


Yarının tarihini bilmek...
Çocukluğumuzda yarının tarihini Saatli Maarif Takvimi'nden okurduk. Avuç içi kadar kağıt parçasında bir kurtuluş efsanesi, bir devrim macerası vardı. Bugün digital takvimlerin bön bakan boşluğuna mahkumuz...
Yarın, tarihimizin iki önemli olayının gerçekleştirildiği gündür.
Yarın, "Harf Devrimi"nin 71. yıldönümü.
Benim kuşağımın insanları bu devrimi bayram gibi kutlardı. İlkokul öğretmenimiz rahmetli Hayriye Hanım, Harf Devrimi'ni, Kurtuluş Savaşımız'ın son meydan muharebesi gibi anlatırdı. O tarih sürecini defterimize yazdırmış ve ezberlememizi istemişti.
Türkler, Müslümanlığı kabul ettikten sonra Göktürk ve Uygur alfabelerini bırakarak Arap harflerini aldılar. Asırlarca bu alfabeyi kullandık.
Latin alfabesine geçmeyi ilk öneren ünlü Ali Suavi'dir. Bütün gayretleri ve iyiniyetli çalışmaları sırf eşinin İngiliz olması nedeniyle adı "Protestan Suavi"ye çıkarılarak reddedildi.
***
Cumhuriyet öncesinde Latin alfabesine geçmeyi öneren kişi, Ali Nazmi Bey'dir. İzmir İktisat Kongresi'nde önerge vermiş; ancak Kongre Bakanı Kazım Karabekir'in sert tepkisiyle iade edilmişti.
Bu sert tepkiye karşılık Hüseyin Cahit Yalçın, Türk kültürel kurtuluşunun ancak Latin alfabesiyle mümkün olacağını ısrarla savunmuştu. Atatürk bile Hüseyin Cahit'in önerisine karşı çıkmıştı. Daha sonra bu durumu Falih Rıfkı'ya anlatırken, "vakti gelmemiş bir devrimi yaparak ölü doğmasını istemedim" demişti.
1924 bütçesi görüşülürken Milli Eğitim Bakanı Şükrü Saraçoğlu, halkın çok büyük bir kısmının okur yazar olmayışını Arap harflerine bağlıyor ve "Bu harflerle Türk insanı okuyup yazmayı öğrenemez" diyordu.
***
Atatürk, harf devrimine gidişin kanaviçesini ustalıkla ördü. 1924'te Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nu çıkardı. 1925'te uluslararası takvim ve saat ölçülerini kabul etti. 1928 yılı başında Arap harfli rakamlar yerine, Latin esaslı rakamları kabul etti. Sonunda Latin alfabesinin Türk ses uyumuna uygun hale getirilmesi için bir kurul oluşturdu. Bu kurul, çalışmalarını Atatürk'e sunduğu zaman, bu geçişin 10 yıllık bir sürede mümkün olabileceğini belirtmişti. Bu fikrin sahipleri, Yunus Nadi ile Falih Rıfkı idi. Gazetelerin yarı sayfasının Arap, yarı sayfasının Latin harfleri ile çıkması teklifini getirdiler.
Atatürk her ikisini de dinledikten sonra on yıllık geçiş süresini reddetti. "Bu iş ya üç ayda olur, yahut olmaz."
Hızla Latin alfabesine geçilmesi için talimat verdi ve Cumhuriyetimizin en önemli devrimlerinden olan Harf Devrimi böylece gerçekleşti.
1 Kasım 1928 günü İstanbul'da Sarayburnu'nda Harf Devrimi'ni halka ilan etti. Latin esaslı Türk alfabesinin halkı az emekle kısa yoldan cehaletten kurtaracağına inanıyordu. Bunu bir iftihar olarak belirtti.
Bugün batıya yönelen bilgi dağarcımızın oluşumunda ve gelişiminde Harf Devrimi'nin büyük katkısı vardır.
***
Yarın, Osmanlı Saltanatının TBMM tarafından sona erdirilmesinin 77. yıldönümü...
Yarın, büyük şair Yahya Kemal'in ölümünün 41. yıldönümü. Türk şiirinin ve musikisinin önemli şahsiyeti Yahya Kemal, yaşamının bütün değerlerini üstünleştirirken şiire ve musikimize gerçekten müstesna yer ayırırdı.
Yaşamının hükmünü de kendisi vermişti.
Bir bitmeyecek şevk verirken beste;
Bir tel kopar ahenk ebediyyen kesilir.