kapat

31.10.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber Ýndeksi
Yazarlar
Günün Ýçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Sabah Ýnternet
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
Ýstanbul
Ýþte Ýnsan
Astroloji
Reklam
Sarý Sayfalar
Arþiv
Hazýrlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Teba
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ.
HAZIRLAYAN: Hulžsi TURGUT
Atatürk'ün sýrdaþý Kýlýç Ali'nin Anýlarý-1 ABD'ye Gazi dersi
Yýl 1919... Ýngilizler, Kürtler'i kýþkýrtmak için uðraþýyor. Amerikalýlar ise Ermeni devleti kurmanýn yollarýný arýyor. Bunun için de General James Harbord'u gönderiyorlar. General 17 savaþ gemisiyle gözdaðý vermeye kalkýþýyor. Ama Mustafa Kemal ile tanýþýnca fikirleri deðiþiyor ve "Gerçekleri yerinde gördüm," diyerek buradan ayrýlýyor.

SUNUÞ
ATATÜRK'ÜN yakýn silah arkadaþlarýndan Kýlýç Ali, Kurtuluþ Savaþý ve Türkiye Cumhuriyeti'nin "Atatürk Dönemi" anýlarýný, o yýllarýn güç koþullarý altýnda eline geçirdiði her kaðýt parçasýna not etmiþ. Bu anýlar sarý bir defter sayfasýna, bir gazete kaðýdýna, hatta kese kaðýdýna dahi not edilmiþ.

Kýlýç Ali, 1971 yýlýnda vefat etti. Hayattayken anýlarýnýn bazý bölümleri yayýnlamýþtý. Ancak, tüm notlarý özel sandýklarda korunmaktaydý. Kýlýç Ali'nin belgeleri arasýnda, Kurtuluþ Savaþý'nýn resmi evraký, çeþitli mektuplar ve Atatürk'le ilgili çok önemli notlar bulunmaktaydý. Kýlýç Ali o günlerin görüntüsünü günümüze taþýyacak fotoðraflarý da korumuþtu. Özellikle Atatürk'e ait bazý orijinal fotoðraflar, Kýlýç Ali'nin sandýðýndaydý.

Kýlýç Ali'nin belgeleri, oðlu, gazeteci-yazar Altemur Kýlýç tarafýndan 28 yýl boyunca titizlikle saklandý. Altemur Kýlýç, babasýnýn anýlarýný yazmayý arzu etmiyordu. Çünkü, baba-oðul iliþkisinden kaynaklanan duygusallýðýn ve tarafgirliðin satýrlara yansýmasýný istemiyordu.

Altemur Kýlýç, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir büyük eksikliði dolduracak olan anýlarýn belgelerini ABC Basýn Ajansý'nýn Genel Müdürü, araþtýrmacý-yazar Hulusi Turgut'a teslim etti. Ýki sandýk dolusu belgeler, iki yýl boyunca düzenlendi. Çoðu Arap harfleriyle kaleme alýnmýþtý. Dr.Ýbrahim Özdemir ile Hüseyin Özdemir yönetimindeki bir uzman ekip aylarca çalýþýp, belgeleri günümüz Türkçe'sine çevirdi. Gazeteci Sýrrý Yüksel Cebeci ise bu yoðun çalýþmalarda editör olarak görev yaptý.

Sonuçta Kurtuluþ Savaþý ve Cumhuriyet'in ilk yýllarýna ait gizli kalmýþ pek çok bilgi gün ýþýðýna çýktý. Bugüne kadar gazete sayfalarýna ve kitaplara yansýmýþ bilgiler de yeniden gözden geçirildi. Sonuçta, ortaya çýkan, Türkiye Cumhuriyeti tarihini adeta yeniden yazdýracak bir tabloydu.

Veda etmekte olduðumuz 20. asrýn pek çok önemli bilgisi de böylece Kýlýç Ali'nin anýlarý ile Türk ve dünya kamuoyunun görüþüne sunulacak hale geldi. Bundan sonrasý, artýk sizlerin ve tarihçilerin deðerlendirmesine kalýyor...

SABAH
NASIL Ýngilizler bir Kürt devleti kurmak için çalýþýyorsa Birinci Dünya Savaþý'nýn sonlarýna doðru, Osmanlý'nýn karþýsýndaki güçlere katýlan ABD de, Doðu Anadolu'da, altý ilimizi kapsayan baðýmsýz bir Ermenistan devletinin hazýrlýklarýný baþlatmýþtý.

Þimdi, tam 80 yýl öncesine dönelim ve bakalým Mustafa Kemal Paþa'nýn sýrdaþý Kýlýç Ali o günleri nasýl anlatmýþ:

"Gazi Paþa, 4 Eylül 1919'da tüm engellemelere raðmen Sivas Kongresi'ni topladý. Kongre'de alýnan kararlar, Anadolu'nun kurtuluþuna baþ koymuþ ve gönül vermiþ tüm insanlarý çok mutlu etmiþti. Mustafa Kemal Paþa'nýn kaðýt üzerinde sýnýrlarýný çizdiði Misak-ý Milli içindeki Türk halký, kurtuluþ gününü heyecanla beklerken, bu sýnýrlar dýþýnda kalan kardeþlerimiz de bir buruk sevinçle alýnan kararý kutluyor, 'Elbet bir gün,Gazi Paþa, bizi de Misak-ý Milli sýnýrlarý içine alýr' diyorlardý.

Sivas Kongresi, Anadolu'ya ümit vermiþ, heyecan getirmiþti. Ama, düþman boþ durmuyordu. Önce, Mustafa Kemal Paþa'nýn kellesini, sonra da Anadolu topraklarýnýn paylaþýmýný istiyorlardý. ABD, 1 Eylül 1919 tarihinde Ýstanbul Limaný'na 17 parçadan oluþan savaþ gemilerini gönderdi. Bu gemilerin 9 bin askeri personeli vardý. Marmara Denizi'ne ulaþan bu Amerikan donanmasýnýn baþýnda ise, James G.Harbord isimli bir general vardý.

Amerikalý general vatan topraklarýmýzda bir Ermenistan devleti kurulmasý için incelemelerde bulunmak amacýyla yollara düþmüþtü. 17 savaþ gemisiyle, Türklere adeta gözdaðý vermek istiyordu. Bir büyük tantana ile gelmiþti.

Gazi Paþa ile birlikte geliþmeleri günü gününe izliyorduk. Kah telgraf hatlarýndan haber alýyor, kah at sýrtýnda gelen kuryelerden bilgi ediniyorduk. Amerikalý general Harbord'un geliþini de öðrenmiþtik. Kendi aramýzda, 'Geleceði varsa, göreceði, öðreneceði de var' diyorduk.

SÝVAS'TA BÝR ABD'LÝ
General Harbord, yokluk ve çaresizlik içindeki Anadolu insanýnýn sýcak ilgisiyle karþýlandý. Mustafa Kemal Paþa'nýn karargahýnda görevli olan bizler, hareketlerimizle, kararlýlýðýmýzý sergiliyorduk. Sivas Valisi Reþit Paþa, herkesin dikkatini çeker bir biçimde jaketatay kýyafet giymiþti. Merasim bölüðünün baþýndaydým. Bir yandan görevimi yaparken, bir yandan da ABD'li generalin hareketlerini ve yüz ifadelerini izliyordum.

Harbord, kendisini taþýyan araçtan indi, bizlere doðru yürümeye baþladý. Konuðu, Rauf (Orbay) Bey karþýlayýp, Mustafa Kemal Paþa'nýn yanýna götürdü. Tarihi an yaþanýyordu. General Harbord, mutlaka hakkýnda çok þeyler iþittiði Gazi Paþa'yý dikkatlice süzdü. Karþýlaþtýðý her kiþiyi etkisi altýna alan Mustafa Kemal Paþa, zaten o anda Amerikalý generali de hareketleriyle ve bakýþlarýyla adeta esir almýþtý. Törende Osmanlý Devleti'ni, Sivas Valisi Reþit Paþa temsil etmekteydi. Mustafa Kemal konuðuna 'Devlet benim yanýmda' dercesine, Vali Reþit Paþa'yý takdim ediyor, onu, milletvekillerinin tanýtýlmasý takdimi izliyordu. General Harbord, Sivas'ta iki gün süre ile Gazi Mustafa Kemal Paþa'nýn konuðu olacaktý.

General Harbord, Sivas'ta kaldýðý süre içerisinde Mustafa Kemal Paþa'dan tüm gerçekleri dinlemiþti. Bu görüþmelerde Hüseyin Rauf Bey (Orbay) ile Alfred Rüstem Bey tercümanlýk yapmýþtý. Alfred Rüstem Bey'in dedesi, Polonyalý bir asilzadeydi, Rus zulmünden kaçýp, Osmanlý'ya sýðýnmýþ; Müslüman olmuþtu. Torun Alfred Rüstem Bey de, Gazi Paþa'nýn karargahýnda bulunuyordu.

