kapat

31.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ALİ ŞEN(alisen@sabah.com.tr )


Bir büyük başkan

Gaziantep'teki işadamları futbola uzak durmasınlar. Bir şehrin takımı Türkiye Futbol Ligi şampiyonu oluyorsa getireceği hareket en fazla iş dünyasına yarayacaktır. Yörenin zengin işadamları da bu mücadelede Celal Doğan'ın yanında olsunlar

Celal Doğan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin tam bir büyük başkanı. 1969'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdiğinde dönemin en hızlı solcularındandı. Türkiye'nin ticaret ve sanayide en dinamik illerimizden Gaziantep'te üçüncü defa belediye başkanı seçildi.

Fenerbahçe ile Gaziantep'e gittiğimde görmüştüm. Yöre insanları gurbet diyarlarına gitmiyorlardı. İşi ve aşı kendi evlerinde temin eden Celal Doğan sayesinde evlerinde yaşıyorlardı. Celal Doğan Gaziantep'e başkan seçildiğinde üçyüz bin olan şehrini bir milyon insanın yaşadığı büyük bir şehir yapmış. Eski solcu milletvekili, Zincirbozan'da siyasi yasaklı bu başkanı Antep'te herkes seviyor.

İş sahaları açan, aktif, çalışkan başkanın bir de Gaziantepspor başkanlığı var. 7 yılda kulübünü Türk futbolunun en büyükleri arasına soktu. Spordan Sorumlu Bakanımız Fikret Ünlü'den stadın kulübüne verilmesini istemişti. Bakan da vermemiş. Özel İdare kanalıyla vereceğini Fikret Ünlü bana söylemişti. Bugüne kadar da bir hareket olmadı.

Bakanı buldum konuştum. Fikret Ünlü'yü uzun yıllardır tanırım. Söylediğini unutan bir kişi değildir.

Konu yerel yönetimler yasasının taslağına konmuş. Mecliste ön sıralarda beklediğini söyledi. Yasanın çıkışı uzarsa, stadı valinin yetkisine, özel idare kanalıyla Gaziantep kulübüne tahsis edecek. Zaten pekçok stad bugün bazı kulüplerimize tahsis edilmiş vaziyette.

Türkiye'de bir stad nasıl işletilirin en iyi örneğini gelecekteki Türkiye şampiyonu Gaziantepspor ve onun büyük olduğuna inandığım başkanı gösterecektir. Ancak Antep'teki işadamları futbola uzak durmasınlar. Bir şehrin takımı Türkiye Futbol Ligi şampiyonu oluyorsa getireceği hareket en fazla iş dünyasına yarayacaktır. Yörenin zengin işadamları da bu mücadelede Celal Doğan'ın yanında olsunlar.

Cenazelerde neyin alkışı?
Sevgili Barış Manço'nun cenazesinde de olan bu alkışları yazmıştım. Cenazelerdeki alkışları yadırgıyorum. Televizyonları izledik yine Kışlalı'nın da, Neriman Köksal'ında cenazelerinde aynı alkışlar. Dünyanın hiçbir ülkesinde ve hiçbir dinde böyle saçmalık yok. Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz da "cenaze töreninde tekbir de, alkış da caiz değildir" demişti. Dinimizde cenazede fatiha okunur ve cenaze sessizce mezarına götürülür. Bu alkışlayanlar neyi alkışladığının da farkında değiller. Unutulmasın ki, bazı cenazelerde protesto olarak yapılan bu alkışlar bir başka karşıt hareketi de getirebilir.

Neden mum söndürülür?
Her pazar günlük hayatımızda kullandığımız yüzyılın bir buluşunu yazıyorum. Bugün de dünyada bütün insanların bir alışkanlığını yazacağım. İnsanlar doğum günlerinde neden mumları söndürürler? Doğum günlerini ilk defa M.Ö beşinci yüzyılda Mısırlılar kutlamış. Yunanlılar da ay tanrıçası dedikleri Artemis'in doğum gününü kutlamayı adet edinmişler. Bu kutlamalarda pastayı üzerindeki mumlarla açık havaya koyarlarmış. Rüzgar mumları tek defada söndürürse huzur, mutluluk ve şansın geleceğine inanılırmış. Böyle bir inanç bugün dünyadaki bütün insanların alışkanlığı oldu.

Haftaya: Trafik ışıkları ne zaman bulundu?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır