kapat

31.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )


Daha neler de neler, maydanozlu köfteler...

Eroin ve silah kaçakçılığındaki ulusal kökenli evrensel girişimcilerin bir yığın fedaisi, tetikçisi, öncüsü ve lideri vardı.

Bunlardan bazıları yere göğe sığmayacak kadar irikıyımdı ve yere göğe sığmayacak kadar irikıyım kişilerle de ortaklıkları vardı.

Ve ayrıca öylesine üst düzey bir yurtseverlik görünümündeydiler ki, yakalanmaları asla düşünülemezdi. Bunun tersini düşünen bazı FBI uzmanları hariç tabii..

Bu alanda Bursa'daki -Sağlar'ın açıklamalarına göre Susurluk'la da ilgili- bir örgütlenme, yahut çeteleşme birden gündeme geliverdi.

Bazı valilerle emniyetçilerin bu tür çeteleşmelere göz yumdukları iddiaları dolaşmaya başladı ortalıkta...

Neyse ki, Başbakan Ecevit ile İçişleri Bakanı Tantan, kuşaklar boyu unutulmayacak tarihsel bir misyonu yüklenmeyi göze almış görünüyorlar...

Yavaş yavaş Mafia ile ilişkilerinin açığa çıkacağı sanılan bazı bürokratlar, acaba şimdi nasıl savunacaklar kendilerini?

Belki de Nasreddin Hoca yöntemleriyle savunacaklar.

Bir gün Nasreddin Hoca, hamama gitmiş ve bir müşterinin çok pahalı olduğu için yıkanırken de yanında tuttuğu altın bir diviti yürütüp, peştemalının altına saklamış.

Biliyorsunuz divit, uzunca sapının içinde kamış kalemlerin, sapının ucunda da topuzumsu, kapaklı bir hokkanın bulunduğu bir yazı avadanlığı...

Şimdiki dolma kalemlerin eskilerde kalmış bir ağbabası..

Divitin sahibi birden farketmiş divitin kaybolduğunu. Başlamış bağırmaya:

- Bizim diviti kim çaldı ulan? Kapıyı tutup arayın bakalım herkesi...

Tellaklar, bir peştemaldan başka zaten üstlerinde hiç bir şey bulunmayan çıplak müşterileri başlamışlar aramaya...

Nasreddin Hoca yakalanacağını anlayınca, uzun saplı diviti hemen kıçına sokmuş...

Ama ne çare ki, yine de yakalanmış ve iki elini açıp, şaşkın şaşkın söylenmeye başlamış:

- Allah Allah bunu da kim soktu oraya?

Nasreddin Hoca, lahana çalmak için girdiği bir bostanda, tam yeni bir lahana daha koparırken yakalanmış.

Bostan bekçisi:

- Ne arıyorsun burada, demiş.

Hoca:

- Çıkan büyük bir fırtına beni buraya attı, demiş.

- Ya bu elindeki ne?

- Fırtına başka bir yere daha atmasın diye, tutunmaya çalışıyordum.

- Ya şu yanındaki çuvalın içindekiler?

Hoca:

- Vallahi, demiş, ben de şimdi onu düşünüyordum, nasıl bir cevap bulacağım, diye...

Bursa'da da görev yapan eski bir bürokrat, karşısında ayakta duran Nasreddin Hoca'yı sorgulamaya başlamış:

- Hoca lahanaları kim çaldı?

Hoca'da ses yok..

- Cevap versene Hoca, ne dediğimi duymuyor musun?

Hoca:

- Duymuyorum, demiş. Ne dediğin duyulmuyor buradan.

- Nasıl duyulmuyor?

- Gel bak yer değiştirelim de gör, nasıl duyulmadığını..

Bürokrat ayağa kalkıp Hoca'nın yerine geçmiş, Hoca da bürokratın koltuğuna oturmuş ve sormuş:

- Eroincileri kim yakalamadı?

Bürokrat:

- Haklıymışsın Hoca, demiş, gerçekten duyulmuyor.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır