|
|
Depremle sevinen kadınlar
Geçtiğimiz çarşamba günkü 4.4'lük Adalar depremi ile kafamda kadınlar hakkındaki bazı tabakalar daha da yerine oturdu.
Önce bir gariplik olduğunu sezmiş ama üzerinde durmamıştım. Sabah uyandığımda gece deprem sonrası gözlemlerimi bir bir kafamdan geçirdim ve ortak noktayı buldum. Deprem sonrası birbirini ve tabii ki beni arayan ve hatta o anda birlikte olduğumuz kadın arkadaşların hemen hepsindeki ortak nokta "sevinç"ti.
Kalabalık bir masadaydık ve kadınların hepsi coşkulu bir neşe içinde "bakın deprem oldu işte" dedi. Ardından gelen telefonlarda da seslerdeki tını hep neşeli bir hava yayıyordu. Masamızdan diğer arkadaşlarını arayan kadınların yüzlerini incelediğimde de tablo hep aynıydı. Heyecanlı ama neşeli, yüzündeki gülümsemeyi toplayamayan, sesindeki coşkuya hakim olamayan kadınlar...
"Neden?" diye düşündüm.
Büyük depremin ardından çocuklarını ve kocalarını terörize eden, evlerini bir deprem sığınağına ve fener cennetine çeviren, her gün her saat deprem konuşan, panik havasından çıkamayan kadınlar, nihayet "Baaak işte gördün mü, oldu!" diyebilme şansını yakaladılar.
Aslında hissedilen sarsıntı şiddeti daha fazla gibiydi ama ertesi gün 4.4 rakamı açıklandığında aynı kadınların hafif bir hayal kırıklığı yaşadığını da gözlemledim. Yani bu şiddet onları kesmedi.
Bence depremden sonra kadın sevincinin ikinci önemli nedeni ise depremin alışkanlık yaratmış olması. İki hafta öncesine kadar sürekli olan artçı depremlerle hafif başdönmesi geçiren, küçük sarsıntılarla büyük heyecanlar yaşayan ve sürekli gözleri dört açık yüreği gümbür gümbür çarpan kadınlar, aslında farkında olmadan deprem tiryakisi oldular ve deprem oldukça bir tatmin duygusu yaşadılar. Artçılar kesilince de kadınlar gözleri fay hattında, mutsuz bir beklenti içine girdiler, bir aşığın dönüşünü bekler gibi... Sonunda aşık döndü ve kadınlarımız kısa, sert ve hızlı bir tatmin süreci yaşadılar. "Ama çok kısa sürdü" derken yüzlerindeki tatminsizlik ve hayal kırıklığı, her şeyi açıklıyordu.
Belki de bu deprem tiryakisi kadınlarımız için bir merkez açılmalı. Özel donanımlı bir oda yapılmalı ve ortalama 5 ile 7 arasında deprem sarsıntısı yaratan bir düzenek sayesinde kadınlar bu tür odalarda tatmin ve terapi kürlerine gidebilmeli. Yoksa onların bu deprem beklentisi ve tatmin ihtiyacı yüzünden maazallah gerçekten büyük bir deprem olacak ve hepimiz sonsuza kadar "tatmin" olacağız...
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|