İki yıllık faiz bile % 80
İki yıllık tahvilin faizi bile yüzde 80'e indi. Piyasanın talebinin önümüzdeki hafta üç yıl vadeli değişken kuponlu tahvillere doğru kayabileceği görülüyor
IMF ile yarın anlaşma yapılacak ve para gelecekmiş gibi bono alan piyasa çok kısa sürede bileşik faiz seviyesini yüzde 80'e doğru indirdi. IMF anlaşmasının ardından yılbaşından itibaren Merkez Bankası'nın kur artışı hızını ve faiz oranını indireceği, bu arada yabancı yatırımcıların da gelip ihraç miktarı sınırlı olan tahvil pastasından pay kapmaya çalışacakları düşüncesi panik alımının bazını teşkil ediyor.
YÜZDE 10'LUK KåR
En çok işlem gören iskontolu tahvil 23 Ağustos 2000'ler haftanın son iş gününde yüzde 81 civarında seyrediyordu. Oran yaklaşık Ekim ortasında ise yüzde 95'in üzerindeydi. Tahviller iki haftada yüzde 10 prim yaptı. Sadece 10 trilyon nominal değerde bir portföy, ki bunun TL değeri yaklaşık 5-6 trilyon ediyor, iki haftada 1 milyon dolara yakın net kâr sağladı.
Aynı miktarda olmasa da piyasanın son haftalardaki gözdesi sabit faizli 3 Ekim 2001 vadelilerde de düşüş inanılmaz boyutta. İlk ihraç zamanlarında "tutmaz" denilen iki yıl vadeli tahvillerin bileşik faizi neredeyse yüzde 80'e indi. Bu tahvil 4 Ekim'de yüzde 107.24 ortalama bileşikten satılmıştı.
Tabii bu olağanüstü kârlar şimdilik kağıt üstünde duruyor. Kâr realize edebilmek için satış yapıp parayı cebe koymak gerekli. Ama "Ya bonosuz kalırsam" korkusuyla kimse buna yanaşmıyor.
KAĞIT DEĞİŞTİRME
Faizlerin önümüzdeki haftalarda düşüşe devam edeceğini düşünenler oldukça fazla. Ancak piyasa bu seviyelerde bir süre dinlenecek gibi. Salı günü Hazine'nin 3 Ekim 2001 vadeli tahvillerden 650 trilyon civarında yeni satış yapması bu dinlenmeye, belki de faiz artırımına fırsat yaratıyor.
Piyasanın gözde kağıtları 23 Ağustos 2000 ve 3 Ekim 2001'in indiği seviye, henüz değişken kuponlularda ulaşılmış değil. Aradaki faiz marjlarına bakıldığında da talebin üç yıl vadeli tahvillere doğru kayabileceği görülüyor.
YABANCILARIN PASTASI
Piyasayı uzun vadeli olarak düşündüren ve faizin aşırı düşmesini önleyen bir soru daha var. O da şu:
"Piyasa, önümüzdeki dönemde gelerek, paranın bollaşması ve faizin düşmesine destek verecek yabancılardan önce bono pozisyonlarını oluşturdu. Bu alımlar sırasında faiz yüzde 80'e kadar indi. Peki faiz daha da düşerse yabancıların iştahı doyurulabilecek mi?" Buna "Evet" diyen de var "Hayır" diyen de...
Bu soru da kısa süre içinde gelecek yıl başından itibaren Merkez Bankası'nın aylar itibariyle kur artışı hızını nereye kadar indirebileceğini, makul bir reel getiri ile faizin ne seviyeye düşebileceği hesaplamalarını da gündeme getirecek.
Nadin TAŞCIOĞLU
|