kapat

31.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah İnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Belediye başkanı ilçesinde oturmalı

Yasalaşması halinde "demokrasiden çok bürokrasi" getireceğine, belediyeleri değil, il özel idarelerini güçlendireceğine inandığım ve bunu bir çok kez bu köşede dile getirdiğim Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı'nda bence atlanılan çok önemli bir konu var...

Belediye başkanlarının ilçesinde, beldesinde ikâmet etmesi... Yani o ilçenin, o beldenin sınırları içinde oturması, yaşaması...

İstabul'da bazı belediye başkanları var ki; ilçesinin dışında oturuyor...

En çarpıcı örnek Adalar Belediye Başkanı Coşkun Özden...

Özden'in Ada'da da evi var ama herhalde çocuklarının okulu nedeniyle kışın Kadıköy'de oturuyor...

Soruyorum;

Kış aylarında Adalar'ın terkedilmişliğine tanık olmayan...

Lodosta vapur seferleri yapılmadığı zaman halkın nasıl mahsur kaldığını anlamayan...

Acil bir hastanın tam teşekküllü hastaneye götürülememesinin çaresizliğini yaşamayan bir belediye başkanının sorunların vardığı boyutu kavraması, çözümler arayıp bulması mümkün mü?

Bu durum sadece Adalar Belediye Başkanı için değil, en az 10 belediye başkanı için geçerli...

İşte onun için Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı'na bu madde eklenmeli, "Belediye Başkanı, seçildiği ilçe ve belde sınırları içinde ikamet eder" denilmeli...

Bir hukuksuzluğun inanılmaz öyküsü!

77 yaşındaki avukat Bedii Omay'ın hukuksuzluğa karşı verdiği hukuk savaşını gözler önüne seren dosya önümde duruyor...

Omay, yasaların, kurumların, kuralların egemen olduğunu zannettiği İstanbul'da evinin karşısına kaçak olarak yapılan fabrika binasının yıkılması için bir hukuk adamı olarak elinden geleni yapıyor...

Bu yapının kaçak olduğunu belediye, valilik kabul ediyor ama nedense bir türlü yıkılamıyor...

Gelelim hukuksuz kentteki hukuk mücadelesinin öyküsüne...

Bedii Omay'ın Sarıyer Bahçeköy'deki evinin karşısına imara aykırı ve ruhsatsız olarak "Yılmaz Elektrik ve Kablo" adında bir fabrika inşaatı başlıyor... Üstelik bu fabrika yemyeşil bir alan üzerine ve tarihi su kemerlerinin hemen yanına kuruluyor...

Bedii Bey her duyarlı insan gibi durumu Belediye ile Kaymakamlığa duyuruyor...

Ancak her iki kurum da aldırmıyor... Kimbilir belki de hem başkan, hem de kaymakam fabrikanın sahibi Yılmaz Yoldağ'ı tanıyor...

Bunun üzerine mahkemeden tespit yaptırıyor ve durumu Valiliğe, Bayındırlık İl Müdürlüğü'ne yazıyor...

Yine olmuyor...

Cumhurbaşkanlığı'ndan başlayarak Başbakanlığa, Bakanlıklara yazılar yolluyor...

Sonuçta Bahçeköy Belediyesi inşaatı mühürlüyor ve yıkım kararı veriyor...

Ama bu arada tehditler başlıyor: "Eceline mi susadın bunak!"

Gelin görün ki; mühürlenen, yıkım kararı alınan fabrikanın inşaatı sürüyor...

Bayındırlık İl Müdürlüğü 2 Kasım 1998'de bir yazı ile İstanbul Valiliği'ni uyarıyor:

"Yıkım işlemi henüz gerçekleşmemiştir... Belediye ilgililerinin bu konuda gerekli titizliği göstermeleri aksi takdirde ilgiler hakkında yasal işlem yapılması gerekmektedir..."

Aradan 6.5 ay geçiyor, Bahçeköy Belediye Başkanı Muzaffer Altunsoy kaçak fabrikaya bir yazı gönderip, "11 Haziran tarihinde yıkıma geleceğiz" diyor..

Ama yıkıma gidilmiyor...

SON SÖZ: Bedii Omay bütün bunlara rağmen ümidini kaybetmemiş, çabalıyor...

Ne yazık ki sonuç alamıyor...

Bana göre burada görev İstanbul Valisi Erol Çakır'a düşüyor...

Sayın Vali'nin bu kente dağ kanunlarının, kaba kuvvetin değil yasaların egemen olduğunu göstermesi gerekiyor...

İstanbullular'ın dert köşesi

KOZYATAĞI
Uyku kalmadı

KOZYATAĞI İnönü Caddesi Aydın Sokak'ta köpekler gece yarısından sabaha kadar sürüler halinde dolaşıyor ve birbirleriyle kavga edip havlıyorlar. Bağırmalarından hiçbirimizde uyku denen şey kalmıyor.

İsmail Saraç

ÇAĞLAYAN
Marketin işgali

BAŞARAN Caddesi'ndeki süpermarket kaldırımı işgal etti. Piliç çevirme makinası, manav reyonu kaldırımın üstünde. Yayaların yürüyecek yeri kalmadığından caddeye inmek zorunda kalıyoruz.

Çevre sakinleri

MALTEPE
Çadırları kaldırın

BOSTANCI'ya giderken Süzmetaş mevkiindeki benzincinin arka kısmındaki alanda depremden kalan 10-12 çadır aynen duruyor. Bu çadır hem moral bozuyor, hem de geceleri serserilerin yatağı oluyor. Taner Yiğit

KADIKÖY
Çamur içindeyiz

CEMİL Topuzlu Caddesi'nde oturuyoruz. Telekom tarafından kazılan yolumuzu toprakla örtüp gittiler. Günlerdir çamurla boğuşuyoruz. Belediyenin Fen İşleri bu durumu görmüyor mu? Sakinler

G.O.PAŞA
Zabıta nerede?

YENİDOĞAN Mahallesi Sinema Caddesi'nin girişindeki pislik ve çöpleri ne topluyorlar, ne de atanlara ceza yazıyorlar. Defalarca imza toplayıp dilekçeler yazarak belediyemize verdik. Ama zabıta aldırmadı.

Esnaf

EYÜP
Hız kesici koyun

RAMİ Paşababa Sokak numara 2'de oturuyorum. Sokağımız dik bir yokuş. Yağmurlu havalarda kaygan oluyor. Geçen gün tüp arabası hızını alamayınca bahçe duvarımı yıktı. Bu yüzden hız kesici istiyoruz. Suat Sel

BAKIRKÖY
Kablolu TV

FLORYA Adatepe'de oturuyoruz. Aylardır doğru dürüst kablolu TV seyredemiyoruz. 3 gün düzgünse 3 gün bozuk gösteriyor. Bazen de kesildiği zaman 2-3 gün gelmiyor. Türk Telekom ilgilenmiyor.

Ahmet Akpınar

B.EVLER
Geç kalıyoruz!

ŞİRİNEVLER Meydanı düzeltildi. Minibüsler için yan yol yapıldı. Hepsi güzel. Fakat minibüsler tek sıra halinde geliyor ve orada en az yarım saat bekleme yapıyorlar.

Mansur Özçelik


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır