Meclisteki yemin törenine türbanla girerek laik cumhuriyete meydan okuyan Kavakçı'nın sürpriz evliliği yeni bir tartışma yarattı.
Merve Kavakçı seçimden az önce Amerikan vatandaşı olduğu gerçekçesiyle Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığından çıkarıldı.
Bu karara Kavakçı, yürütmeyi durdurma talebiyle itiraz etti fakat Danıştay 10. Dairesi istemi oybirliği ile reddetti.
Danıştay Dava Daireleri Kurulu'na yapılan ikinci itiraz da oybirliği ile reddedildi.
Kavakçı'nın milletvekilliğinden düşürülmesi işleminin mecliste kesinleştirilmesi için çabalar yoğunlaşırken Merve Kavakçı'nın evlendiği haberi geldi.
Bu evliliğin "hülle" yani kanuna karşı hile olduğu öne sürülüyor. Bunu zaman gösterecek ama Fazilet'in hukuk savaşında karşı cepheye bu hülle ile bir gülle attığı kesin..
Sistem savunmasız mı?
Simgelerde hukukun bir terazisi ve bir kılıcı var gösterilir. Ama yoktur, hep insan vardır.
Hukuk, erdemli insanlar elinde adalete hizmet eder. Kişisel veya siyasi çıkar kaygıları ile zedelenmemiş bir sağlamlık yoksa hukuk metinleri nizamı değil kargaşayı doğurur. Bizde de olan bu..
Anayasa Hukuku Profesörü Erdoğan Teziç "Kavakçı'yı Türk vatandaşlığından çıkaran Bakanlar Kurulu kararı meclis genel kurulunda okunmuş olsaydı bu iş bitecekti" diyor.
Yani sorumlu Meclis Başkanı Akbulut'tur.
Buna karşılık Adalet Bakanı Türk, nikâhın sorunu çözmeyeceğini belirterek "O, Türk vatandaşlığı kaybettirilmiş bir insan statüsündedir" diyor.
Yani evlense de Türk vatandaşlığını kazanması, yeni bir Bakanlar Kurulu kararı gerektiriyor.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Necdet Sezer de dün görüşünü açıkladı.
Sezer'e göre Kavakçı ne yaparsa yapsın sonuç alamayacaktır!
Avrupa Birliği üyeliği önündeki duvarın nihayet kalkacağı ve 2000'e çağ atlayarak gireceği umudunu yaşayan Türkiye, orta çağ zihniyetini oy deposu olarak sömüren siyasetçiler yüzünden, bir metrelik bir bez parçasına takılıp yeniden karmaşaya sürükleniyor.
Bu ne dindarlıktır, ne milliyetçilik, ne demokratlık. Peki nedir, siz söyleyin!