Amerikalý generali, Gazi Paþa'nýn yanýna gönderen Halide Onbaþý (Halide Edip Adývar) ise, mücadeleyi Ýstanbul'dan destekliyordu. Hatta, Sivas'a gelen Amerikalý general Harbord, Halide Onbaþý için, 'Eþine rastlanmaz bir Türk kadýný' ifadesini kullanmýþtý.

Mustafa Kemal Paþa ile, General Harbord arasýnda Sivas'ta gerçekleþen iki günlük görüþmenin ardýndan, Amerikalý konuðun Erzurum'a gideceði açýklandý.

Gazi Paþa'nýn emirleri üzerine, Hüsrev (Gerede) ile birlikte konuðun refakatçisi olarak Erzurum'a doðru hareket ettik. Amerikan Heyeti, yolda çok aðýr ilerliyordu. Yol boyundaki hemen her köye giriliyor, inceleme yapýlýyordu. Girdiðimiz her köyde, Ermeniler'in, köylülere nasýl eziyet ettiklerinin izlerini gördük. Köylerdeki Ermeni kiliseleri, okullarý ve mezarlarý yerinde duruyor ama, camiler, medreseler ve Müslüman mezarlýklarý ise yakýlmýþ ve yýkýlmýþ vaziyette bulunuyordu. Ýnsanlar, iþkenceye uðradýklarýný söylüyordu.

General Harbord'un heyetinde, Ermeni asýllý görevliler de vardý. Onlar da, Anadolu gerçeðini görüyor ve yaþýyorlardý. Bir süre sonra Erzurum'a ulaþtýk. Kazým Karabekir Paþa'nýn Kolordusu, konuðu görkemli bir törenle karþýladý. Zaten Erzurum'daki Kolordumuz, vatan sathýndaki öteki askeri birliklere göre, daha çok güce sahipti. Sivas'taki görüþmelerin ayrýntýlarý daha önce Kazým Karabekir Paþa'ya þifre ile iletilmiþti.

Bu arada, Mustafa Kemal Paþa, Karabekir Paþa'ya hitaben yazdýðý ayrýntýlý mektubu, benimle gönderiyordu. Mektubu Amerikalý generalle görüþmeye baþlamadan önce inceledi. Ayrýca Kazým Paþa'ya, Hüsrev'le birlikte, Amerikalýlar hakkýnda edindiðimiz çok ayrýntýlý yol boyu bilgilerini sunduk.

ERZURUM GÖRÜÞMELERÝ
Amerikan generali Harbord, Erzurum'da kaldýðý süre içerisinde Kazým Karabekir Paþa'yla uzun uzun görüþtü. Bu görüþmeler sýrasýnda Trabzon Milletvekili Ali Þükrü Bey, iki generale tercümanlýk yapýyordu. General Harbord, Sivas'taki görüþmelerde hazýr bulunan tercüman Rauf ve Alferd Rüstem Beyleri çok beðenmiþ, onlara, 'Ýngilizce'yi, sizin kadar güzel konuþan bir baþka yabancý subay görmedim' demiþti.

General Harbord, Erzurum'da Dumluzadeler'in konaðýnda misafir edildi. Türk, Kürt, Ermeni, her etnik kökene mensup Osmanlý vatandaþý ile konuþtu. Özellikle, Ermeni zulmünden dert yanan, Ermenileri dinledi. Ýçlerinden birisi, taa Merzifon'daki Amerikan Koleji'nde hemþirelik yapýyormuþ.

Harbord'un heyetinde Ermeni asýllý iki Amerikalý ile Ýstanbul'daki Ermeni Patrikhanesi'nin görevlendirdiði üç tercüman vardý. Ermeni tercümanlarýn bilgileri yanlýþ aktarmalarýna meydan vermemek için görüþmeler, hem Sivas'ta hem de Erzurum'da Ýngilizce yapýldý.

Erzurum'daki bazý Türk mahallelerinde Ermeniler, taþ üstünde taþ býrakmamýþtý. Ermeniler'in kalabalýk olduðu semtlerde ise herþey yerli yerinde duruyordu. Harbord, Erzurum temaslarýný bitirip, Kars üzerinden Erivan'a doðru hareket kararý aldý.

