmamız çok ani oldu. Çünkü içlerinde Eli Acıman, Vitali Hakko, Atilla Doğan, rahmetli arkadaşımız Gülçin Telci'nin de olduğu bir grup Yunanlı provakotörün saldırısıyla burun buruna gelmişti. O dönem Türk-Yunan İş Konseyi Başkanı olan Rahmi Koç soğukkanlılığını korumaya çalışmış, panelin başarıyla tamamlanma için Yunan makamlarıyla uzlaşma sağlamıştı.

Geçtiğimiz yıl Cumhuriyetin 75'inci yılı olması nedeniyle çoşku artmıştı. Kutlamalar da yurt dışına taşmıştı. Bu kez Monoca'da, Prens Rainer'in onur konuğu olduğu bir balo düzenlendi. Monoca'ya gittik. Erkut Yücaoğlu o sırada TÜSİAD yönetimindeydi ve başkanlığı konuşuluyordu. Yücaoğlu, daveti düzenleyen Monoca Fahrielçisi Tuna Köprülü'nün evinde bize bir açık oturum düzenledi ve hepimize tek soru sordu: "TÜSİAD ABD'de temsilcilik açıyor. Sizce Amerika'ya mesajımız ne olmalı?"

Cumhuriyetin 76. Yılı'nı; Amerika'ya PKK, AB ve ekonomik beklentilerimiz konusunda mesajlarımızı vermiş, Yunanistan'la dostluk köprüsünü kurmuş, üzerine de AB'ye en yakın olduğumuz bir dönemde kutluyoruz. Marmara Depremi'nin yol açtığı acılara rağmen, galiba son üç yılın en görkemlisi 1999!..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır