


Uluslararası karşılaştırmalar
Cuma günü Cumhuriyetin kuruluşunun 76'ıncı yılı kutlandı. Medyada Türkiye ekonomisinin bu dönemdeki büyüme performansı incelendi. Ortalıkta bir sürü sayı uçuştu.
Birkaç gün önce Dünya Bankası'nın ülkeleri sınıflandıran yıllık raporu yayınlanmıştı. Milli gelir büyüklüğü itibariyle nisbeten yukarıda, 22'inci sırada olduğumuz görüldü. Kişi başına gelirde yerimiz çok daha geride, 82'inci sıradayız.
Dünya Bankası'nın son raporu daha elime geçmedi. Ama geçen yıl yayınladığı var. Uluslararası karşılaştırmalar için çok yararlı başka yayınlar da mevcut.
Bunlardan birini konu ile ilgilenen okuyucularıma tavsiye ederim. The Economist dergisi tarafından her yıl yayınlanan "Pocket World in Figures" adlı kitap bence küçük bir hazine. İçinde işe yarayan çok bilgi var.
Satın alma paritesi
Ülkeler arası karşılaştırmalarda ciddi ölçme sorunları çıkıyor. İktisatçıların bu sorunları çözmek için geliştirdikleri araçlar var. Önemli bir sorun milli gelirin ölçülmesi.
Her ülke milli gelirini kendi parası ile hesaplıyor. Karşılaştırma yapmak için müşterek bir para birimine dönüştürmek gerekiyor. Genelde kullanılan yöntem milli geliri dolar cinsinden ifade etmek.
İyi ama hangi kurla? Bir yöntem, o yılın ortalama dolar kurunu almak. Örneğin; 1998 yılı Türkiye GSMH'sı 53 katrilyon TL. Ortalama dolar kuru ise 262 bin TL. Bölünce 203 milyar dolar buluyoruz. Kişi başına 3.160 dolar ediyor.
Fakat, özellikle hizmet sektöründe fiyatlar Türkiye'de ABD'nin çok altında. O nedenle 3 bin dolar gerçekçi bir sayı değil. İktisatçılar bir başka kur daha hesaplıyorlar.
"Satın alma paritesi" aynı mal ve hizmetlerden oluşan bir sepetin Türkiye ve ABD fiyatını buluyor. Bölünce, aslında bir doların Türkiye'de ne kadar satın alma gücü olduğu saptanıyor.
Bu yöntemi kullanınca, 1998 yılı kişi başına geliri 6.500 dolara yükseliyor. Türkiye'nin sıralamadaki yeri de 50'lere geliyor.
Bir kaç ülkeden örnek verelim. Yunanistan'ın cari kurdan kişi başına geliri 12.000 dolar. Neredeyse Türkiye'nin dört katı. Ama "satın alma paritesi" ile 13.000 dolar. Yani iki katı. Bu daha makul duruyor.
Almanya'nın cari kurdan kişi başına geliri 30 bin dolara yakın. Bizim 9.5 katımız. Ama "satın alma paritesi" ile 22 bin dolara yani 3.5 katımıza geriliyor. Bu da makul.
Genç nüfusun etkisi
Önemli bir sorun daha var. Türkiye'nin nüfus artış hızı geçmişte çok yüksekti. Yunanistan ve Almanya'nın nüfus artışı ise düşüktü. O nedenle bizim nüfusumuzda çocuk ve gençlerin ağırlığı çok yüksek.
Bu farklılığı ortalama aile büyüklüğü ölçüyor. Türkiye'de ortalama aile büyüklüğü 4.2 kişi. Bu sayı Yunanistan'da 2.9'a, Almanya'da 2.3 oluyor.
Demek ki, daha gerçekçi bir karşılaştırma için satın alma paritesi ile kişi başına yerine aile başına gelire bakmalıyız.
Kişi başına sayıları ortalama aile büyüklüğü ile çarpıyoruz. Aile başına gelir Türkiye'de 27.3 bin dolar, Yunanistan'da 37.7 bin dolar, Almanya'da ise 48.4 bin dolar çıkıyor.
Demek ki, nüfus yapısındaki farkın etkisini temizleyince aradaki fark iyice düşüyor. Satın alma paritesi ile, aile başına gelir Türkiye'ye kıyasla Yunanistan'da sadece yüzde 40, Almanya'da ise yüzde 75 daha yüksek çıkıyor.
Şimdi size bir tavsiye. Kayıt dışı ekonomiyi kapsamadığı için Türkiye milli gelirinin DİE'nin hesapladığından daha büyük olduğunu söyleyenlere inanmayın.
Bir de özdeyiş: "Yanlış hesap doğru hesaptan döner".
https://www.ibun.edu.tr/akat