General Harbord, Erzurum'da büyük bir konukseverlikle karþýlandýðýný Kazým Karabekir Paþa'ya açýklýyor, kendisiyle vedalaþýrken de 'Gerçekleri yerinde gördüm,' diyordu.

General Harbord, Doðu'ya doðru hareket etti. Biz de, Hüsrev'le birlikte Batý'ya, yani Sivas'taki karargahýmýza döndük. Evet, Amerikalý general gerçekleri görmüþtü. Bu þartlar altýnda, Doðu Anadolu'da bir Ermenistan hayalinin nasýl imkansýz olduðunu da yerinde tespit etmiþti. Amerikan Senatosu, Ermenistan Devleti kurulsun, diyordu; ama Türk milleti buna karþý göðsünü siper etmiþ bekliyordu."

'Eþi olmayan bir kadýn...'
SÝVAS'A ulaþan bilgilere göre, General Harbord, ABD Baþkaný'ndan büyük yetkiler almýþtý. Anadolu topraklarýnýn doðusundaki altý ilimizde Ermenistan devleti kurulmasýnýn þartlarýný oluþturacaktý. Fiili paylaþým baþlamak üzereydi. Ýstanbul'daki Osmanlý Hükümeti, savaþýn galibi olan iþgal kuvvetlerinin emrine girmiþti.

General Harbord, Ýstanbul'da deðiþik kesimlerle yoðun görüþmeler yapmýþ, bu arada, Robert Kolej'deki Amerikalý hocalarla da temas etmiþ. Milli Mücadele'nin kadýn kahramanlarýndan Halide Edip Haným (Adývar), Robert Kolej'in Türk dostu hocalarýný ikna etmiþ. Onlara, Mustafa Kemal Paþa'nýn Anadolu harekatýný anlatmýþ. Bütün bu konularda bize kuryelerle sürekli haber ulaþýyordu. Robert Kolej'in hocalarý, Amerikalý generale, Doðu Anadolu'ya giderken Sivas'a uðrayýp, Mustafa Kemal Paþa ile görüþmesini önermiþler.

ÞATAFATA RET
Ýstanbul'dan Anadolu seferine çýkmaya hazýrlanan general James. G.Harbord, yol üzerinde Sivas'a da uðrayýp, Gazi Paþa ile görüþeceðini yakýn çevresine açýklamýþ. Bu konudaki haber, bize ulaþtý. Çok heyecanlandýk. Biliyorduk ki; Gazi Paþa, Amerikalý generale hakikatleri anlatacak ve kabul ettirecek. Ancak, içimizde 'ya gelmezse' þeklinde bir kuþku vardý. Mustafa Kemal Paþa, misafirin en iyi þekilde karþýlanmasý için hazýrlýk talimatý verdi. Bu hazýrlýklar yapýlýrken, Ýstanbul'dan altýn çatal-kaþýk takýmý ile, altýn yaldýzlý porselen tabaklar getirilmesi önerildi. Gazi Paþa, bu þatavatlý hazýrlýðý reddetti.

'Misafirlerimiz, bizi tabii halimizle görmeli. Eðer tahta kaþýkla yemek yiyorsak, o da bizimle tahta kaþýðý kullanmalý. Yer sofrasýnda oturuyorsak, o da bizimle yer sofrasýnda karnýný doyurmalý' demiþti.

ÜNÝFORMALI KARÞILAMA
Amerikalý general, bize ulaþmadan, ABD Senatosu'nun, baðýmsýz Ermenistan devleti kurulmasý için bir karar aldýðý bilgisini edindik. Ýþ, iyice ciddileþmiþti. Ýþte böyle gergin bir ortamda, 22 Eylül 1919 günü Amerikalý general Harbord, Sivas'a ulaþtý. Harbord'u, askeri üniformalarla karþýladýk. 13.Kolordu Bandosu karþýlama töreninde hazýr bulundu. Öðrenciler, yol kenarýna dizildi. Atlý yörükler, Sivas'ýn milli kýyafetleriyle tören alanýnda yer aldý.

YARIN
Gazi Paþa, Latife Haným ile aþk evliliði mi yapmýþtý?

"First Lady" hangi kaprislerle etrafýný bezdirmiþti?

Atatürk, Çankaya köþkünü niçin yakmak istedi?


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. - Tüm haklarý saklýdýr